Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Interceptor: Nükleer Felaketi Önleyebilir Misin?

Interceptor: Nükleer Felaketi Önleyebilir Misin?

Yazar: Enis Derdimentoğlu

Interceptor: Nükleer Felaketi Önleyebilir Misin?

Interceptor ABD-Avustralya ortak yapımı bir aksiyon-gerilim filmi. “Önleyici” anlamına gelen filmin adından bile aksiyonun ve gerilimin tavan yapacağını anlamak mümkün. Matthew Reilly’in yönetmen koltuğunda olduğu, Hızlı ve Öfkeli 5’te herkesin tanıdığı Elsa Pataky’in başrolde olduğu yapım; olası bir nükleer saldırıyı önlemek için kurulan iki ABD üssünün nükleer teröristlerce saldırıya uğraması, Rusya’dan çalınan nükleer füzelerle bütün ABD’nin tehdit edilmesi ve ayakta kalan son tesisin ne pahasına olursa olsun savunulmasını konu ediniyor. Film, aksiyon-gerilim türünde olmasına rağmen eğer Extraction filmini izlediyseniz size tanıdık gelen küçük esprileri fark edebilirsiniz. Çünkü filmin baş yapımcısı Sevgili Thor’umuz ve Elsa Pataky’nin eşi Chris Hemsworth.P

Film, aksiyona çok hızlı bir şekilde giriş yapıyor ve bu sizi ilk başta şaşırtsa da dakikalar geçtikçe siz de aksiyona dahil oluyorsunuz. Nükleer teröristlerce yıldırım hızında yapılan saldırının ilk dalgasından kurtulan Yüzbaşı JJ Collins ve iki acemi askerin kendilerini ele geçirilmesi nükleer saldırı için şart olan komuta odasına kilitlemesi ile aksiyonun yanında gerilim de başlıyor. Film boyunca karşılıklı hamlelerin yapıldığı ve satranç oynar gibi yine karşılıklı planların suya düşürüldüğü hikâyede nihai final dövüşüne kadar bir sinir harbi izliyoruz ki bu da heyecanımızı ve merakımızı diri tutuyor. Gerilim filmin ortasında öyle şiddetli bir hale geliyor ki sürekli geri sayım görmekten kendimizi JJ Collins kadar hatta bir bölümde ABD Başkanı kadar çaresiz hissediyoruz. Çünkü bütün bu nükleer tehdit bütün Amerikalılara canlı yayınlanıyor.

Filmin geneline bakacak olursak hikâye sadece klasik bir aksiyon filmi değil. Kadın-erkek eşitsizliği, ırkçılık, göçmen karşıtlığı, hükûmet eleştirisi gibi konulara da değinmekten ve bunları bize net ve vurucu bir şekilde yüzümüze vurmaktan geri kalmıyor. Elsa Pataky’nin hayat verdiği JJ Collins’i erkek egemen ordunun içinde her zaman ayakta kalmaya çalışan güçlü bir kadın ve ABD’yi kurtarmak bu güçlü kadının ellerinde. Elsa Pataky her zaman aksiyon filmlerinde rol alsa da hiç bir zaman kavganın içindeki esas karakter değildi fakat bu filmde Pataky’i bütün aksiyonun merkezindeki kişi olarak gayet başarılı buldum. Aksiyon sahneleri uzun ve sıkıcı değil, sadece görsellik olsun diye havalı hareketlerden uzak bir dövüş koreografisi tercih edilmiş ve bu da size gerçek bir sokak kavgası tadı veriyor ki bu benim her zaman filmlerde görmek istediğim gerçekçiliği bana hissettirdi

Film tek bir mekana odaklı ilerlemesine rağmen bizi boğmuyor ve sürekli farklı açılardan mekanın bize gösterilmesi zenginlik katıyor. Yapımda daha çok koyu tonlarda bir renk paleti kullanılsa da ışık efektleri ve bize yansıtılması da canlılık katıyor. Hikâyenin işlenmesi klasik bir tonda, neredeyse sonunu tahmin edebilecek kadar klasik fakat hikâyeyi işleyiş tarzı ve problemlere yaklaşım, uygulanan çözüm yolları alışılmış aksiyon-gerilim filmlerinden daha farklı. Bu sayede de hikâyeyi takip etmeye devam edecek gücü ve motivasyonu izlerken kendimizde buluyoruz.

Filmde müzikler daha çok ortama, aksiyona ve duygulara yönelik arka fon olarak kullanılıyor, sokak kavgası tarzında bir sahne izlerken bizi iyiden iyiye moda sokuyor. Sonuç olarak klasik ve sevilen bir hikâyeyi farklı yollarla, farklı mesajlarla bize sunan sevgili Thor’umuzun ve sevgili eşinin işbirliği yaptığı Interceptor, iyi vakit geçireceğiniz ve yerinde bir yapım.

İnterceptor: Nükleer Felaketi Önleyebilir Misin?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap