Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Royalteen: Yeni Sıra Arkadaşım Veliaht Prens

Royalteen: Yeni Sıra Arkadaşım Veliaht Prens

Yazar: Esra Ocak

Royalteen: Yeni Sıra Arkadaşım Veliaht Prens

Gençlik yıllarında popüler Norveç yapımı Skam izleyip sevenler; Wattpad uygulamasından ya da fanfiction kültüründen doğan edebiyattan keyif alanlar, ne kadar realiteden uzak olursa olsun bir aşk hikâyesi olsun da izleyeyim diyenler, Netflix’te sizin için tasarlanmış yeni bir içerik var. 2022 Ağustos’ta yayınlanan Emilie Beck ve Per-Olav Sørensen’in yönettiği Royalteen tüm bu kriterlere uyuyor.

Yukarıda da sayılan içerik çeşidinin klişe başlangıcı olarak filmimiz ana karakter Lena’nın (Ines Høysæter Asserson) yeni bir şehre taşınması ve aşık olacağı karakterin ilk gününde yanında oturmasıyla başlıyor. Ancak söz konusu karakter Norveç’in veliaht Prensi. Tabii klişelere uygun olarak bizim kızımız onun peşinde koşanlardan değil ona herkesten farklı davrananlardan ve Prens’in ilgisini çekmeyi ilk günden başarıyor. : )

Filmin genel akışındaki bir problem gelişen her olayın rastlantılara bel bağlaması. Karakterler konunun gelişimine uygun diyalogların yaşanması için izleyiciyi filmin gerçekliğinden uzaklaştıran konumlara getiriliyor. Lena bebek arabası ve bir bebekle ormanda koşuya çıkıyor ve Prens ile karşılaşıyor örnek vermek gerekirse. Bu noktada filmin size sunduğu realiteyi sorgulamayı bırakıp yalnız ana karakterlerin aşkı için filmi izlemeye devam edebilirseniz geri kalanındaki anlamsız rastlantılar da gözünüze batmayabilir.

Prens’in kızdan hoşlandığı ve peşinden koştuğu, kızın da onun hislerine karşılık verdiği senaryomuzda tabii ki ilişkileri pürüzsüz ilerlemiyor. Prens’in kimseye güvenmeyen ikiz kardeşi, ve Lena’nın geçmişinden getirdiği sırlar çiftimizi sınıyor. Bu engeller konusunda senaryo biraz kafası karışmış da tüm tuşlara basmak istenmiş gibi açıkçası; Lena hem geçmişte yaşadığı kentte hem de şu an yaşadığı hayatta sırlar taşıyan bir karakter olarak tasarlanmış, Prens Karl Johan (Mathias Storhøi) ise tamamen medyada yanlış yansıtılan aslında sahip olduğu unvan altında ezilen bir genç olarak. Film ilerledikçe ikili arasında başta sunulan saf-kirli imajları tersine dönüyor.

Başta ana karakterlerimiz olmak üzere tamamen genç oyunculardan oluşan ekibin oyunculuk açısından toy olduğu filmi izlerken gözünüzden kaçmayabilir, ancak karakterlerimizin yalnız liseli olduğunu düşündüğümüzde bazı sahte hissettiren sahneleri ergenliğin getirisi dramatik anlar olarak değerlendirmek mümkün oluyor. Mekan seçimlerinin sunduğu Norveç doğası manzaraları, kraliyet ailesinin evine dahi konuk olduğumuzda inandırıcı gelen set dizaynı ise filmin oyunculuklarına göre daha güçlü yönlerinden. Ancak genelde soğuk tonlarda görmeye alışık olduğumuz İskandinav filmleri aksine yönetmenler daha sıcak tonlarda bir atmosfer sunuyor, filmin bir gençlik aşkını konu aldığını düşünürsek bu da makul bir seçim olmuş diyebiliriz.

Filmin karakterlerinin yollarına koyduğu bu sosyal imaj zedelenmesi, sosyal medyanın sebep olabileceği olumsuz etkiler, gençlerin uğradığı zorbalıklar, madde kullanımı ve genç yaşta hamilelik gibi sorunlar günümüzde yaygın olan konulara değiniyor. Ancak filmin bu sorunları derinlemesine işleme konusunda çok başarılı olduğu söylenemez. Lena’nın tüm sorunları çocuk sahibi olmak konusunda yalan söylediği Prens’in onu affetmesiyle çözülüyor atmosferi var filmde. Bu son ile karşılaştığında bu filmi kendi realitesi içerisinde değerlendirip bu liseli aşıklara sevinmek ya da gerçeklikten böylesine uzak bir senaryoya sinirlenmek izleyicisine kalıyor. Ancak filmimiz düşmanlaştırılan kız kardeşin Lena’nın sırlarından birine daha sahip bir şekilde aniden bayılmasıyla devam filmi sinyallerini şimdiden veriyor.

Royalteen: Yeni Sıra Arkadaşım Veliaht Prens

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap