Toaster: Küresel Isınmalı Cimrilik
Cimriliğe yeni boyutlar katan birini uzun zamandır görmemiştim açıkçası. Başrolümüz Ramakant tam da öyle bir insan. 15 Nisan’da Netflix platformunda yayınlanan Toaster, konusu itibarıyla ilgi çekici olsa da izlerken “Ne zaman bitecek?” diye aralarda kalan süresini kontrol ettiğim bir film oldu benim için. Biraz sıkıldım. Çünkü süresi itibarıyla da biraz uzunca bir film, 2 saat 5 dakika.
Başrollerini Bollywood dünyasının tanıdık simaları, hatta ünlü simaları oluşturuyor desek yerinde olur. Büyük cimrimiz ve bunu bir hastalık olarak tabir eden başrolümüz Ramakant rolüyle Raj Kumar Yadav’ı izliyoruz. Bu ismi telaffuz edince Bollywood dünyasındaki komedi filmleri aklıma geliyor daha çok (benim için bu şekilde en azından). Diğer yandan Ramakant’ın karısı rolünde Sanya Malhotra’yı görüyoruz. Daha önce bu ikiliyi başka yapımlarda da izleyenler olmuştur. Bunlardan biri de HIT: The First Case filmi. Yan rollerde ise Archana Puran Singh ve Abhishek Banerjee gibi isimleri görüyoruz.

Toaster: Küresel Isınmalı Cimrilik
Filmin Konusu ve Oyunculuklar
Toaster, bir insanda var olabilecek cimrilik seviyesinin ne kadar uçlarda yaşanabileceğini ve bunun sonucunda insanın başına neler gelebileceğini bizlere anlatıyor. Bunu söylemişken gerçekten her şeyin fazlası zarardır bir yerde. Aklınızda bulunsun. 🙂 Konusuna gelecek olursak; Ramakant, kendi tabiriyle kendisinde olan bu cimrilik hastalığı yüzünden çok da mustarip olmayan sıradan bir adamdır. Tüm hayatını bu hastalık (kendi tabiriyle) üzerine yaşayan ve her anlamda her şeyden bir şeyler kısmaya, kazanmaya çalışan bir birey ve yine kendi söylemiyle bunu babasından miras almış. Başlıkta da verdiğim gibi bu cimrilik düşüncesine küresel ısınma da dâhil. Bunu bile masraflarının azalmasına bağlayan biri, gerisini siz düşünün. Bir yakınlarının düğünü için tebrik hediyesi olarak ekmek kızartma makinesi almaya karar verdiklerinde (karısının zoruyla tabii, ona kalsa koca bir kutuda bir parfüm tester’ı hediye edecek) hayatı değişmeye başlayacaktır.
Yakınlarının düğünü de bir aldatmaya kurban gidince verilen hediyeler bir çocuk esirgeme kurumuna bağışlanıyor ve Ramakant’ın tek derdi, hediye olarak verdiği ekmek kızartma makinesini geri alıp iade ederek parasını kurtarmak. Gelin görün ki cimriliğin başa açabileceği en kötü durumlardan biri olan bir cinayete karışmasıyla hayatı bir süreliğine de olsa değişecektir. Gerçekten sadece bir süreliğine bu arada. Bu cinayeti çözmek ve kendi üzerindeki kanıtları ortadan kaldırmak için çeşitli güçlüklerle -bu güçlüklerden en büyüğü de karşı komşusu Bayan Pherwani 🙂- uğraşmak zorunda kalır. Karşı komşusu Bayan Pherwani, Ramakant’ın gizli sapığı ve o geceki kazara cinayeti kayda alan kişi bu arada. Bu ve bundan sonraki olayların da başkahramanı, evet doğru bildiniz: “Ekmek Kızartma Makinesi”.
Gerçek sevgi bir insanı olduğu gibi kabul etmektir derler ya, Ramakant’ın karısı gerçekten kocasına karşı gerçek bir sevgiyle bağlı, yoksa bu şekilde bir adamla ömür geçmez yani. Tabii burada şu detayı da vermek lazım; Ramakant da karısına karşı nazik ve özverili bir birey. Bir yerde her şey karşılıklı yani. Karşıdaki insanı olduğu gibi kabul etmek deyince aklıma gelecek olan isimlerden biri olacak kendisi.

Toaster: Küresel Isınmalı Cimrilik
Oyunculuklara gelecek olursak; genel anlamda çiğ bir oyunculuk sezmesem de filmin kategorisinden kaynaklı da olabilir -kara komedi, gerilim- ben açıkçası oyuncuların vermeye çalıştığı o gerilim ya da kara komedi duygusunu alamadım. Yer yer yüzümde bir gülümseme belirse de hem konunun yüzeyselliği hem de oyuncuların her duyguya tam anlamıyla girememesi, yüzeysel bir film izlememe neden oldu demek benim için doğru olacaktır. Mesela gerilim diyor ancak filmin hiçbir kısmında “Aman Tanrım ne yapacaklar, ne olacak?” havasına giremiyorsunuz maalesef.
Bazı Filmler Müzikle Kurtarılabilir ama Hepsi Değil
Toaster filmindeki başrole bir tema müziği seçilmiş ve yer yer kullanılmış. Bu açıkçası hoşuma giden bir ayrıntı ancak bazı Bollywood filmlerinde olduğu gibi müziği sırf olması için katıyorlarsa bu bir anlam ifade etmiyor. Müzik kullanımlarını, aynı zamanda beliren hâl ve durumlarla pek uyumlu ve akışta bulmadığım için pek sevemedim. Müzikle birlikte bile kara komediyi ya da gerilim duygusunu filme katamamışlar açıkçası.

Toaster
Sonuç
Bollywood filmlerini severim açıkçası ancak anlamlı olmalı ve bir amaca ya da ana fikre hizmet etmeli benim için. Bu filmde bir ana fikir varsa da karakterin sondaki davranışlarından bu amaca ne kadar hizmet ettiğini anlamak güç değil. Başroldeki kişinin bu olaylar sonrasında normal hayatına devam etmesi ve önceki yaşantısından pek bir ders çıkaramaması büyük bir kayıp. Bu arada bu film özelinde konuşmak gerekirse, bazı kısımlarda mantık aramamak daha uygun olabilir. Herkesin iyiliği için 🙂. Ben izlerken biraz sıkıldım ve ne zaman bitecek diye merak ettim. Ancak cimrilik gibi konular ilginizi çekiyorsa bir şans verebilirsiniz. “İzleyelim mi?” diye sorarsanız, zamanınızı daha iyi değerlendirin derim.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…
Toaster: Küresel Isınmalı Cimrilik