Uptown Girls: 2000’ler Rom-Com Ruhunu Özleyenlere
Uptown Girls, çok uzun zamandır izlemek istediğim filmlerden biriydi ve izledikten sonra tam da hissetmeyi beklediğim duyguları verdi diyebilirim. 2000’ler romantik komedi/dram filmlerinin bende ayrı bir yeri var. O dönemin filmlerinde açıklayamadığım bir samimiyet oluyor. Karakterler kusurlu, hikâyeler daha sade ama duygular çok gerçek hissettiriyor. Uptown Girls da tam olarak böyle bir film. Hem eğlenceli hem kırılgan hem sıcak hem de bir tarafıyla oldukça hüzünlüydü. Eğer sizin de 2000’ler rom-com’larına karşı özel bir zaafınız varsa, bu filmi sevme ihtimaliniz çok yüksek.
Uptown Girls Konusu ve 2000’ler Romantik Komedi Atmosferi

Uptown Girls: 2000’ler Rom-Com Ruhunu Özleyenlere
Filmin yönetmen koltuğunda Boaz Yakin oturuyor. Hikâye, hayatı boyunca sorumluluk almadan yaşamış Molly Gunn ile yaşından çok daha olgun davranmak zorunda kalan küçük Ray arasındaki ilişkiyi merkezine alıyor. Molly, zengin babasının ölümünden sonra maddi olarak tamamen dibe vuruyor ve bir süre sonra küçük Ray’in bakıcılığını yapmaya başlıyor. Ama aslında film ilerledikçe kimin kimi büyüttüğü biraz karışıyor. Çünkü Ray, çocuk yaşında yetişkin gibi yaşamayı öğrenmiş bir karakterken Molly tam tersine büyümeyi reddeden biri gibi. Film de bu iki karakterin birbirini değiştirmesi üzerine kuruluyor.
Casting konusunda gerçekten çok başarılı bir seçim yapılmış bence. Brittany Murphy zaten inanılmaz bir enerjiye sahip bir oyuncuydu. Molly karakterinin dağınık ama sevilebilir hâlini çok doğal taşımış. Onun sahnelerini izlerken karaktere sinir olsanız bile bir şekilde sevmeye devam ediyorsunuz. Ama beni en çok etkileyen kişi kesinlikle Dakota Fanning oldu. O yaşta böyle bir oyunculuk gerçekten inanılmaz. Küçücük bir çocuk olmasına rağmen karakterin içindeki kaygıyı, yalnızlığı ve baskıyı o kadar iyi hissettirdi ki bazı sahnelerde sadece onu izlemek bile yeterliydi. Özellikle düzen takıntısı, kontrol ihtiyacı ve duygularını bastırma şekli beni çok etkiledi. Çünkü aslında küçücük bir çocuğun çocuk olamamasını izliyoruz.
Dakota Fanning ve Brittany Murphy Performanslarıyla Duygusal Bir Hikâye

Uptown Girls: 2000’ler Rom-Com Ruhunu Özleyenlere
Film boyunca sürekli duygu değiştirdim diyebilirim. Bir sahnede gülerken birkaç dakika sonra aşırı duygusallaşabiliyorsunuz. Özellikle Ray’in yaşadığı duygusal yük beni düşündürdü. O kadar küçük yaşta bir çocuğun her şeyi kontrol etmeye çalışması, sürekli “doğru” olmak zorunda hissetmesi ve aslında içten içe ne kadar yalnız olduğunu görmek üzücüydü. Ama Molly ile yakınlaşmaya başlamalarıyla birlikte film daha sıcak bir hâl almaya başlıyor. İkisinin arasındaki ilişki klasik “bakıcı-çocuk” ilişkisinden çıkıp birbirini iyileştiren iki yalnız insana dönüşüyor.
Aynı zamanda filmde çok sevdiğim bir şey de şu oldu: duygusal anları abartmamışlar. Her şey daha doğal ilerliyor. O yüzden film bana daha samimi geldi. 2000’ler filmlerinin o hafif dağınık ama içten havası burada çok hissediliyor. Müzikler, kostümler, New York atmosferi… hepsi birleşince tam bir nostalji hissi yaratıyor.

Uptown Girls: 2000’ler Rom-Com Ruhunu Özleyenlere
Sonuç olarak Uptown Girls, sadece romantik komedi gibi duran ama altında daha kırılgan duygular taşıyan filmlerden biri olmuş bence. İzlerken eğlendim, duygulandım ve karakterlerle bağ kurdum. Özellikle Dakota Fanning’in performansı uzun süre aklımda kalacak türdendi. Eğer 2000’ler ruhunu özleyenlerdenseniz ve sizi hem güldürüp hem biraz hüzünlendirecek bir film arıyorsanız, kesinlikle şans verilmesi gereken yapımlardan biri.
Film bittikten sonra içimde hafif bir boşluk hissi kaldı çünkü karakterlerle gerçekten vakit geçirmiş gibi hissettim. Molly’nin hayata karşı umursamaz görünen tavrının altında aslında ne kadar kırılgan biri olduğunu görmek güzeldi. Ray’in ise yaşından çok daha olgun davranmak zorunda kalması beni film boyunca en çok etkileyen şeylerden biri oldu. Özellikle ikisinin birbirinden bir şeyler öğrenmesi hikâyeyi benim gözümde daha anlamlı yaptı. Film çok büyük olaylar anlatmıyor belki ama karakterlerin duygularını küçük detaylarla hissettirmeyi başarıyor. Zaten bence 2000’ler filmlerinin en sevdiğim tarafı da bu; daha sade ama daha samimi hissettirmeleri. Şu an izlediğimiz birçok romantik komediye göre daha sıcak ve daha doğal geldi bana. Belki kusursuz bir film değil ama hissettirdiği duygular yüzünden benim için unutulmaz 2000’ler filmlerinden biri oldu.