Anasayfa İncelemelerBelgesel İncelemeleri FIFA Uncovered: Endüstriyel Futbolun Başlangıcı

FIFA Uncovered: Endüstriyel Futbolun Başlangıcı

Yazar: Enis Derdimentoğlu

FIFA Uncovered: Endüstriyel Futbolun Başlangıcı

Eğer bir futbol severiyseniz eminim ki eskiye özlem duyanlarınız vardır. Büyük paraların konuşulmadığı, futbolcuların aidiyet duygusu ile oynadığı ve futbolun hala amatör ruhunu koruduğu, milyar dolarların konuşulmadığı dönemlere özlem duyuyorsanız bu belgesel size eski futbolu öldüren faillerin hikayesini anlatıyor: FIFA’nın İç Yüzü. Netflix’te geçtiğimiz günlerde yayınlanan belgesel ortalama 50 dakikalık 4 bölümden oluşuyor.

Netflix’in artık alışılmış belgesel formatına sadık kalınarak hazırlanan belgesel güçlü arşiv görüntüleri ve belgesel içinde az ya da çok adı geçen herkesle söyleşi yapabilmesi ile dikkat çekiyor. Olaylarda mağdur ya da suçlu ne durumda kişi ne konumda olursa olsun söyleşiye katılmış ve görüşlerini bildirmiş. Bu da size konuya en geniş açıdan bakmanızı sağlıyor. Bunun yanında bazı söyleşilerde röportörün sorduğu bazı vurucu sorular seslendiriliyor burada belgesellerde çok görülmeyen bu uygulama soruyu cevaplayan kişinin ilk tepkisi ve soruya verdiği cevap şeffaf bir şekilde gözler önüne serilmek için kullanılmış.

Biraz konunun içine girmek gerekirse FIFA’nın ünlü Başkanı Sepp Blatter’in 2015 yılında bir anda istifa ettiğini ve sonrasında katıldığı bir basın toplantısında yüzüne para atılması olayını herkes hatırlar. Bu hareket Blatter’den önce başlayan ve futbolu günümüz endüstriyel futbolunun temelini oluşturan 48 yıllık bir hikayenin son vuruşu. Biz bu belgeselde bu 48 yıllık hikayenin derinlerine iniyoruz. Belgesel işte burada 1974 yılına gidiyor. João Havelange’in FIFA Başkanı olması ile futbola ilk sponsorlukların girmesi, yayın gelirleri, PR ve reklamcılık hamleleri hatta ilk rüşvet alımları başlıyor. Bunun en somut örneği olarak size gösterebileceğim şey 1974 Dünya Kupası’nda kullanılan topların üzerinde Adidas logosunu görmemizi verebilirim.

Günümüzde halen Dünya Kupalarının toplarını yapan Adidas’ın bu işe nasıl dahil olması ile başlıyor. FIFA’nın para kazanmak ve gelirlerini artırıp dünyada futbol oynanan her ülkeye yardım edeceğini iddia ederek başladığı bu yolculuğun karanlık tarafları bize anlatılırken aynı zamanda da yozlaşmanın ilk adımlarını görüyoruz. Bu reklam hamleleri ile önce popülerlik sonra güç kazanan FIFA bu gücü başka durumlarda da kullanmaya başlıyor… Bu gücün siyasi ve kişisel çıkarlar için nasıl kullanıldığı tepeden tırnağa inceleniyor. Havelange’in döneminde FIFA Genel Sekreteri olan Sepp Blatter bu gücün temelini kuran ve geliştiren kişi olarak gözleniyor. Belgeselin en sevdiğim noktalarından biri de burada başlıyor. Sepp Blatter’e Fransızca sorular soruluyor ve cevap vermesi bekleniyor.

48 yıllık bir hikayeyi ve girift bir yolsuzluğu inceleyen yapımda beğendiğim en net noktalardan biri yolsuzluğun en derinine, kişisel ilişkilere, Karayiplerde bile futbol üzerinden yapılan oyunlara değinirken bunu çatı kurum FIFA’ya net ve temiz bir şekilde bağlıyor ve perde arkasında gelişen bütün olayları sade, açıklayıcı ve sorgulayıcı bir dille ele alıyor. Sadece büyük resme odaklanılmıyor, en küçük detaylar bile anlatılırken küçük ülkelerin halkı, futbolcuları hatta siyasileri bile futbol üzerinden ümitlendirilip yüzüstü bırakılması futbolun gücünün gölgesinde bu ümidi duyan isimlerin hisleri, duyguları ve hayal kırıklıkları da iyi yansıtılıyor.

Genel Sekreter olarak FIFA’ya giren Sepp Blatter’in FIFA da yükselişi ve bu yükselişte yaptığı akıl oyunları, manipülasyonları ve makyavelist tavrı zengin arşiv görüntüleri ile inceleniyor. Yapım burada da övülecek kadar çok arşiv görüntüsüne, röportaja, açıklamaya ve TV programına erişmiş ve kurgu sırasında bunu güzel bir şekilde hikâyeleştirmiş. Böylece güç zehirlenmesini, kişilerin karakter değişimlerini ve psikolojilerini iyi ele almış ve metaforlar bu anlatımı desteklemiş. Futbol büyür ve gelişirken konumunun gücünü sonuna kadar acımasızca kullanan Sepp Blatter’in düşüşünün hikayesi pek çok kurgu yapımdan daha vurucu ve etkileyici. Düşüşün nasıl geliştiği ve düşüşe nelerin sebep olduğu net bir şekilde açıklayıcı bir dille bize anlatılıyor. Bunun yanında PSG’nin sahibi olan, çok yakında başlayacak 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Katar’ın dünya futboluna bu kadar hızlı girmesi ve futbol izleyicisinin hala içine sindiremediği Arap Sermayesi’nin temelleri de bu hikayede açıklanıyor. Bu sayede günümüz endüstriyel futbolunun mimarlarını da yakından tanıma şansı elde ediyoruz.

48 yıllık bir hikayede çok fazla yer, mekan ve zaman değişikliği yaşanıyor ve bu da sizi zinde tutuyor. Bu uzun hikayede sizi zinde tutan diğer iki etmen ise başarılı infografik, animasyonlar ve müzik. Bu kadar karmaşık ve uzun bir hikayeyi anlatmak için kullanılan infografikler ve animasyonlar olayın büyüklüğünü anlamamız açısından en büyük yardımcımız. Müzik en büyük yapı taşlarından biri değil ama bazı duygu durum anlarını hissettirmek için iyi bir yardımcı.

Sonuç olarak bağlayacak olursak yapım, uzun ve karmaşık hikayeyi o dönemin kişilerinin ağzından duyduğumuz, güzel bir hikaye ile polisiye bir kurgu izlermiş gibi hissettiğimiz sade ve akıcı bir yapım. Bütün konuyu özetleyecek bir cümle yapıma son noktayı koyuyor.

“Lüks bir hayatı herkes ister ama olay bunu yaşamak için neler yapmaya razı olacağın.”

FIFA Uncovered: Endüstriyel Futbolun Başlangıcı

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap