Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleriSupergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Yazar: Ömer Acıoğlu
Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

DC evrenini Marvel’dan oldum olası daha fazla sevmişimdir. Özellikle Superman’in kırılgan ama temiz kalpli yönlerini ve Batman’in de anti-kahraman yönlerini anlatmasıyla deli divane etmiştir. 2005’ten 2012’ye kadar Christopher Nolan’ın yönetmenliğini yaptığı The Dark Knight üçlemesi, Patty Jenkins’in belki de uzun bir aradan sonra çektiği yeni filmi Wonder Woman ve Todd Phillips’in suç dramına geçmesini sağlayan, Joaquin Phoenix’e Oscar, filmin kendisine de Venedik’te Altın Aslan ödülü kazandıran Joker gibi sağlam filmler var.

James Gunn’ın yönetime gelmesiyle, geçtiğimiz yıl DC Cinematic Universe’ün açılışını yapan Superman’den sonra bu sefer de Superman’in bir o kadar da aykırı kuzeni olan Supergirl karşımıza çıkıyor.
2007’de Mr. Woodcock ve Lars and the Real Girl filmleriyle yönetmenliğe adım atan, 2011’de Fright Night, 2014’te Million Dollar Arm ve 2016’da The Finest Hours filmiyle de ana akım sinemasına kapağını atan ve en son Margot Robbie’ye Oscar adaylığı getirdiği I, Tonya (2017) ve Cruella (2019) filmleriyle kadın hikayelerine odaklanan, en son da 2022’de Dumb Money’le GameStop’ın çalkantılı dünyasına bodoslama atlayan Craig Gillespie, bu kez DC Evreninin sularında en isyankar karakteri Supergirl’ü mercek altına alıyor.

Başrollerinde Milly Alcock, David Corenswet, Eve Ridley, Matthias Schoenaerts ve Jason Momoa’nın oynadığı film, bir düşman tehdidiyle karşı karşıya kalan Kara Zor-El’in intkam dolu ama bir o kadar da adaletli bir yolculuğunu anlatıyor. Bu film, bugün itibariyle TME Films’den vizyona girdi. Gelin hızlıca şöyle bir konuya bakalım.

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

UMURUMDA MI DÜNYA?

Bu dünyadan kendini soyutlamış, kendini her gün barlara veren, dünyayı umursamayan Kara Zor-El, günün birinde acımasız bir düşman olan Krem’in tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Dahası Kara’nın can dostu olan köpeği Kripton’un, dünyayı tehdit eden Krem’in zehirli bir okla vurulması sonucu ölümle burun buruna gelmesiyle, yaşına rağmen son derece acımasız bir yoldaşla işbirliği yapmak durumunda kalıyor ve köpeğinin intikamını almak ve köpeğini panzehirle iyileştirmek için bir yolculuğa dönüşüyor. İntikam ve adalet için çıktıkları bu yolculuk, destansı bir yıldızlararası yolculuğuna dönüşmekle kalmıyor. Aynı zamanda kendini ve gücünü keşfetmenin de yolculuğu oluyor.

İLGİNÇ BİR SÜPER KAHRAMAN HİKAYESİ

Film, kendini bilmenin, köklerini korumanın ve umudunu kaybetmemenin insanı güçlü kıldığını anlatıyor. Supergirl’ü yani Kara’yı güçlü yanlarının yanı sıra, kırılgan yanlarını da ele alan bu film, süper kahraman filmlerinde az rastladığımız nitelikte. Ben kendi adıma filmin anlatımını, hikayesini epey bir sevdim desem yalan olmaz. Çünkü, karşımızdaki Supergirl, doğuştan güçlü, herkese saldıran kişiliğiyle değil. Aksine oldukça kırılgan, kendini soyutlamış, umursamaz haliyle görüyoruz başlangıçta. Sonrasında da köpeğinin intikamını almak için tehlikeli bir yolculuğa yola çıkıyor. Ama bu yolculuk, öylesine bir intikam yolculuğu değil sadece. Aynı zamanda kendi köklerini bilmenin, içindeki gücünü bulmanın ve kendini değişmenin hikayesini anlatmış.

Craig Gillespie da, bu filmi oldukça hareketli, heyecanlı ama bir o kadar da eğlenceli çekmiş. Gillespie’nın yönetmenliğini bu filmde epey beğendim. Zaten I, Tonya ve Cruella filmleriyle kadın ruhundan anlamaya çalışan Gillespie, bu filmde dersine iyi çalışmış.

Dolayısıyla kendi adıma böylesine ilginç bir süper kahraman filmi seyredeceğimizi beklemiyordum. Epey bir enteresan oldu benim için.

GÜMBÜR GÜMBÜR GÖRSELLİĞİ VE EĞLENCELİ ŞARKILAR

Görselliğin çok da özel bir tarafı yok gibi. IMAX için çekilmiş sahnelerde oldukça gümbür gümbür, kıpır kıpır bir deneyim söz konusu. Peki, drama bölümlerinde nasıl bir izlenim yaratıyor? Burada Rob Hardy’nin scope görselliği, filmdeki karakterlerini en ince ayrıntısına kadar tanımamızı sağlıyor. Bu da senaryosu kadar görselliğinin de iyi olabildiğini bize gösteriyor.
Ses kullanımından çok müzikleri akılda kalıcı. François Hardy’den Le Temps De L’amour, Rilo Kiley’den Silver Lining, The Liminanas’tan (I’ve Got) Trouble In Mind ve bu film için hazırlanmış LE SSERAFIM’den Celebration. Hepsi gümbür gümbür, hepsi yüreğinizi yakıyor, hepsi de aklınızın başından alıyor. Kullanılmamalı dediğim bir müzik var mı desem, yok derim.

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

İYİ OYUNCULUKLARI VAR

House of the Dragon ve Sirens dizilerinin de oyuncusu Milly Alcock, son derece özgür ruhlu bir şekilde oynamış. Onun dışında henüz 15 yaşında olan Eve Ridley, Jason Momoa ve uzun zamanda perdede rastlamadığımız Matthias Schoenaerts’in performansları da görülmeye değer. Sebebini söylemem gerekirse, Jason Momoa, Fast & Furious 10 (Louis Letterier, 2023) filminden bu yana epey sağlam bir karakter oyuncusuna dönüştü ve bu filmdeki en asabi ve güçlü kişiliği olan Lobo karakterine de oldukça iyi hayat vermiş. Matthias Schoenaerts ise yüzüyle, mimikleriyle filmin kötü karakteri Krem’e cast açısından epey uygun, ki ben filmde onu seyrederken de nefret ettim.

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

SONUÇ

Uzun lafın kısası, bu filmin aksiyonu da iyi, görselliği de iyi, senaryosu da iyi. Fazla derinliği yok, klasik bir kendini bulma hikayesi ama IMAX perdesinde dudak uçuklatan görselliğine, iyi aksiyona ve iyi şarkılara sahip. Mükemmel mi? Değil ama iyi mi? Evet iyi. O yüzden süper kahraman filmlerini seven dostlarımız bu filmi gönül rahatlığıyla seyredebilir.

Puan: 7,5/10

Supergirl: Kendin Ol, Gücünü Keşfet

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...