Lali: Aşktan Toksik İlişkiye Dönüşen Bir Feminist Film
Gün geçmiyor ki İstanbul Film Festivali’nde sizlere bugün bir film daha sunmayayım. Söz konusu yarışma filmleri olunca bu tarz filmleri yazmaya ihtiyaç duyuyorum. Seyrettiğim 3. yarışma filmi ise Lali oluyor.
Yönetmenliğini; kariyerine diziyle başlayan, sonrasında TV filmi derken sinema filmlerine de adım atan, oyunculuktan (hatta Pakistan’ın Hollywood karşılığı Lollywood’un oyuncusu) gelen Sarmad Sultan Khoosat’ın üstlendiği filmin başrollerinde Mamya Shajaffar, Channan Hanif, Rasti Farooq, Farazeh Syed ve Mehar Bano yer alıyor. Zeba’nın, yüzündeki doğum lekesi sebebiyle dışlanan Sajawal ile evlenmesini ve bir süre sonra ikisi arasında toksik bir ilişkiye dönüşen süreci dram, fantastik ve gerilim diliyle anlatan bu film, İstanbul Film Festivali kapsamında görücüye çıkıyor. Unutmadan söyleyelim, bu film Berlin’de gösterilen ilk Pakistan filmi.

Lali: Aşktan Toksik İlişkiye Dönüşen Bir Feminist Film
Evlilikle Başlıyor, Şiddetle Devam Ediyor
Evlenmeye niyetlendiği üç adamı bir şekilde kaybeden “uğursuz gelin” Zeba, yüzünde doğum lekesi olduğu için dışlanan Sajawal ile evleniyor. Bu “mutlu” beraberlik sürerken onları darmadağın edecek bir olay yaşanıyor. Zeba’yı Sajawal ile evlendiren annesi, kısa bir süre sonra vefat ediyor. Bununla birlikte kıskançlık, güvensizlik ve paranoyaya teslim olan çifte; hayaletler, kehanetler, kibir, ebeveynler ve geçmişin gölgeleri huzur vermiyor.
Senaryoyu yorumlamaya geçmeden önce bu filmin adından bahsetmek gerekiyor. Lali, Pencapçada kırmızı anlamına geliyor ve arzunun, şüphenin, aşkın rengi olarak bu filmde kırmızıyı bol bol görüyoruz. Arzuların ve aşkın yerini belli bir sürenin sonunda kıskançlığa, toksik bir ilişkiye ve esarete bıraktığına da bu şekilde şahit oluyoruz. Zaman içinde dram türünden fantastik türe, fantastik türden de korku türüne dönüşümüyle filmin rengi de değişiyor. Ancak bunlar da Pakistan’da yaşayan topluma göre oldukça iyi tasarlanmış. Yer yer sinir bozan sahnelere de sahip olan bu film, sonlara doğru keyifle seyredeceğiniz bir yapım olarak akıllara kazınıyor.
Khoosat, türler arası geçişleri oldukça iyi kurmuş. Dramdan gerilime, gerilimden korkuya uzanan bu film, tam anlamıyla bir feminist film örneği olarak karşımıza çıkıyor. Biraz yalpalanabilen bir durum bu arada. Kendi adıma yorumlarsam bu anlatım tarzını beğenmedim desem yalan olur. Bir Pakistan komedisi ve dramı olarak seyretmeye başladığımız film, bir anda bambaşka ve fantastik bir sosyal gerilime evriliyor.

Lali
Tekniği Filmi Daha da İyileştiriyor
Filmin görsel yönü de bence oldukça iyi duran unsurlardan biri. Çünkü filmde sıkça gördüklerimiz arasında akrep, yılan, kınalar ve çiçekler var. Bunlar hem Pakistan’ın inançlarına yönelik birer mesaj niteliğinde hem de sinemasal açıdan zenginleştirici unsurlardan. Zaten işin içinde 2023’te seyrettiğimiz Joyland filminin yönetmeni Saim Sadiq’in da olması, filmin görsel açıdan seyrini değiştirecek türden bir detay.
Bunun dışında filmin görsel anlatısı; karakterlerin kırgınlıklarını, acılarını, kısacası alt metnini iyi yakalayan yakın ve orta planlardan, uçsuz bucaksız manzaralar eşliğinde çekilen uzak planlardan ve bazı sahnelerde gördüğümüz tepeden açılı kamera çekimlerinden oluşuyor. Hepsinin de filmin hikâyesini besleme konusunda oldukça sağlam bir işlevi var.
Müzikleri konusunda çok fazla melodi barındırmıyor. Ancak film, var olan melodileriyle gerilimi artırmayı başarıyor. Ses tasarımı ise filmdeki müziklerden daha etkileyici. Çünkü filmdeki ses tonları, çevre sesleri, akrep ve yılan sesleri; bu yapımı bu kadar iyi kılan unsurların başında geliyor.
Oyunculuklar Güçlü
Oyunculuklarda ise güçlü olanlar da var, bazı iyi olmayanlar da. Örnek olarak Mamya Shajaffar’ı verebiliriz. YouTube’da fenomen olmuş, 2024’te Crossroads ile sinemaya adım atmış -ki zannediyorum bu kendisinin 3. filmi- ancak kendisini daha fazla geliştirmesi gerekiyor. Mamya Shajaffar ne çok iyi oynamış ne de kötü oynamış. Yani ikisinin ortasında yer alıyor ki başrol olduğu için bunu kısmen eksi hanesine yazabiliriz; zira rolüne sadık kalmasına kalmış da kendinden bir şeyler katamadığını hissettim.
Aslen şarkıcı olan Channan Hanif bir tık daha iyi oynamış; çünkü o dışlanmışlığı, yüzünden dışarıya vuran acı izlerini gösterme konusunda hakkını vererek oynamış. Asıl rüzgârı estiren, filmin belki de yarım akıllı karakteri Bholi’yi oynayan Rasti Farooq’a (ki Joyland filminde de oynamış) bayıldım. Konuşamasa da duygularıyla, ses tonuyla ve gözleriyle yaşananları anlatmayı başarmış. Ben sevdim mesela. Aslen resim sanatıyla uğraşan Farazeh Syed de kısa süre görünmesine rağmen akılda kalan oyunculardan.

Lali: Aşktan Toksik İlişkiye Dönüşen Bir Feminist Film
Son Yorum
Uzun lafın kısası Lali; eril zihniyetin ve görücü usulü evliliklerin mesken tuttuğu Pakistan’da esareti ve kişinin kendi iplerini eline almasını çok güçlü anlatıyor. Ana akım sinema seven insanlar bile bu filmi kısmen de olsa seveceklerdir. Ben bu filmi özellikle kadınlara tavsiye ediyorum; mutlak suretle seyrediniz.
Lali: Aşktan Toksik İlişkiye Dönüşen Bir Feminist Film