Anasayfa İncelemelerBelgesel İncelemeleriNova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Yazar: Tolga Taşan
Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Bazen bir belgesel izlersin ve sana sadece bir dönemi anlatmaz; o dönemin ruhunu, kaosunu ve yaratıcı patlamasını doğrudan damarına enjekte eder. İstanbul Film Festivali kapsamında izleme şansı bulduğum Nova ’78 tam olarak böyle bir iş. Aaron Brookner ve Rodrigo Areias imzalı bu 78 dakikalık belgesel, 1978’de William S. Burroughs etrafında şekillenen o efsanevi Nova Convention’ı merkezine alıyor ama aslında yaptığı şey çok daha geniş: Nova ’78 70’lerin karşı kültür atlasını açıp önümüze seriyor.

Burroughs’un Amerika’ya dönüşüyle birlikte New York’un East Village’ında gerçekleşen bu etkinlik, adeta bir “kim kimdir” geçidi. Patti Smith, Allen Ginsberg, Laurie Anderson, Philip Glass gibi isimler sahnede; ama işin büyüsü sadece bu isimlerin varlığı değil. Film, onların sahne üstü performanslarıyla yetinmiyor, sahne arkasındaki o dağınık, spontane ve yer yer kaotik anları da yakalıyor. Yani steril bir “anı belgeseli” değil bu – tam tersine, yaşayan, nefes alan bir arşiv. Bu arşiv görüntüleri yıllar sonra restorasyon görerek gün yüzüne çıkması tarih hafızamızın kaybolmaması adına çok büyük bir şans.

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Beat Kuşağına Selam Olsun

Beat kuşağını anlamadan Nova ’78’in ruhunu tam olarak kavramak da pek mümkün değil. Beat Kuşağı dediğimiz şey, 1950’lerde ortaya çıkan ama etkisi 70’lere kadar sarkan bir karşı kültür damarı aslında. Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William S. Burroughs gibi isimlerin öncülüğünde gelişen bu hareket; sistemin dayattığı normlara, tüketim kültürüne ve “düzgün yaşam” fikrine açık bir itirazdı. Spiritüel arayış, özgürlük takıntısı, deneysel yazım biçimleri ve yer yer bilinç genişletici deneyimler bu kuşağın temel taşlarını oluşturuyordu. Aslında Nova Convention’da gördüğümüz o kaotik ama yaratıcı atmosfer, Beat kuşağının yıllar içinde evrilmiş ve sahneye taşınmış hâli gibi çalışıyor, yani film yalnızca  bir etkinliği değil, bir düşünme biçimini de kayda alıyor.

Belgeselin en güçlü taraflarından biri, Howard Brookner tarafından çekilmiş ve yıllar sonra gün yüzüne çıkan görüntüler. Kamera; seyirciler arasında, sahnede, sahne arkasında, planlama yapılırken ve Convention sonrasına ait anlardan ikonik anlar yakalıyor. Bu görüntülere Jim Jarmusch ve Tom DiCillo gibi isimlerin katkıları eklenince (detay bulamadım fakat sesleri kurtarma adına dönemin aletlerini de bizzat kullanmış biri olarak restorasyon tarafında Jim Jarmusch desteği var.) ortaya gerçekten benzersiz bir malzeme çıkıyor. Özellikle Frank Zappa’nın Naked Lunch okumaları ya da Timothy Leary’nin yer aldığı tartışmalar, dönemin entelektüel enerjisini birebir hissettiriyor.

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

İkonik sahne anlarından biri de dönemin en büyük yıldızlarından Keith Richards’ın etkinliğe gelemeyeceğinin haberini çağımızın yaşayan en büyük efsanelerinden Patti Smith veriyor. Yalnızca haber vermekle de kalmıyor bir de mini bir konser veriyor. Genç Patti Smith’i kendi ağzından bir şiirini okurken görmek güzel bir sürprizdi açıkçası.

Ama film sadece nostalji yapmıyor. İran Devrimi, nükleer yok olma korkusu ya da eşcinsel karşıtı politik atmosfer gibi dönemin politik arka planını da ince ince dokuyor. Bu sayede Nova Convention, sadece bir sanat etkinliği olmaktan çıkıp, bir çağın kırılma noktalarından biri haline geliyor.

Burroughs’un medya, iletişim ve kontrol üzerine fikirleri de belgeselin alt metninde sürekli dolaşıyor. Bugünden bakınca neredeyse ürkütücü derecede öngörülü duran bu fikirler, filmin “geçmişe bakıyoruz” hissini kırıp onu bugüne bağlayan en önemli damar.

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Toparlayalım

Nova ’78, bir etkinliği anlatmaktan çok daha fazlasını yapıyor. O dönemin ruhunu, dağınıklığını, cesaretini ve belirsizliğini olduğu gibi önümüze koyuyor. Bir sanatçı kuşağının “ne olacaksa olsun” diyerek ürettiği o özgür alanı izlemek, bugün fazlasıyla steril hissettiren kültür ortamına da dolaylı bir eleştiri gibi çalışıyor.

Bir noktada şunu fark ediyorsun: Bu insanlar sadece sanat yapmıyordu, kendi gerçekliklerini kuruyorlardı. Ve Nova ’78, o gerçekliğe açılan nadir kapılardan biri.

not: belgesel jeneriği aktıktan sonra William S. Burroghs’un çok ikonik bir anı var, sevdiğiniz bir isimse özellikle izlemelisiniz.

Nova ’78: Karşı Kültürün Nabzını Tutmak

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...