Anasayfa İncelemelerTiyatro İncelemeleriÇok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Yazar: Tolga Taşan
Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Alper Kul’un yazıp yönettiği, üstüne bir de oynadığı tek kişilik tiyatro oyunu Çok Tatlı Bi Hikaye ama Finalde Üzüyor Az Biraz yeni sezonda da seyirci karşısına çıkmaya başladı. YSM Yapım tarafından hayata geçirilen, önümüzdeki günlerde de İstanbul, Ankara ve İzmir’de sahnelenecek bu oyuna gelin bir bakış atalım.

Düz insanın hikayesi sanıyorum bu sıralar en çok ihtiyaç duyulan ve ihtiyaca karşılık da en çok üretilip tüketilen malzemelerden biri. Büyük kırılımların bireyin kendisinde de anlatılabileceği, bunu anlatmak için de büyük zaferlere ya da toplumları etkileyen trajedilere ihtiyaç duyulmadığı, bu biraz monologsal tek kişilik gösterilerle insana ulaşmak, içinde olduğumuz dönemde iyi bir tercih bana kalırsa.

45 yaşında, evli ve çocuklu, her şeyin yolunda gittiğini düşünen İsmail adında dümdüz bir adamın bir terapi koltuğundaki iç döküşüne şahit olduğumuz Çok Tatlı Bi Hikaye de bence burada güzel bir damar yakalamış.

Konuşulmasa da bilinen ve garip bir şekilde genel bir kabul gören “erkeğin sosyal ilişkilerdeki anlamsız monotonluğu” hakkında söyleyecek şeyleri var İsmail’in. Bunu yaparken de seyirciyi oyunun içine dahil ediyor. Oyun ufak bir dertleşmeden bir grup terapisine dönüşüyor.

Tiyatro oyunu olarak çok farklı bir tecrübe vadetmese de Alper Kul’un sahne üzerinde sadece oturarak kurduğu samimi dinamik ve yer yer stand-up’a dönüşen komedi trafiği, bana kalırsa bu gösterinin en öne çıkan tarafları. Bu nedenle çok büyük beklentiler içine düşmeden yalnızca keyifli bir saat geçirmek için tercih edilebilir.

Özellikle aile üyeleriyle gidilebilir bir oyun olduğunu düşünüyorum ki seyirciler arasında da en çok keyif alanların belli bir yaş üstü olduğunu gözlemledim. Annem dahil.

Buradan sonrası Çok Tatlı Bi Hikaye hakkında biraz spoiler, biraz da yorum içereceğinden henüz izlememiş olanlar için yazıyı sonlandırıyorum. Devamını merak edenler için devam edebiliriz.

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Bir Sandalye, Bir Ekran

Elimizde epey konsantre bir oyun var. Temel fikir, bir adamın sandalyede oturarak seyirciye dönük bir şekilde “terapist” ile görüşmesi şeklinde. Bir noktada terapist de gidince seyirci ile karşılıklı kalınan ana kadar oyun bir terapi seansını dikizler gibi ilerliyor.

Terapist odadan gidince de seyirciyle dertleşilen, neredeyse interaktif bir bölüm başlıyor ki bence bu oyunun en keyifli ve beklenmedik tarafı bu kısım olabilir. Seyirciyi edilgen taraftan etken tarafa çekmek, her oyunda farklı farklı hikayeler konuşulmasına ve hatta oyunun metninde de vadedildiği gibi etkinliğin toplu bir terapi seansına dönüşmesine yol açabilir.

Bizim izlediğimiz seansta seyirci fazla konuşkan değildi. Alper Kul da sanırım alerjisi yüzünden tam gücünde hissetmediğinden oyun 1 saat kadar sürdü fakat tahminimce doğru kombinasyonda oyunun süresi 1,5 saati bulabilir şekilde tasarlanmış.

Arkada bulunan ekran da dahil olmak üzere oyuna etki eden ya da zamanlamayı sıkıştıran herhangi bir done yok. Bu da oyunu gerçekten bir sandbox’a dönüştürüyor. Oyna oynayabildiğin kadar. Limite ulaşınca da son bölüme gir ve kapat.

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Oyun Bize Ne Anlatmak İstiyor?

İsmail’in hikayesi aslına bakarsanız gündelik hayatta çok sık karşılaştığımız bir hikaye. Her şeyi kuralına göre doğru yaptığını düşünüp olmamışlıkları da bu nedenle anlamlandıramayan; kafasındaki ideal erkek profiline göre yaşayıp bunun çalışmadığını gördüğünde de bocalayan biri İsmail.

Anlattıklarında da bu nedenle kadınla erkeğin neden bu kadar farklı olduğunu anlamlandırma çabası var.

Gündelik hayatta kadın ve erkek sosyalliğinin farkları ve bunun tarihi temelleri gibi herkesin dahil olabileceği ve hatta anlayabileceği bir noktada başlayan dertleşme, çok fazla çıkarım yapmaya da müsait. İsmail’in düz bir adam olmasının kabul görmesi ile bu nedenle karısını kaybedecek olması arasında bocalayan rollenmeleri de belki kendinizde, komşunuzda, ailenizde, dostlarınızda ya da yolda gördüğünüz herhangi birinde olabilecek kadar yaygın bir durum.

İsmail, kendi olarak kabul görmek isteyen sıradan bir kişi olarak sokaktaki insanı anlama açısından çokça done veriyor.

Fakat bir noktada anlatı, sanıyorum biraz da seyircili interaktif kısmı devreye sokma adına bir şizofreni temasına bağlanıyor. İsmail birtakım şeyler anlatırken arkada gördüğümüz Matrixvari glitchsel bozulmalar, zaten göremediğimiz terapist var mı yok mu alt mesajları, finalde aniden patlak veren deliliğin zor tarafları tiradı; sırf İsmail seyirciyle konuşabilsin diye konulduysa oyun biraz kendi bacağına sıkmış olabilir.

Çünkü “Obsesif Kompulsif Kişilik” bile sahnedeki özneyi belli bir kalıba sokup o kalıp dahilinde değerlendirmeye sokacak bir bilgi iken, seyirciye bir de “bu adam konuşuyor ama deli aslında” donesini vermek, metnin mesajını çok karmaşıklaştıran ve ulaşacağı yeri de zorlayan bir durum yaratmış.

İnsanlar delilerin fikirlerini, delinin cebinde parası yoksa önemsemezler.

Ha, bu tek başına güçlü bir önerme değil derseniz de gündelik yaşamda karşımıza çıkan ilişki problemlerine bir dokunuş yapmak için karakteri bir noktada iyileşme yoluna sokacak olan terapiyi kullanıp finalde “bu adamın psikolojik sorunları var, o nedenle bunlar gerçekleşti” mesajı vermek seyircide gerekli tatmini yaratmıyor diye de genişletebiliriz.

Çünkü halihazırda ilişkiler adına konuşulan “bilinçli beceriksizlik”, “sessiz muamele”, “seçici amnezi”, “kronik gecikme” gibi yeni yeni kavramlar bu tarz kaçıngan manipülasyonları bir temele bağlayıp “bu insan da böyle” demenin ötesine geçiyorken, çözüm bölümünde seyirciye “İsmail de böyle” denilmesi biraz eksik hissettiriyor. Ayrıca 2026 yılındayız, hangimizin psikolojik problemleri yok ki?

Bu nedenle oyunun özellikle finaline bağlanan kısımda, oyunun selameti açısından belki bir metin yazarıyla iyileştirmeye gitmek iyi olabilir. Çünkü finalde verilmek istenen duygusal boşalma anıyla birlikte hikaye de çok oldu bittiye geliyor.

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Teknik Tarafı Çok Başarılı

Oyunun dekorları portatif ve tek kişinin kurup hızlıca sahnelemeye geçebileceği kadar pratik duruyor. Bu tarz minimal sahne tasarımlarına geçilmesini açıkçası olumlu görüyorum. Her sahnede oynanabilir bir form ve performansı önceleyen bir seçim, bana kalırsa.

Alper Kul da bu tercihi hakkıyla değerlendiriyor. Seyirciyi tek bir yere baktırıp bir dakika sıkmadan performans göstererek ne denli sahne hakimiyeti olduğunu kanıtlamış. Özellikle doğaçlama anlardaki kıvrak zekasını gösterdiği yerlerde seyircinin de seyir zevkinin arttığı belli oluyordu. Eminim birebir konuşması da çok keyifli bir insandır.

Arka planda bulunan ekrandaki ofis görseli ve ara ara hikayenin akışına göre değişen arka plan güzel kullanılmış. Işık kullanımı da ekranla birleşince ortaya etkileyici görseller çıkmış.

Oyunda İsmail’in kız arkadaşı için yaptığı müzikler de klip şeklinde veriliyor. Oyun bittikten sonra birkaç kişiyle “Acaba canlı söylese daha etkili olur muydu?” sorusunu konuştuk ama bence şart değil. Bir de ben biraz açılı izlediğimden görsel olarak bir problem yoktu ama sözler ortalandığından oyuncuyu karşıdan gören seyirciler için sözler okunamamış olabilir.

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Toparlayalım

Çok Tatlı Bi Hikaye ama Finalde Üzüyor Az Biraz, yer yer problemli olsa da interaktif tarafları ve Alper Kul’un seyirciyi avucunun içine alan performansıyla bence izlenebilir bir iş olmuş. Açıkçası farklı seyircilerle ne gibi değişimler olur konusu biraz merakımı da cezbediyor, belki bir kez de bunu görmek için gidebilirim.

Tek kişilik ve sıradan insanın günlük dertlerine odaklanan Liste, Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ve Sevgili Arsız Ölüm Dirmit gibi oyunları sevenler bu oyunu da sevecektir.

Sonraki yazılarda görüşmek üzere.

Çok Tatlı Bi Hikaye: Ama Finalde Üzdü Az Biraz

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...