DJ Ahmet: Büyük Hayaller Küçük Baskılara Kafa Tutar
Hayal kurmak zor değildir, ancak hayalleri gerçekleştirmek zordur. Hele ki baskıcı bir toplumda yaşıyorsanız bu durum daha da zordur. Yine de hayallerin baskılara kafa tutabildiğini unutmamak lazım. Tıpkı Georgi M. Unkovski’nin yönetmenliğini yaptığı ve tamamen Türkçe çekilen DJ Ahmet filmi gibi. Başrollerini Arif Jakup, Aksel Mehmet ve Dora Akan Zlatanova’nın paylaştığı film, Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması alanında Büyük Jüri ve Seyirci Ödülleri’ni kazandı. Annesini kaybettikten sonra baskıcı bir babayla yaşayan ve her şeye rağmen müziğe sığınmayı başaran Ahmet’i anlatan film, dün itibarıyla CGV Mars dağıtımıyla Filmartı tarafından vizyona girdi.
Kuzey Makedonya’nın ücra bir Yörük köyünde Ahmet; babası, küçük kardeşi ve koyunlarıyla son derece mütevazı bir hayat sürüyor. En büyük tutkusu ve hayali müzik olan Ahmet, annesinin vefatının ardından evin tüm sorumluluğunu omuzlarken aynı zamanda müziğinin peşinden gidiyor. Fakat bu esnada tıpkı Ahmet gibi müziğin ve dansın hayalini kuran Aya ile yolları kesişiyor ve Ahmet, hem tutkusu olan müziğinin hem de kalbinin sesini dinlemeye ve büyük hayallere tutunmaya başlıyor.
Baskılar ne kadar büyük olursa olsun, hayaller büyüdükçe en baskıcı köylerdeki baskıları bile küçültür. Hikâyesi tam bir Yeşilçam filmi izletir gibi hissettiriyor. Bu hikâyede beni daha çok etkileyen taraf ise filmin Kuzey Makedonya’da Yörük Türklerle çekilmiş olması. Bendeniz Kosova kökenli bir sinema yazarı olarak söylemeliyim ki belli yerlerde kendi köklerimi hatırlatmayı başardı. Senaryosu coğrafyaya göre oldukça gerçekçi ama aynı zamanda bir Balkan sıcaklığına sahip. Bu arada filmdeki koyunların gece vakti festival alanına girdikleri sahne ve bir koyunun pembeye boyandığı anlar da filmin en eğlenceli bölümlerinden biri olmuş. Ben DJ Ahmet’in hikâyesini bize yakınlığı açısından çok sevdim.

DJ Ahmet: Büyük Hayaller Küçük Baskılara Kafa Tutar
Film, bizi Balkan sıcaklığındaki pastel tonları ve Ahmet’in bitmek bilmeyen hayallerine tutunduğumuz kamera hareketleriyle karşılıyor. Sallantılı kamerası sayesinde filmin temposu bir an bile düşmüyor ve bu da filme daha fazla odaklanmamızı sağlıyor. Oldukça çarpıcı olmasa da pastoral görüntüleri ve pembe koyunun varlığı ile oldukça eğlenceli.
Filmdeki sesler ve müzikler tam bir şenlik havasında. Kullanılan bazı Balkan türkülerinin ve elektronik müziklerin varlığı, filmdeki kuşaklar arası çatışmayı da hissettiriyor. Müzikte iki zıt kutup olan elektronik müzik ile türkünun filmdeki ruha yakıştığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kullanılan şarkıların yanı sıra filmin orijinal müzikleri de oldukça ilgimi çekti. Trompetlerin ve davulların ağırlıklı olduğu müzikler bana babamın dinlediği Balkan şarkılarını hatırlattı. Bu arada filmdeki camiden sürekli yankılanan Windows XP’nin açılış ve kapanış sesleri de yüzümde büyük bir tebessüm oluşturdu.
Oyunculuklar, daha doğrusu filmdeki karakterler rengârenk. Birbirinden farklı ve her birinin bambaşka hikâyeleri olduğunu görüyorsunuz. Öncelikle filmin başrolünü oynayan; hayalperest, ele avuca sığmayan, müzik tutkunu Ahmet’i canlandıran Arif Jakup rolünü sırtlamış ve hakkını çok iyi vermiş. Aya rolündeki Dora Akan Zlatanova ise oldukça özgür ruhlu bir performans sergilemiş. Ahmet’in babası rolündeki Aksel Mehmet de gayet iyi bir oyunculuk ortaya koymuş. İmam rolündeki Atilla Klinçe ise bambaşka bir yorum getirmiş. Pek tanımadığımız ama bu filmle tanımaya başladığımız bu oyuncuları keşfetmek ve onların rollerinin hakkını vererek oynadığını görmek çok güzel.

DJ Ahmet: Büyük Hayaller Küçük Baskılara Kafa Tutar
Uzun lafın kısası, film aslında her şeyden önce hayallerin peşinden gitmeyi anlatıyor. Baskılar büyük ya da küçük olsun, hayallerin her zaman baskılardan daha üstün olduğunu vurguluyor. Hüzünlü ama eğlenceli senaryosu, sahici sinematografisi ve renkli karakterleriyle, tamamen Türkçe diyaloglara sahip oldukça bizden bir film. İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Puan: 3,5/5