Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Top Gun Maverick: Yılların Ardından

Top Gun Maverick: Yılların Ardından

Yazar: Ecenur Özdilli

Top Gun Maverick: Yılların Ardından

Yönetmenliğini Joseph Kosinski’nin yaptığı Top Gun: Maverick sonunda vizyonda! Top Gun’ın ilk filmi 1986 yılında yapılmıştı. Aradan 36 yıl geçmesine rağmen hiçbir şekilde o sıcaklığını asla kaybetmemiş. Filme girmeden, önceden izleyen herkes beklediklerinden daha güzel olduğunu söylüyordu bu yüzden ben de filme çok büyük bir beklentiyle gittim. Hollywood filmlerinde genellikle devam filmleri, ilk filmin yerini tutmaz ve ilkini aratır. Bence bu durum Top Gun’da tam tersiydi. Tabii ki ilk filminin yeri çok ayrı ama bu film bambaşka bir seviye olmuş. Senaryo açısından, yılların geçmesinin ardından gelen ikinci film ile beklentiyi üst düzeyde tutup muhteşem bir iş ortaya çıkartılmış. İlk filmin yıllar önce yapılmış olması ve aradan geçen 36 yılın sonunda karakterin abartısız, tam da onun yaşayacağı hayat düzeyinde olması, seyirciye Top Gun evreninin gerçekmiş gibi yansıtılmasını destekliyor.

Filmde, ilk filme atıfta bulunmalar ve üstü kapalı bahsetmeler en çok hoşuma giden detaylardan birisiydi. Mesela bir örnek verecek olursam, Maverick’in 1986 yılında motor ile pistte jetler ile yarıştığı yerde açısına kadar aynı çekimler kullanılmış, izlerken kendimi ilk filmi izliyor gibi hissettim. Filmde saçma bulduğum bir konu vardı onun dışında bence her şey mükemmeldi. Bu konu, Penny karakterinin daha önce gözükmeden ve açıklanmadan hikâyeye sokulmasıydı. İlk film Maverick’in sevgilisi Charlotte Blackwood ile bitmişti. Penny karakterinin, seyirci tanıyormuşçasına birden hikâyeye dahil edilmesi bana saçma geldi. Bradley ve Hangman karakterleri için 1986’nın Iceman ile Maverick’i diyebilirim. Hangman, Iceman gibi kibirli ve küçümseyici bir karakterken Bradley tam tersine insanlara karşı samimi ve güvenilir. Zıt yönleriyle anlaşamayan bu karakterler de aynı Iceman ve Maverick’te olduğu gibi hayatları söz konusunu olduğunda, iş hırsı işin içinden çıkıyor. Filmin sonunda bu iki karakteri ilk filmdeki Iceman ve Maverick’in birbirilerine sarıldığı gibi gördük, ikisinin hikâyesinin de yıllar sonra Iceman ile Maverick gibi olacağına inanıyorum.

Filmin teknik özelliklerinden bahsedecek olursam, filmde görünmez kurgu kullanılmış. Görünmez kurgu, genellikle Hollywood sinemalarında seyircinin filme bağlanması ve filmden kopmaması için kullanılıyor. Bu sayede izlerken de kendimizi filmin içerisinde karakterler ile özdeşleşmiş bir şekilde buluyoruz. Filmin çekimlerinde greenscreen çekimi kullanılmadığı çok belliydi. Zaten başrolünde aksiyon sahneleri için yaratılmış Tom Cruise’un olduğu bir filmde greenscreen kullanmak neredeyse imkânsız. Uçak sahneleri için tüm oyuncular özel jetlerle eğitim almış. G kuvvetinin uygulandığı çekimlerde, oyuncuların hepsinin suratından o anı yaşadıkları net bir şekilde anlaşılıyor. Oyunculuklar genel olarak başarılıydı, karakterleri ile özdeşleşmiş ve ekrana uyum içerisinde yansıtılmışlar. Savaş uçaklarını kullanmak her oyuncunun yapabileceği bir şey değil ve çok büyük bir cesaret işi bence. Oyuncular uçağın içindeyken alınan yakın planlardan, uçakların genel planlarına kadar tüm çekimler harikaydı.

Bir daha havacılık ile ilgili bu kadar donanımlı ve başarılı bir filmin gelme ihtimali bence çok az. Joseph Kosinski’nin Top Gun: Maverick sayesinde, kendi gişe rekorunu kırması ile ilk filminin ve tüm havacılık filmlerinin zirvesinin Top Gun: Maverick olduğunu düşünüyorum. Böylesine bir başyapıta yaşadığım dönemde denk gelmek ve vizyona girdiği an sinemada izlemek anlatamayacağım kadar mutlu eden bir duygu. Hâlâ vizyondayken bu efsaneyi kaçırmamanızı öneriyorum. 🙂

Top Gun Maverick: Yılların Ardından

Bunlar da ilginizi çekebilir

1 Yorum:

Avatar
vinna 02/06/2022 - 19:06

elinize sağlık harika bir yazı, bir solukta okudum 👏🏻👏🏻

Yanıtla

Yorum Yap