Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleriThe Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Yazar: Ömer Acıoğlu
The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Bazen insanlar “Ah bir zengin olsam” diye başlıyor ya cümleye. Ben bu cümleyi ister istemez sorguluyorum. Zenginlik insana her zaman mutluluk getirir mi? Her şeye sahip olmak, lüksü yaşamak insanı özgür kılar mı? Görkemli partiler, harcanan servetler insan ruhunu doyurur mu?

Bu soruların cevabını suç türüne yaklaşan bu çarpıcı aile dramı olan The Birthday Party’de öğreneceksiniz. 2020’de İstanbul Film Festivali’nin çevrimiçi gösteriminde seyretme fırsatı bulduğum Window to the Sea (Una ventana al mar, 2019) filmiyle oldukça beğendiğim bir yönetmen olan Miguel Ángel Jiménez, 6 yıl sonra yeni filmiyle 70’lerin suç – gerilim sinemasına saygılarını arz ederek tam bir baba-kız hesaplaşmasına davet ediyor bizi. Başrollerinde Willem Dafoe, Vic Carmen Sonne ve Emma Suarez’in rol aldığı bu film, Marcos’un kızı Sofia için görkemli, şık ve abartılı bir doğum günü partisinin hazırlığını anlatıyor.

Hikayesini, Maria filminde Haluk Bilginer’in canlandırdığı Aristoteles Onassis’i ve kızı Christina Onassis’in hayatından ilham alan ve Panos Karnezis’in aynı isimli romanından uyarlanan bu film, yarın itibariyle Bir Film’den vizyona giriyor. Şimdi gelin size bu filmin hikayesine dalalım.

Yıl 1970’li yıllar. Akdeniz’in şık ve son derece özel bir adasındayız. Ünlü iş adamı Marcos Timoleon, oğlunu bir uçak kazasında kaybetmiş, oğlunun yasını tutmaktadır. Yıllar sonra, onun kızı ve ailenin tek mirasçısı Sofia için özel adasında görkemli bir doğum günü partisi veriyor. Çeşitli insanların kendi gündemleriyle yaklaşması için bir bahane olan bu partide, birbirinden şık kıyafetleri, şahane aksesuarları ve son derece tarz duruşlarıyla örtülü bazı sırlar söz konusudur aslında.

Etrafındaki her şeyi ve herkesi manipüle edebilen Marcos, herkesten gizli olarak bir İngiliz gazeteciyle büyük bir plan hazırlıyor. Ama Sofia, bu adaya geldiğinde çok önemli bir haberi herkesle paylaşmaya hazırlanıyor. Gece çöktükçe, parti daha gürültülü ve gitgide asileşiyorken, Sofia ve Marcos, birbirleriyle hesaplaştıklarında aile dinamikleri paramparça oluyor. Ama ne paramparça, taş bile bu kadar paramparça olamaz.

 

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Zenginliğin Esareti ve Hesaplaşmalar

The Birthday Party, şık kıyafetlerin ve resimler, plaklar ve şampanyalarla bezenmiş sırça köşkün yani kısacası lüks yaşamın altında yatan bastırılmışlığı anlatmamış sadece. Aynı zamanda altında ezildiği o baskıya karşı bir isyanını da dile getiriyor. Yazının başında sorduğum soruyu burada da tekrarlamak istiyorum izniniz olursa. Zenginlik insana mutluluk getirir mi? Cemiyetimiz, itibarımız, tüm sırlarımızı örtü gibi örttüğümüz şık elbiselerimiz, bırakın evi, odayı, plakları, arabaları, sahip olduğumuz tek boynuzlu at bile istediğimiz gibi yaşamayı sağlayabilir mi? Bu soruların cevabını film boyunca çok arayacak, ancak cevabını film bitince bulacaksınız. Çünkü film, zenginliğe ve parayla satın almaya dair bir arayış bu.

Bir de işin baba-kız yönü var. Babanın baskıcılığı, kızının isyancılığıyla karşı karşıya geliyor. Baba figürü bu filmde “kızını korumak” için boşanmayı göze alıyorken, diğer yandan da kızının evliliğini yasaklamak için bin bir türlü planlarını yapıyor. Baba bu filmde, oldukça sevecen olsa da, baskıcı, kuralcı ve her şeyi didik didik edecek kadar bir dedektif gibi takip ediyor gibidir. Kızı ise her şeye sahip olmasına rağmen, istediği hayatı yaşayamayan, aksine o adada, o evin içinde, bir altın kafese kilitlenmiş bir mahkum gibi görünüyor. Bu da tamamı olmasa da, belli bir yerde Rapunzel masalını anımsatıyor, di mi?

Bunu anlatıyorken de izole eden adadan, resimlerden ve müziklerden beslenerek yapıyor ve oldukça hoşuma gitti. Senaryosu, diyalogları, anlatmak istediği derdini net anlatmaya çalışıyor. Gerçi sonu beni biraz muallakta bıraktı. Willem Dafoe’nun nedense beni böyle deniz kenarında durup, şarkı söylemesi sanki bir şeyi çok açıklamıyor gibi. Onun dışında eleştirisi iyi, doğruya doğru.

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Görselliği, Sesi ve Oyunculukları

Gris Jordana’nın 2.39 ölçeğindeki sinemaskop, şaşalı görselliğiyle partide yaşananları oldukça iyi bir şekilde yansıtıyor seyirciye. Willem Dafoe’nun kameraya bakışı, yakın plan çekimleri ve yavaş yavaş hüzne geçen uzak planlarıyla film gerçekten amacına hizmet etmeyi başarabiliyor. Aynı şekilde partiyle resimlerin iç içe geçtiği kurgu geçişleri de iyi hazırlanmış. Görsel anlatımını pekala beğendiğimi söyleyebilirim bu sebeple. Kaldı ki, sinemalarda üst sınıfın kepazeliklerini dinlemeye ve bayılıyorum.

Müziklerde ise tam bir Yunan müziği şöleni. Birkaç Yunan ve dünya pop klasiğinin yanı sıra, film için hazırlanan müzikleri de izlerken sersemletiyor. Ama bu sersemletme, filmin olumsuz anlamda değil, olumlu anlamda sersemletiyor. Çünkü, iki ana karakterin ruh hallerini görselliği kadar müzikleri de bize oldukça iyi yansıtmış.

Oldukça zalimce bir sona sahip olduğunu düşündüğüm The Birthday Party’nin oyuncuların da performansları sağlam. Willem Dafoe ve yüz ve mimik olarak Başak Köklükaya’ya bir hayli benzettiğim Vic Carmen Sonne’nin kimyaları baya bir tutmuş. Dafoe’nun baskıcı ama baba şefkatine sahip performansı, Vic Carmen Sonne’nin bir prenses ama özgürlüğü uğruna içinde bir isyan taşıyan bir performansa sahip. Onun dışında yönetmenin bir önceki filminde de seyrettiğimiz Emma Suarez zaten parlıyor bu filmde. Onun dışında evin hizmetçisini oynayan Elsa Lekakou da oldukça enteresan bir performans veriyor.

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Son Yorum

Uzun lafın kısası, oldukça sağlam senaryosu, görselliği, kurgusu ve oyunculuğuyla The Birthday Party bu yıl içinde seyredebileceğiniz iyi bir suç dram örneği olmasının yanı sıra, aynı zamanda da lüks yaşama atılmış çarpıcı bir tokat niteliğinde. Şık kıyafetlerle sakladığımız sırlarını, parçalanan aile dinamiğini film-noir havasında işliyor. Hakikaten bağımsız bir film seyretmek isterseniz, bu filme bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Puan: 8,4/10

The Birthday Party: Şık Kıyafetlere Örtülü Sırlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...