Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Luckiest Girl Alive: Şans Mı, Hırs Mı?

Luckiest Girl Alive: Şans Mı, Hırs Mı?

Yazar: Nisa Nur Gönültaş

Luckiest Girl Alive: Şans Mı, Hırs Mı? 

Luckiest Girl Alive, Jessica Knoll’un aynı adlı 2015 romanına dayanan senaryosundan Mike Barker tarafından yönetilen gizemli gerilim filmi 7 Ekim 2022 tarihi ile Netflix kütüphanesine eklendi.  Filmde ‘Yaşayan En Şanslı Kızımız Ani’yi’ Friend With Benefits, Black Swan gibi ikonikleşmiş filmlerden tanıdığımız Mila Kunis hayat veriyor; Ani’nin gençliğini ise Cruel Summer, Fear Street gençlik gerilim tarzı filmlerle şu sıralar sükse yapan Chiara Aurelia canlandırıyor. 

Filmin fragmanı ve ilk giriş kısımlarına göz atınca hemen hemen çoğumuzun kafasında ufaktan bir senaryo akışı oluşur fakat bu film bize o senaryonun aslında arka planını gösterdi. Ben fragmanı ilk izlediğimde evet şanslı bi kadın; zengin, güzel bir kadın, soylu biri ile evleniyor, hayatı tamamen hepimizin özendiği Instagram hayatlarından sonrasında ise belki başına gelen ard arda şanssızlıklar belki de bu düzenin bozulması aslında karakterin kendi kendini sabote ederek bu hayatı mahvetmesi gibi gibi senaryolar aklımda canlanmıştı fakat film işte tam burada bir ters köşe yapıyor. Bize, bu mükemmel ve bir o kadar sahte hayatın temellerini anlatıyor. Günümüz dünyası için bence dikkat çekilmesi gereken güzel konulara başvurulmuş. Filmde bu mükemmel hayata sahip olan, dışarıya sürekli başarılıyım,  mutluyum, hayatımda her şey çok güzel gidiyor diye maske takan Ani’nin iç dünyasına giriyoruz. Aslında o maskeyi takmanın ne kadar yorucu, zor olduğunu, neden bu maskeyi takma ihtiyacı hissettiğini  görüyoruz. Film, gizemli gerilim kategorisinde yer alsa da bence insan psikolojisini çok iyi işliyor. Yaşanan travmaların hayatımıza nasıl yön verdiği, bu travmaları bastırsak bile ilerde tekrar gün yüzüne çıkmaları gibi gibi… 

Kendinden nefret eden dergi yazarı Ani, “Yaşayan En Şanslı Kızolmak için bir üçlü statü sembolü oluşturuyor: Prestijli bir eğitimburslarla edinilmiş-, ince bir vücutyeme bozukluğu yoluyla edinilmiş- ve lüks bir nişanlı –duygusal bastırma yoluyla edinilmiş-.  Luke Harrison IV ile evlenerek, Tifani FaNelli’nin artık bir  Harrison olarak bu oluşturduğu en şanslı kız basamaklarının dört adımını tamamlamış olacak ve kendi kafasında oluşturduğu o yeni kimliğe tamamen bürünmüş olacak; Tifani’yi bir kenara bırakıp Ani olarak hayatına devam edecekti. Fakat tam geçmişi bir kenara bırakacakken eskiden okulunda yaşanan terör saldırısıyla ilgili belgesel yapmak isteyen Aaron Wickersham’ın belgeselde Ani’nin prestijli Brentley Okulu’na devam ederken meydana gelen okul saldırısı hakkında yine zorlu sorular soruyor ve orada yaşadığı cinsel saldırıyla ilgili anıları geri getiriyor. Ani’nin aslında kendisine bu üç statü sembolünü oluşturmasının sebebi bu. Zamanında annesine olan korkusundan toplu tecavüze uğradığında şikayetçi olamıyor. Daha doğrusu şikayetçi olsa bile altın çocukların başına bir şey gelmeyeceğini biliyor çünkü ne zaman bir burslu öğrencinin sözü bir zengininkinden önemli oldu; hele ki tecavüzcülerden biri son derece ünlü biri olduysa… Okulda yaşanan terör saldırısında tecavüzcüler arasında tek kurtulan olan Dean Barton, Ani konuşmasın diye direkt bu terör olayında  Ani’nin de parmağı olduğunu söylüyor ve aslında kurbanlardan biri olan Ani bir anda suçluya dönüşüyor insanların gözünde. 

Geçmişteki sahneleriyle bir tık 13 Reasons Why vibeı veren filmin geneli hakkında konuşursak aşırı mükemmel ya da aşırı kötü bir film diyemeyeceğim ben. Konu güzel, çekimler güzel fakat çok fazla dramı bir arada işlemesi olayı karmaşıklaştırmış ve bazı konular havada kalmış. Oyuncu kadrosu gayet iyi bir kadro zaten genelde mağdur genç kız rollerinde oynayan Chiara Aurelia’yı Ani’nin gençliği için seçmek çok mantıklı olmuş çünkü Aurelia’yı hep o şekilde gördüğümüz için bizi direkt o mood’a soktular.  

Ama bence genele bakıldığında orta hallice olan  bu film sadece Netflix filmleri kategorisinde bakıldığında gayet başarılı çünkü maalesef ki uzun zamandır güzel bir Netflix filmi izleyemiyoruz. Hep bir yerde sapıtıyorlar ama bu filmde bunu yapmamışlardı bu yüzden sıkılmadan izletti kendini. 

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim! Bir sonraki yazımda buluşmak dileği ile. 

Luckiest Girl Alive: Şans Mı, Hırs Mı? 

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap