Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Jurassic World Dominion: Gerçeklerle Yüzleşme

Jurassic World Dominion: Gerçeklerle Yüzleşme

Yazar: Ecenur Özdilli

Jurassic World Dominion: Gerçeklerle Yüzleşme

10 Haziran’da vizyona giren, yönetmenliğini Colin Trevorrow’un yaptığı Jurassic World serisinin üçüncü filmi, başladığı andan itibaren biraz yavaş ilerlediği için bu filmi ilk film kadar sürükleyici bulmadığımı söyleyerek başlayabilirim. Olay akışı ilk film ile aynı evrelerde ilerliyor fakat bence daha yavaş bir şekilde olduğu için seyirciye hiç akıcı gelmiyor. Bu türde olan filmlerin her zaman aksiyon sahnelerine gelene kadar daha yavaş ilerlemesi çok normal ama bu filmde gereksiz bir yavaşlık söz konusu. Diğer filmlerde olmayıp Jurassic Park serisinin en önemli iki ismini bu filmde görüyor olmamız ve konuk oyuncu gibi olmayıp hikâyenin onlar üzerinden de ilerlemesi bence güzel bir detay olmuş. Filmde aşağıya eklediğim Claire’nin çekiminin 1979 yılında, yönetmenliğini Francis Ford Coppola’nın yaptığı ‘Apocalypse Now’ filminin meşhur çekimine özellikle yapıldığını düşündüğüm gönderme hoşuma gitti. Bu da Claire’nin dinozordan saklandıktan sonra su üzerine çıktığı çekim. Bu çekimin, postmodernizm akımına güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Postmodernizm akımının özgünlük veya yeni bir şey üretme gibi derdi yoktur eskiyi taklit eder, eskiye gönderme yapar.

Filmin teknik özelliklerine gelecek olursam, klasik bir Hollywood sineması filmi. Hollywood sinemasının, sanat sinemasına karşı en belirgin özelliği bir ticari amacı olması. Filmin karakterleri sanat sinemasındaki gibi derin anlamı olan karakterler değil. Klasik bir Hollywood filmi olduğu için daha çok aksiyona ve gerilime önem verilmiş. Zaten serisi olan bir film olduğu için seyirci az çok karakterleri tanıyor diye de hiç üzerinde durulmamış. Çekimlerin çoğunda stüdyo ve greenscreen çekimleri kullanılmış. Bu tarz yapılan çekimlerin birçoğu başarılı olsa da aşırı derecede kötü olup göze batan planlarda mevcut. Mesela örnek verecek olursam ölümcül dinozorun, kadını kovaladığı sahnede kadının karşı balkona atladığı çekimin yapay olduğu çok belli ve bana göre filmin en kötü çekimi buydu. Ailenin evinin orada yaşayan küçük dinozorun yanlarına geldiğinde de efekt ile yapıldığı çok belli oluyor. Tabii ki gerçek dinozor oynatmaları imkânsız ama diğer efektler ile yapılan dinozorlar o evrene ait gibi duruyor ve sırıtmıyor. Bu kadar profesyonel bir ekibin böylesine hataları göz ardı etmesi benim onlara karşı olan bakışımı değiştirdi. Filmin son sahnelerinden birisinde ışık o kadar kötü kullanılmıştı ki seyircinin suratında patlıyordu bu yüzden kimse ekrana bakamadı ve sahneyi izleyemedi. Orada kullanılan ışık yerine daha güzel bir efekt veya başka bir seçenek kullanabilirlerdi diye düşünüyorum.

Hikâyenin devamlılığı bozulmuyor ve olaylar su gibi akıp gidiyor bu sayede kurgu açısından da çekimler birbirine dikilmiş gibi görüyoruz. Kurgu açısından görünmez kurgu kullanılmış, seyircileri filmin içerisinde konumlandırmak istenmiş. Oyuncular karakterleriyle özdeşleşmiş ve ekrana bunu güzel bir şekilde aktarıyorlar fakat gerçek hayatta dinozorlar ile karşılaşma ihtimalleri olmadığı ve bunun nasıl bir şey olduğunu bilmedikleri için bazı yerlerde oyunculukları göze batıyor. Hollywood’un en çok kullandığı gişe yöntemlerinden birisi olan yıldız sistemi kullanılmış. Başrolde yıldız oyuncular kullanarak filmin gişesi garantilenmiş. Jurassic World serisinde hiç görmediğimiz fakat Jurassic Park serisinden aşina olduğumuz Dr. Alan Grant ve Dr. Ellie Sattler’ın bu filmde hikâyeye dahil olması ve yarım kalmışlıklarını tamamlamaları başta belirttiğim gibi çok hoşuma gitti. Filmin gerilim sahnelerinde giren müzikler ve alınan kısa çekimler ile seyirci daha da geriyor ve sahneye uyum sağlıyor.

Benim film boyunca en sevdiğim çekimler tüm ekibin birlikte kaçmaya çalıştığı sahnelerdi. Film boyunca yavaşlıktan dolayı çok sıkıp uykum gelmeseydi eğer daha çok odaklanabilirdim. Hikâye açısından filmi beğendim fakat benim için unutulamaz bir film olmadı bayıldım diyemem. Tahminimce filmi izleyen insanların fikrinin de bu yönde olduğunu düşünüyorum. Benim izlediğim salondaki insanların yarısı film bitmeden çıktı. Aksiyon gerilim filmleri normalde sürükleyici olması gerekirken bu filmde birkaç sahne dışında olaylar yavaş akıyordu. İnsanların çabuk sıkılmasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.

Jurassic World Dominion: Gerçeklerle Yüzleşme

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap