Ana sayfa » Schumacher: Kırmızıların Umudu

Schumacher: Kırmızıların Umudu

Yazar: Fevzi Kekilli

Schumacher: Kırmızıların Umudu

7 kez Dünya Şampiyonu olmuş Schumacher’i anlatan bu belgesel göz önünde olan bir adamın arka planda kalan hayatını anlamlandırmamızı sağlıyor. Tepeye nasıl çıktığını gözler önüne seriyor. Filmin destekçileri olan Schumacher ailesi olmasa bu belgesel olmazdı.

Bu film onu tanıyanlar için çok fazla yeni bilgi sağlamamış olsa da onu tanımak isteyen yeni nesil için çoğu olayı yaklaşık iki saate sığdırması açısından başarılı. Schumacher’in yaşadığı olaylara kısa kısa değinerek özellikle pistin dışındaki hayatına ışık tutuyor. 

Schumacher, kariyerini oldukça önemseyen birisi ama bu sırada ailesini de geri plana atmıyor. Bunda ailesinin ona olan desteğinin de oldukça fazla payı var. Filmde eşi Corinna’nın her yarışta kendisiyle birlikte olduğu görülüyor. Her ikisi de birbirini besliyor. Kariyerinin son demlerinde Mercedes ile anlaşıyor. O dönemde yarış temposu yüzünden ailesinden uzak kalmak zorunda kalıyor. Fakat bu dönüş onu pişman etmiş olacak ki filmde menajeri Sabine Kehm, evinden uzak kalmasıyla alakalı olarak “Burada ne işim var? Ailemi özlüyorum. Neden bu kadar uzaktayım? Bunun eskiden olduğu kadar önemli olmadığını fark ettim. Benim için ailem artık daha önemli.” dediğini belirtiyor. Schumacher, ailesine son derece bağlı birisi.

Filmde Schumacher’in go kartla birlikte başlayan serüveninin nasıl olup da F3’ten F1’e taşındığına tanık oluyoruz. Kendini tepeye çıkardığı gibi Ferrari’yi de ait olduğu yere götürüyor. Filmde takım yöneticilerinin onun hakkında görüşleri ve anıları yer alıyor.

İçerik bakımından oldukça zengin bir film olmuş. Netflix, eski yarış görüntülerini bolca kullanmış. Bu görüntüler arasında çok önemli yarışlar ve Senna’nın kazası da yer alıyor. Görüntülerin yeni nesil tekniklerle çok fazla iyileştirilmemiş olması nostaljik anlar yaşatıyor. Senna’nın kazasında gözlerim sulanmadı desem yalan söylemiş olurum. 

Eddie Irvine, David Coulthard ve Mark Webber gibi pilotların, Richard Williams ve James Allen gibi gazetecilerin ve Schumacher ailesinin üyelerinin kişisel görüşleri sayesinde, Schumacher’in nasıl biri olduğu bize yansıtıldı. 

Filmde Schumacher’in Almanya yerine Lüksemburg için yarışmayı seçtiğini çünkü sıralama turlarının daha ucuz olduğunu ve kaybederse dünya şampiyonasına gitme şansını riske atacağını söylüyor. Tarihin tartışmalı anlarının yaşandığı olayların ardından asla yanlış yapmadığını tekrarlıyor. Filmde bir yarış sonrasında Senna’nın adı geçince gözleri doluyor ve konuşamıyor. Yanında röportaj veren diğer iki kişi de centilmenlik örneği sergileyerek röportajı bitiriyor. Kameranlar da kadrajı başka noktaya çeviriyor. Günümüzde böyle bir olayın yaşanması oldukça zor. İnsanların yozlaştığını görüyoruz. Filmde bu gibi olayların yer alması onun iç dünyasını bize seriyor.

 

Emekli olduğunda yaptığı sporlar ve yaşamı da filmde gösteriliyor. Oldukça güzel görüntüler yer alıyor. Norveç’te yaptığı tatil içimi ısıtmaya yetti. 

Filmin sonuna doğru Schumacher’in 2013’te yaşadığı kayak kazasıyla ilgili ailesinin söyledikleri yer alıyor. Onun durumunu oldukça titizlikle kamuoyuyla paylaşmaktan sakınıyorlar. Corinna, “Tabii ki Michael’i her gün özlüyorum. Ancak onu özleyen sadece ben değilim. Çocuklar, ailesi, babası, etrafındaki herkes özlüyor. Herkes Michael’i özlüyor ancak o burada. Farklı bir şekilde ama o burada, bu bize güç veriyor.”

“Biz birlikteyiz. Evde birlikte yaşıyoruz. Terapi yapıyoruz. Michael’i daha iyi yapmak ve rahat olmasını sağlamak için her şeyi yapıyoruz. Ve ona ailemizi, bağımızı hissettirmek için, ne olursa olsun elimden gelen her şeyi yapacağım. Hepimiz yapacağız.” diyor. 

Umarım bir gün Schumacher eski sağlığına kavuşur ve oğluna yol gösterir.

Schumacher: Kırmızıların Umudu

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap