Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Pinocchio: Ve Pinokyo Gepetto’yu Onurlandırdı

Pinocchio: Ve Pinokyo Gepetto’yu Onurlandırdı

Yazar: Furkan Aslan

Pinocchio: Ve Pinokyo Gepetto’yu Onurlandırdı

Bolca selam. Eylül ayının sakinliği ruhuna uğrasın. Dert etme, olacağı varsa olacak. Yeni başlangıçlar için de korkma. Ciğerlerine doldur havayı. Ardından, Robert Zemeckis’in filmlerinden birini seyret. İyi gelecek. ‘Run Forrest run…’ Yaşamın sizin için belirlediği döngüye tebessüm edin. Sahip olduklarımız, belki de çok şeydir.

Robert Zemeckis ve Tom Hanks isimleri her yan yana geldiklerinde damağımda kırmızı şarap tadı hissediyorum. Bu üzümün tadı muhteşem. Farklı bir yazı bekliyor, önce beni sonra sizi. Sinema ve Televizyon mezunuyum. Sinemayı meslek olarak yapma isteğini, kornealarımın büyüyü görebildiğini Zemeckis sayesinde fark ettim. Bu yazımın diğer yazılarımdan farkı, objektifliği bir kenara bırakmış olmam olabilir. İmkan dahilinde objektifliği deneyeceğim dostum…

Birçok Pinokyo izledik. Biz, bizden öncekiler, onlardan öncekiler. Mısır Piramitlerinde çalışan işçilere kadar geriye gitmeyeceğim. Kısaca çok fazla izledik. Türleri de çeşitliydi. Animasyon, aksiyon+animasyon vb. Bu sebeple biraz ön yargılı olabilirsin. Ön yargını kırmak için çalışmayacağım, film güzeldi. Mutfaktan birkaç bilgi paylaşmak istiyorum. Yönetmenliğini Robert Zemeckis üstleniyor. Yapımcılığını; Chris Weitz, Andrew Miano, Paul Weitz ve Robert Zemeckis yapıyor. Filmin müziklerini Alan Silvestri besteliyor. Başrolünde elbette, Lord kamarasının en yücesi, ordinaryüs Tom Hanks var. Disney Plus üzerinden seyredebilirsiniz.

Zemeckis, filmin genelini animasyon olarak tutmuş olsa da karakterlerinin ayak uçlarına metaforu bırakıyor. Cırcır böceği Jiminy sizi elinde şemsiyesi ile bekliyor olacak. Müzikal fantezi ve drama, filmin etiketi olabilir. Bu etiket sırıtmıyor. Müzikal sekansları güzeldi. Zemeckis’in en iyi yaptığı şeydir, fazlasını kullanmamak. Filminin tadını asla bozmaz ihtiyar. Yazının bundan sonrası biraz spoiler içerebilir, affına sığınıyorum. Bir Zemeckist olarak asla fazla tutmayacağım.

Kurgusu çok iyiydi. Hikâye çok hızlı olmasına rağmen ustalıkla kurgusal bir zemine oturtulmuş. Açılış sahnesi tekli bir tiratla başlıyor. Hikâyenin girişinde bizi Jiminy karşılayıp, Geppetto Ustanın yanına (Tom Hanks) götürüyor. Geppetto. İşinde iyi bir marangoz ve saat hobisine sahip sevimli bir ihtiyar. Süs balığı Cleo ve biricik kedisi Figaro ile yaşar. Ölen oğluna benzeyen bir kukla yapar. Biz, burada Zemeckis’in anlattığı Pinokyo’ya kulak kabartıyoruz. Kuklayı bitirir. Onunla kısa süre oynadıktan sonra bir isim vermesi gerektiğini düşünür. Tahta kukla artık Pinokyo’dur. Vakit gecedir, uykusu gelir. Işığı kapatır, sevimli pijamalarını giyer ve yatağına uzanır. Gözüne bir ışık ilişir. Gözlerini kısar, gökyüzüne bakar. İlk başta algılayamaz, daha çok dikkat kesilir ve fark eder. O güzel ışık, heybetli bir yıldızın parıltılarıdır. Yıldızın adı, Dilek Yıldızı’dır. Bir dilek diler. Evladına tekrar sahip olmak.

Geppetto Usta, uykusunun derinliklerindeyken, Dilek Yıldızı’nın ışıkları oğlunun fotoğrafına yoğunlaşır. Muhteşem bir aydınlık olur. Işıklar fotoğraftan sonra Pinokyo’ya yönelir. Işıklar bir periye dönüşür ve tahta kuklaya hayat verir. Pinokyo dile gelir. Periye derki ben gerçek bir çocuk olmak istiyorum. Peri tebessüm eder. İnsan olabilmesi için iyi olması gerektiğini ve ihtiyar Geppetto’yu onurlandırması gerektiğini söyler. Pinokyo ise iyilik nedir diye sorar boyalı gözleriyle. Vicdanın seni rahatsız etmediği her şey iyidir der, bütün ışıltısıyla peri. Pinokyo elleriyle vücuduna dokunur. Vicdanım yok ki benim. Peri, kenarda onları seyreden cırcır böceği Jiminy’i Pinokyo’nun vicdanı olarak atar. Carlo Collodi’nin masallarında Pinokyo, çok fazla yalan söyler. Ancak Zemeckis, sadece bir kere Pinokyo’ya yalan söyletir. Onu da hapsolduğu kafesten kurtulmak için. Metafor dostum, bu adamın yaşama sebebi bu…

Geppetto, Pinokyo’nun okula gitmesi gerektiğini düşünür. Evin önünden geçen çocukların peşine takılan Pinokyo, okula gitmek için evden uzaklaşır. Sokaklarda yürürken Dürüst John adlı bir tilki Pinokyo’yu görür ve kukla gösterilerinde bir servet edeceği kanısına varır. Pinokyo’nun yanına gider. Ona ünlü olma vaadinde bulunur ancak Pinokyo oralı olmaz. Onun var olma sebebi babası ihtiyar Geppetto’dur. Dürüst John bunu öğrenince, eğer tanınır bir üne sahip olursa babasını okula gitmesinden daha çok gururlandıracağını söyler. Babasının daha çok gurur duyacağını işitince ikna olur. Tilki John ile gidecekken Jiminy son anda yetişir ve Pinokyo’yu kurtarır. Tilkinin aslında yalancı olduğunu, Geppetto’nun okula gitmesinden daha çok memnun olacağın söyler. Jiminy ile okula giderler. Pinokyo sınıfa girdiğinde okuldan kahkaha sesleri gelir. Dürüst John, aniden gelir ve Jiminy’i bir kavanoza hapseder. Kahkaha seslerinin ardından okulun müdürü, Pinokyo’yu kovar. Dürüst John için sahne tamamlanmıştır. Pinokyo’yu rahatlıkla ikna eder. Ve onu Stromboli adında bir adama satar. Stromboli, şehir şehir gezerek kukla gösterileri düzenleyen biridir.

Filmin içeriği hakkındaki bilgi sekmesini burada kapatıyorum. Hikâyenin buradan sonrası Pinokyo’nun insanları deneyimleme ve amacına olan sadakatini yani etten bir bedene kavuşmak için periyle yaptığı pazarlığa ne kadar sadık kalabildiğiyle alakalı.

Oyunculuklarla ilgili pek fazla söylenecek şey yok. Geppetto, Fabiana (Stromboli’nin gösterisinde çalışan genç kız.) Stromboli ve Peri. Bunlar dışında daha fazla spoiler vermemek için bahsetmediğim bir adam ve bir sürü çocuklar var. Tom Hanks’i daha çok görmek isterdim. Kısa sahnelerine rağmen üstat oynarken büyüyor. Filmin sonuna yakın bir sahne var. Tom Hanks bir adaya doğru sandalda gidiyor. Yeni Hayat (Cast Away) filminde Chuck Noland karakterindeki Tom Hanks’i anımsadım. Elbette bu filminde yönetmeni Robert Zemeckis.

Pinokyo’nun etten bir bedeni yoktu. Doğarken paradoksu arttırmak maksadıyla içine yerleştirilmiş bir vicdanı da yoktu. Onun vicdanı, dünyanın her yerinde insanlar tarafından sesi rahatsız edici olarak görülen bir cırcır böceğiydi. Pinokyo sadece deneyimledi. Bazı şeyleri yapmak ona doğru veya yanlış geliyordu. Doğru olduğuna inandığını yapıyor, yanlış olandan kaçıyordu. Zemeckis’in vermek istediği mesaj çok belirgin değil mi? Doğru ve yanlış için bir vicdana ihtiyaç yok. Dinar ağacından yontulmuş bir kukla bile olsan doğruyu hissedersin.

Pinokyo filminin inceleme yazısını Robert Zemeckis ile bitirmek istiyorum. İnsanların önemini fark edebilmek ölmelerine gerek yok. Robert Zemeckis büyük bir sanatçıdır. Ondan ilham alan birçok yönetmen ve filmleriyle yaşamın kendine has döngüsünden artakalan zamanda, milyonlarca insana bir film süresi kadar nefes aldırabilmiş yaşayan bir efsanedir. Yazımın başında dediğim gibi, Tom Hanks ile bir araya geldiklerinde kötü bir iş yapmaları imkansız.

Dünya sinemasının son kırk dört senesine güzel sekanslar bırakmış, birbirinden değerli işlere kayıt demiş büyük yönetmen Robert Zemeckis’e saygı ve sevgiyle. Daha çekilecek çok film, anlatılacak çok hikâye var.

Pinocchio: Ve Pinokyo Gepetto’yu Onurlandırdı

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap