Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri King Richard: Yükselen Şampiyonlar

King Richard: Yükselen Şampiyonlar

Yazar: Fatmanur Tuna

King Richard: Yükselen Şampiyonlar

Azim, hırs ve başarının hikâyesi… Başrollerinde Will Smith, Aunjanue Ellis, Demi Singleton ve  Saniyya Sidney’in yer aldığı filmin yönetmenliğini Reinaldo Marcus Green üstlenirken senaryoda Zach Baylin yer almaktadır. 2021 yılında vizyona giren film 138 dakika sürmektedir. Jon Bernthal, Erika Ringor ve Tony Goldwyn gibi oyuncular başrollere eşlik etmektedir.

King Richard, tenis kortlarına isimlerini altın harflerle yazdırmış ve başarılarıyla idol haline gelen Venus Williams ve Serena Williams’ın tenise ilk başladığı zamanları konu ediyor. Will Smith’in rolünü üstlendiği Richard Williams, kızlarının adını tarihe yazmak için mücadele eden hiçbir zorluğu tanımayan aynı zamanda Venus ve Serena’nın koçluğunu üstlenen bir babadır. Filmde Richard Williams’ın kızlarının kariyerini adım adım nasıl planladığını ve bu kariyer planını 78 sayfalık bir dosya haline getirerek planına sadık kalmasına şahit oluyoruz. Bu zorlu çalışma anlarına şahit olurken baba ve kızları arasındaki ilişkilere de tanık oluyoruz. Bütün hayatını kızlarının başarılı ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için adamış. Kendi babasının yaptığı hataları yapmamak için yemin etmiş bu yolda yeri geldiğinde kızlarını çok üzse de onların hep yanında olan bir babadır Richard Williams.

90’lı yıllarda geçen filmde maalesef ki ırkçılık sorunlarını da izliyoruz. Sadece ırkçılıkla kalmayarak yaşadıkları mahallede bile zorbalığa uğradıklarını, Richard’ın kızlarına zorlu şartlar altında antrenman yaptırdığını görüyoruz. Senarist Zach Baylin filmde, sürekli şiddete, tehditlere ve ayrımcılığa maruz kalan siyahi bir babanın hikâyesine daha çok yoğunlaşmış. Venus ve Serena’nın başarı hikâyelerinin ikinci plana atıldığını söylemek mümkün. Benim şahsi fikrime göre kızların yeteneklerini daha çok görmeyi isterdim. Bu yüzden filmin yaklaşık bir buçuk saati oldukça durağan geçiyor. Venus’un maçlara katıldığı anları izledikçe heyecanım da artmaya başladı.

Dikkat çekmek istediğim biri var ki o da Will Smith… Kariyeri boyunca çok iyi yapımlarda yer aldı ve almaya da devam ediyor. Muhammed Ali ve Chris Gardner gibi gerçek hayattan karakterlere can vererek Oscar’a aday gösterildi. Umudunu Kaybetme, Ben Efsaneyim, Focus gibi filmlerde yer alarak kaliteli işlere imza atan bir oyuncu. Aksiyon, macera türleri dışında biyografi ve dram türlerinde görmek beni oldukça mutlu ediyor. Tek düze gitmeyerek her dalda yeteneğini konuşturması oldukça etkileyici.

Oracene rolü ile karşımıza çıkan Aunjanue Ellis’in oyunculuğundan söz etmezsem haksızlık etmiş olurum. Will Smith’in mükemmel performansına o kadar iyi karşılık veriyor ki… Özellikle Richard’la mutfakta tartıştıkları sahnede oyunculuğuna hayran kalmamak elde değil. Filmde Richard’ın sayesinde kızların bu kadar başarılı olduğunu söyleyebiliriz ancak arka planda kızların anneleri Oracene’in de etkisi bir o kadar fazla. Richard daha çok Venus ile ilgilenirken Oracene Serena ile birlikte antrenman yapıyor. Hatta yer yer Serena’nın yeterince değer görmediğini hissedebiliyorsunuz. Belki de Serena Venus’ın gölgesinde çalıştığı için bu hırsı sayesinde tüm zamanların en iyisi oluyor. Hatta bir röportajında ona tenis oyuncusu olsaydın kim gibi olmak isterdin diye soruluyor ve Serena da “başkalarının da benim gibi olmasını isterim” diye cevap veriyor. Bu verdiği cevap ile mükemmel bir sporcu olacağını belirtmiş aslında.

Filmimiz 2022 Oscar Ödül Törenlerine 5 dalda aday oldu. En iyi film adaylığı ve en iyi kurgu dalında, Will Smith en iyi erkek oyuncu dalında, Aunjanue Ellis en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında, Zach Baylin en iyi orijinal senaryo dalında aday gösterildi. 28 Mart 2022’de ödüller sahiplerini bulacak. Ayrıca Will Smith Richard Williams rolüyle Altın Küre Drama dalında en iyi erkek sinema oyucusu ödülüne sahip olduğunu da söyleyelim.

Eğer tenis sporu ile ilgileniyorsanız Williams kardeşleri zaten yakından tanıyorsunuzdur. Ancak benim gibi tenis hakkında çok bilgisi olmayan biriyseniz bile Williams kardeşlerin hikâyesinden etkileneceğinizi söyleyebilirim. Filmin başından sonuna kadar geçen “plana sadık kalmalıyız” sözleri sizi o kadar çok etkisi altına alıyor ki insanın içinde ben de bir şeyleri başarmalıyım hırsı oluşuyor. Zorlu yaşantılardan zirveye çıkmanın çok çalışmak ve çok istemekle olacağını görüyorsunuz. Filmin uzun olması gözünüzü korkutmasın yaşanmış bir hikaye olması ve oyunculukların mükemmelliği sayesinde sizi alıp götürüyor. Yazının ortalarında söylediğim gibi senarist daha çok Richard Williams’ın yaşadıklarına yoğunlaştığı için Venus ve Serena’nın çocukluk yılları hakkında daha çok sahne görmek istiyorsunuz bu yüzden de filmin bazı yerleri durağanlaşıyor. Ancak her türlü sizi tatmin edebilecek bir film olmuş. Benim King Richard filmine vereceğim puan 7.5/10 oldu. Gerçek bir hikayeyi ele aldığı için bile izlenmesi gereken bu filmi açın izleyin derim. Şimdiden iyi seyirler dilerim!

King Richard: Yükselen Şampiyonlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap