Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc: Mutluluk Geçici, Acı Kalıcı
Chainsaw Man geçtiğimiz yılın belki de en aksiyonlu ve aynı zamanda bana bazı duyguları en içten şekilde yaşatan anime filmiydi diyebilirim. 2022’de ilk sezonuyla izleyici karşısına çıkan Chainsaw Man, takipçi kitlesini oldukça olumlu etkilemiş olacak ki 2025’te yayımlanan Chainsaw Man – The Movie filmi ile büyük bir coşkuyla karşılandı. Ancak sinema çıkışlarında gördüğümüz yüz ifadeleri genellikle hüzünlüydü. Tatsuki Fujimoto’nun 2018 Aralık ayından bu yana yayımlanan mangasından uyarlanan film, hem acıyı hem de sevinci izleyiciye son derece içten bir şekilde yaşatıyor.
Bana en basit tabiriyle “kafasında testere çıkan bir çocuğun animesi var, izle” denseydi, büyük ihtimalle ilgilenmezdim. Bu da aslında kitabı kapağına göre yargılamaktan başka bir şey değil. Altında yatan hikâyeyi bilmeden peşin hüküm vermemek gerekiyor. Chainsaw Man’in ilk sezonunu bir günde bitirmiştim. Hikâye anlatımı ve Denji’nin gözünden izlediğimiz dünya o kadar iyi kurulmuş ki kendimizi onun yerine koymadan bu hikâyeyi duygusal olarak tam anlamıyla yaşamak mümkün olmuyor.
Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc’ı izlemeden önce, 2022’de yayımlanan ve bu hikâyenin başlangıcı olan 12 bölümlük anime dizisini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Aksi hâlde film sırasında Denji ve diğer karakterlerle ilgili kafanızda pek çok soru işareti oluşacaktır. Bunun yanında Denji’nin çocukluğunu anlatan iki bölümlük bir OVA da mevcut. Bundan sonra yazacaklarım, izlemeyenlerin de anlayabilmesi için hem diziyi hem de başlıkta da belirttiğim gibi filmi kapsayan bir inceleme olacak.
MAPPA stüdyosunun hem anime dizisinde hem de filmde oldukça başarılı bir iş çıkardığını düşünüyorum. Diziyle filmi yan yana koyduğumuzda iki farklı çizim tarzı göze çarpıyor. Bunun sebebi, Japon hayranların manga ile dizideki çizim tarzının uyuşmadığı yönündeki eleştirileri. MAPPA da filmde daha güvenli bir yol izleyerek manganın çizim tarzına daha yakın bir estetik tercih etmiş. Bana kalırsa iki tarzın da birbirine üstünlüğü yok; sadece hitap ettikleri kitleler farklı. Manga ile aynı çizgide ilerlemeleri ise oldukça doğal bir tercih.

Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc: Mutluluk Geçici, Acı Kalıcı
Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc, aslında dizinin devamındaki süreci anlatıyor. Şeytan avcısı olarak çalışan Denji, Aki, Power ve diğer avcılar; bir yandan Silah Şeytanı’nın izini sürerken yıllar önce yaşanan büyük yıkımın ardındaki gerçeklerle yüzleşmeye devam ediyor. Bu süreçte Denji’nin hayatına beklenmedik bir şekilde giren Reze (Bomba İblisi), Denji’nin hem duygusal dünyasını hem de sadakat duygusunu derinden etkiliyor. Masum görünen bir karşılaşma, çok geçmeden ölümcül bir oyuna dönüşürken film; sevgi, ihanet ve kimlik temalarını yüksek tempolu aksiyonla birleştirerek Denji’nin karakter gelişiminde önemli bir kırılma noktası sunuyor.
Denji’nin Reze’ye karşı hissettikleri, aslında hayatında yeni bir sayfanın açılmasına da neden oluyor. Çünkü bugüne kadar hep görev, sorumluluk ve emirlerle şekillenen hayatında ilk kez kendi duygularıyla hareket etmeye başlıyor. Yaşayamadığı çocukluğunun temelinde; anne ve babasının olmayışı ve babasının yakuzalara olan borcunu ödemek için verdiği hayatta kalma mücadelesi yatıyor. Çocukluğuna indiğimizde bunu daha net görüyoruz: Yiyecek bulamaması, çöpten beslenmesi, yılbaşı gecesi un, su ve şekeri karıştırarak bunun pasta olduğunu hayal etmesi ve filmde de gördüğümüz gibi çiçek yemesi… Çiçek yemek, Denji’nin açlığını bastırmak için çocukluğunda geliştirdiği bir alışkanlık ve bu konuda o kadar deneyimli ki hangi çiçeklerin yenilebilir olduğunu bile biliyor.

Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc: Mutluluk Geçici, Acı Kalıcı
Reze’nin de aslında bir çocukluk yaşadığını söylemek zor. O da Denji’ye oldukça benzer bir geçmişe sahip. Küçük yaşlardan itibaren Sovyet ordusuna katılmış bir asker. Kishibe’nin anlattığı hikâye bunu çok net özetliyor:
“Sovyetler Birliği’nde annelerin çocuklarını korkutmak için anlattığı bir hikâye vardır. Ordunun mühimmat deposunda gizli bir oda olduğu ve bu odanın ebeveynleri olmayan çocuklarla dolu olduğu söylenir. Bu çocuklar özgür değildir, insan gibi muamele görmez ve ölene kadar deneylerde kullanılırlar… Bu sadece bir hikâye sanılıyordu ama gizli odanın gerçekten var olduğu ortaya çıktı. Reze de o çocuklardan biriydi.”
Bu noktada, benzer hayatlar yaşamış iki karakterin birbirini anlamasının neden bu kadar kolay olduğunu daha iyi kavrıyoruz.
Denji’nin normal bir hayata duyduğu özlemi Reze’de de görmek mümkün. Hayatının neredeyse tamamı deneylerle geçmiş olan Reze, aslında sıradan bir yaşamı arzulayan bir karakter. Bunu filmde söylediği şarkıda açıkça hissediyoruz. Hatta yürüyüş biçimi bile bunu yansıtıyor: Askerî bir disiplinle, ritim tutarak yürüyor. Ancak filmin sonunda bu ritmin bozulduğunu görüyoruz. Çünkü Reze, Denji ile birlikte kaçabileceğine ve hayalini kurduğu o normal hayata ulaşabileceğine inanıyor. Fakat bu evren, umutların gerçekleşmesi için fazla acımasız.

Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc: Mutluluk Geçici, Acı Kalıcı
Denji’nin partneri Power, bazı sebeplerden dolayı bu filmde onun yanında yer alamıyor; yerine Beam karakteriyle karşılaşıyoruz. Aki için de benzer bir değişim söz konusu. Dizide partnerini kaybetmişti ve bu filmde Melek İblisi, onun yeni partneri olarak karşımıza çıkıyor. Başlarda uyumsuz olsalar da zamanla daha dengeli bir ikili hâline geliyorlar. Angel’ın gücü, eliyle dokunduğu herkesin yaşam süresini azaltmak ve bu kişiler tamamen öldüğünde onları bir silaha dönüştürmek üzerine kurulu. Hatta Aki’nin sırtında taşıdığı ve Lanet İblisi’ne bağlı olan kılıç da Angel’ın yaptığı silahlardan biri.
Angel (Melek İblisi)’ın hikâyesi de oldukça tuhaf. Bir köyde yaşayan Angel, tüm köy halkını öldürerek (ismindeki tezatlığı buradan da anlayabilirsiniz) onları çeşitli silahlara dönüştürmüş ve bu olaydan sonra İblis Avcıları’na katılmıştır. Tabii ki bu durum, Makima’nın zoruyla gerçekleşmiştir; tıpkı Denji ve diğerleriyle yaptığı anlaşmalarda olduğu gibi. Bu arada Angel, Kishibe’den sonraki en güçlü İblis Avcısıdır (detay oldu ama olsun 🙂).
Filmde geçen bir diğer önemli unsur ise “köy faresi ve şehir faresi” metaforu. Bence bu metafor, karakterlerin yaptığı seçimleri ve bu seçimlerin bedellerini oldukça net bir şekilde açıklıyor. Temelde köy faresi sade ama güvenli bir hayatı temsil ederken, şehir faresi bolluk, güç ve ihtişam uğruna sürekli tehlikenin içinde yaşamayı kabul edenleri simgeler. Bu hikâye, aslında Chainsaw Man evrenindeki karakterlerin çoğunun önüne konan bir seçimdir. Hatta çoğu karakter, farklı sebeplerden dolayı şehir faresi olmak zorunda bırakılır. Güvenli ama sıradan bir hayat mı, yoksa tehlikeli ama anlamlı görünen bir amaç mı?
Siz hangi taraftasınız?
Makima’ya geldiğimizde ise… Bu film, Makima’nın ne kadar rahatsız edici derecede güçlü ve kontrolcü olduğunu bir kez daha hissettiriyor. Fiziksel olarak sahnelerde çok yer almasa bile varlığı film boyunca hissediliyor. Özellikle filmin başlarındaki Denji ile olan sinema randevusunda, Makima’nın gösterebildiği nadir duygu kırıntılarını görüyoruz. Normalde ne hissettiğini yüzünden ya da davranışlarından anlayamadığımız bir karakter.
Gelelim filmin en güzel taraflarından biri olan müziklere. Açıkçası filmin müziklerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Chainsaw Man evreni, ilk sezondan itibaren müzik kullanımında oldukça cesur bir yapıya sahipti ve bu filmde de aynı yaklaşım sürüyor. Aksiyon sahnelerinde kullanılan sert ve tempolu parçalar kaosu hissettirirken, Denji ve Reze’nin birlikte olduğu sakin anlarda kullanılan müzikler hikâyenin melankolik tarafını güçlendiriyor. Kensuke Ushio’nun film için hazırladığı albüm kapağında da çok güzel bir detay gizli: Çizgiler birleştirildiğinde iki farklı sahne ortaya çıkıyor. Biri Denji’nin Reze’yi son gördüğü kumsal, diğeri ise Reze’nin Denji’yi son kez gördüğü kafenin yolu. Bu da bize iki karakterin gözünden bir veda sunuyor.

Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc: Albüm Kapağının İkiye Bölünmüş Hali
Animasyon tarafında ise MAPPA’nın neden sektörde bu kadar övgü aldığını bir kez daha görüyoruz. Aksiyon sahneleri son derece akıcı, kamera açıları dinamik ve çarpışmaların ağırlığı seyirciye geçiyor. Özellikle Reze’nin Bomba İblisi formuna geçtiği sahnelerde patlamaların ölçeği ve yıkım hissi oldukça etkileyici. Filmde manganın çizim tarzına daha yakın bir estetik tercih edilmesi, Fujimoto’nun karanlık ve acımasız dünyasını görsel olarak daha güçlü hissettiriyor.
Genel olarak toparlamak gerekirse, Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc yalnızca yüksek tempolu bir aksiyon filmi değil; travma, özlem, sevgi ve kayıp üzerine kurulmuş sert bir hikâye anlatıyor. Denji ve Reze üzerinden, çocukluklarını yaşayamamış iki insanın kısa süreli de olsa aynı hayali paylaşma çabasını izliyoruz. Ancak bu evrende mutluluk genellikle geçici, acı ise kalıcı. Film bittiğinde geriye kalan his tam olarak şu oluyor:
“Bir ihtimal vardı ama bu dünya o ihtimale izin vermedi.”
Bir başka yazımda görüşmek üzere…