Ana sayfa » The Green Knight: Kutsal Bir Yolculuk

The Green Knight: Kutsal Bir Yolculuk

Yazar: Metehan Birlik

The Green Knight: Kutsal Bir Yolculuk

Muhtemelen çoğumuz değilse bile bazılarımız meşhur Kral Arthur’a aşinadır. Popüler kültürde oldukça yaygın bir şekilde rastlayabileceğimiz bu İngiliz halk efsanesi, şimdiye kadar oldukça farklı şekillerde karşımıza çıktı. (King Arthur,Merlin, Camelot) The Green Knight filmi ise, bir Kral Arthur efsanesi olan Yeşil Şövalyeyi oldukça ilginç bir şekilde yorumlayarak karşımıza çıkarıyor. A24 stüdyoları, son yıllarda çıkardığı filmlerle uyumlu bir şekilde yine, “cesur” olarak tanımlanabilecek bir yön izlemiş. Kendisini daha önce A Ghost Story’den tanıdığımız yönetmen David Lowery ise, yine oldukça soyut bir hikâye anlatımına soyunmuş. Film, kökeni 14. Yüzyıl’a dayanan İngiliz halk efsanesi Sir Gawain and the Green Knight şiirinin modern bir uyarlaması. Film, kaynak materyalinden farklı olarak henüz şövalye olmayan, Kral Arthur’un yeğeni Gawain ile yine Kral Arthur’un azılı düşmanı olan The Green Knight arasında geçen epik mücadeleyi konu alıyor.

Filmin olağanüstü denebilecek seviyede olan sinematografisi ise takdiri hak ediyor. Filmin her bir karesi, özellikle de renk paletleri, ustaca işlenmiş ve titizlikle çalışılmış gibi duruyor. Daniel Hart’ın elinden çıkan müzikler ise sizi Gawain ile ayrı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu bakımlardan oldukça üstün bir seviyede ve takdiri hak eden bir yapım. Yakın zamanda teknik olarak daha üst seviye bir film izlemeniz oldukça düşük bir ihtimal. Oyunculuklar ise aşağı kalır gibi değil. Zaten kâğıt üzerinde güçlü bir kadro varken, bu isimler sizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Kafası karışık ama bir o kadar da karizmatik olan bir Gawain performansıyla Dev Patel, rolünün ağırlığını kaldırmış ve sizleri ekrana kilitleyen bir performans çıkarmış. Yan rollerde ise Oscar ödüllü Alicia Vikander, Joel Edgerton ve Barry Keoghan, Dev Patel’e eşlik etmekte bir sorun yaşamıyorlar.

Söylemeliyim ki bir Orta çağ epiği arayanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır. Kurtarılmayı bekleyen prensesler, cesur ve kahraman şövalyeler yahut usta kılıç dövüşü koreografileri içermiyor bu film. Bir Orta çağ filmindense, “coming of age” denilen, kişinin yetişkinlik dünyasına adım attığı ve bu sırada karşılaştığı zorlukları konu alan türde aslında. Yer yer Monthy Pyhton ve Yedinci Mühür esintileri görmeniz de olası. Başrolümüz olan Gawain, amcasından gelen soyluluğunun keyfini çıkarmakla meşgul olan bir karakter. Henüz bir savaş görmemiş, “torunlarına anlatacak” bir macerası veya başarısı olmayan, düzenli olarak gittiği genelevdeki bütün kadınların onu tanıdığı kahramanımız, oldukça sorumsuz bir hayat yaşamakla meşgul. Ancak yukarıdaki cümleler onu tanımlamaktan oldukça uzak. Kendisi, hepimizin hayatımızın belirli bir noktasında kafasını kurcalayan sorunlardan muzdarip; daha önce de dediğim gibi, klasik bir Orta çağ kahramanı olmaktan oldukça uzak olan Gawain, güvensiz ve kafası karışık bir genç aslında.  Gawain’in Kral amcasının takdirini kazanma çabası, bir erkek arkadaş ve bir evlat olarak başarısızlıkları, dünyasının kendisinden bir erkek olarak beklentilerini karşılamakta zorlanması bizlere oldukça tanıdık gelecek olan konseptler. Cesurluk ve korkaklık arasındaki ince çizgiyi ve birisini kahraman yapan şeylerin ne olduğunu sorgulayacağınız bir film.

Bir sahnede, Kral Arthur Yuvarlak Masa toplantısında şövalyelerinden kendisine epik bir anı anlatmalarını istiyor. Gawain’in cevabı ise “anlatacak bir anım yok” oluyor. Ancak Green Knight bu toplantıyı bölüp Kral Arthur’a meydan okuduğunda ise, ileride anlatacak potansiyel bir hikâye seziyor ve gönüllü oluyor. Gawain’in burada başlayan hikayesini izlemekse, teknik olarak oldukça zevkli olsa da bazı izleyiciler için çekilmez hale gelebilir. Yönetmen David Lowery’nin önceki filmi A Ghost Story’de olduğu gibi, oldukça az diyalog ve oldukça uzun çekimler üzerine kurulu olan filmin bütün anlatımı metaforik ve soyut. Somut ve direk anlatıma tepki olarak çekilmiş bir demek abartı olmaz sanırım. Gawain çamurda sürünürken, haydutlar tarafından soyulup ormana atılırken ve tilkilerle arkadaşlık ederken onunla beraber bu yolculukta bulunmak ise, oldukça zevkli.

The Green Knight: Kutsal Bir Yolculuk

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap