Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleri Locke & Key: Bir Anahtar Efsanesi

Locke & Key: Bir Anahtar Efsanesi

Yazar: Batuhan Kılınç

Locke & Key: Bir Anahtar Efsanesi

3. sezonuna ulaşan ve bu sezonla final yapan Netflix dizisiyle karşınızdayım. Bu diziyi güzel hatırlamak ve arkadaşlarım ‘Yok mu şöyle fantastik güzel bi dizi?’ diye sorduklarında onlara tavsiye edebilmek istiyordum. Bu yüzden 3.sezonun final sezonu olmasına çok sevindim. Çünkü dizi ufaktan kendini tekrar etmeye başlamıştı. Tam sıkmaya başlayacakken akılda soru işareti bırakmayan, her şeyi belirli bir mantık çerçevesine oturtan ve aynı zamanda seyir keyfi de veren bir final sezonuyla güzel bir kapanış yaptılar diye düşünüyorum.

Yeni sezon ortaya bir kar küresi ve yeni bir anahtarın ortaya çıkışıyla birlikte Bode’nin bu kar küresine hapsolmasıyla başlıyor. Duncan Amca ‘Bekarlık canıma tak etti.’ diyerek evleniyor. Düğün sırasında evdeki boşluğu değerlendirmek isteyen Yüzbaşı eve girip anahtarları ceplemeye çalışıyor. Bu arada Bode Boy zaman yolculuğu anahtarını ortaya çıkarıyor. Zaman yolculuğu anahtarını kullanarak babasını görmek isteyen Bode, anahtarı ailesinden almaya çalışırken annesi kafa anahtarını kullanarak anılarıyla dertleşiyor. Dodge, Bode’yi hayalet dünyasına hapsettikten sonra onun bedenine giriyor. Bu arada Yüzbaşı anahtarları ele geçirmek için türlü planlarına devam ediyor. Yüzbaşı tekrar eve saldırdığında Tyler ve Kinsey, kardeşlerini kurtarmaya çalışıyorlar. Yüzbaşı ele geçiremediği son anahtar için Ellie’yi alıkoyuyor. Son anahtarı kapma yarışını kazanan Lockelar Yüzbaşıyı çöplüğüne yolladıktan sonra ‘Hikayeyi bitirmek için yarığı kapatmak lazım, yarığı kapatmak için anahtarlar lazım, anahtarlar yoksa biz niye varız?’ diye düşünüp ufak çaplı varoluşsal sancılarını çektikten sonra anahtarları yarığı kapatmak uğruna feda ediyorlar.

İlk bölümü izlerken geçen 2 sezonu tam hatırlayamadığım için anlamakta zorluk yaşadım ama daha sonra taşlar yerine oturdu. İlk sezona dönüp baktığımda ve yeni izlediğim son sezonu karşılaştırdığımda sonuç benim için gayet tatmin edici. Şöyle ki Tyler, Kinsey, Bode ve Nina karakter gelişimlerini tamamladı, fantastik bir evrene dair mekanlar, eşyalar ve karakterler izleyici ilgisini çekmeyi başardı ve bence en önemlisi iyi bir hikâye izletti.

Oyunculuklar, müzik, ışık, kamera kullanımı vs. hiçbiri beni aşırı derecede rahatsız etmedi. Diziyi oluşturan parçalardan her biri dizinin amacına, anlattığı hikayesine hizmet edecek şekilde kullanılmış bu yüzden izlerken bana özellikle batan bir şey olmadı. Gelelim ufak çaplı eleştirilere. Nina’nın geçen sezondan yarım kalan aşkı bana fazla romantik geldi. İkili arasındaki aşkı gereksiz bir şekilde dramatize ederek ele almışlar. Yine Nina’nın kötü karakterlerle olan karşılaşmaları beni benden alıyor. Bode’nin kar küresine hapsolduğu sahnedeki tavırlarına deli olmamak elde değil gerçekten. Tipten belli kadınların kötü olduğu çocuğu alıp içeri geçsene!

Yüzbaşı ve yanındaki askerlerin muhabbetleri aşırı sıkıcıydı. O kısımları utanarak söylüyorum ki ileri sardım. Karakterlerin zekâ düzeyleri de biraz sıkıntılı bence. Bode çocuk onu anlıyorum ama genç ve yetişkinlerin kötü karakterlerle karşılaşırken verdikleri kararlar, Bode’nin kendinde olmadığını bir türlü fark edememeleri, Duncan Amca’nın zaman yolculuğu anahtarı hakkında bilgi verirken sadece çok tehlikeli olabilir demesi ekran başında saç olmasa da tüy yoldurur cinsten. Yüzbaşı tüm anahtarları elinden düşürmüşken de aptallıklarına sinir oldum. Bak anahtarların hepsini alamayabilirler tamam ama iki kişi oldukları ve kötü adam bir süreliğine saf dışı olduğu için birkaç tane alabilirler. Yine aptalca davranıp diğerlerine hiç dokunmadan aradıkları anahtarı alıp gidiyorlar. Neyse sakinim.

Diğer bir yandan Dodge’ın motivasyonunu öğrenmek, zaman yolculuğu ve yaratılış anahtarıyla tanışmak keyifliydi. Diziye genel puanım 2.5/5.

Okuma zahmetini gösterdiğiniz için saygılarımı sunuyorum.

Locke & Key: Bir Anahtar Efsanesi

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap