Bütün Artılarıyla The Office US (İnceleme)

Bütün Artılarıyla The Office US (İnceleme)

Sosyal medyada vakit geçiren biriyseniz Steve Carell’ın “everybody stay calm” gifini görmüş, yabancı forumlarda gezinmeyi seven biriyseniz “that’s what she said” esprisine maruz kalmışsınızdır. Bunları bize sunan The Office US yaratıcılarına ve oyuncu ekibine yaptığımız bir dakikalık saygı duruşundan sonra incelememize geçebiliriz.

The Office US, aynı isimli 2001 yapımı The Office UK’in Amerikan versiyonu. Başrollerini Steve Carell, John Krasinski, Rainn Wilson ve Jenna Fischer’ın paylaştığı 2005-2013 yılları arasında yayınlanmış bu dizi belki de yayınlanmış son kara mizah/ofansif mizah içeren televizyon sitcomu.

Dizi temel olarak Dunder Mifflin adlı kağıt şirketinin Scranton şubesini temsil eden ofis çalışanlarının günlerini, özel hayatlarını anlatıyor. Mockumentary ya da sahte belgesel ya da melgesel tarzında çekilen dizinin, karakterlerin kamerayla konuşması, direkt olarak ekrandan size bakması, yaşanan olaylarla ilgili size bilgi vermesi kısaca parodi belgesel tarzında olması size karakterleri daha iyi tanımak için çok güzel fırsatlar sunuyor. Michael (Steve Carell) ofis müdürü, Jim (John Krasinski) ve Dwight (Rainn Wilson) satışçı ve Pam (Jenna Fischer) resepsiyonist rollerinde dizide yer alıyor. 6 bölümlük cringefest yaşadığınız ilk sezonu atlattığınız takdirde dizi sizi Dunder Mifflin ailesinin bir üyesi yapıyor. Jim ve Dwight arasında geçen çocuksu bazen seviyesiz şakalarla karnınıza ağrı girmesine sebep olacak kadar güldürüyor. Bunların yanında Jim ve Pam’in arasında büyüyen aşkla da kalbinizi ısıtıyor. Dizinin yan karakterlerinin bazen başrollerden rol çalmasıyla aslında ne kadar ustaca işlenmiş bir hikaye olduğunu anlıyorsunuz ve seyir keyfiniz daha da artıyor.

 

Uzun soluklu dizilerde hikayeyi canlı tutmak için belirgin karakter değişimleri veya mekan değişimleri olur ve bir yerden sonra izlediğiniz şeyin size verdiği eski hazza özlem duyarsınız. “Bu karakter böyle olmamalıydı.”, “hikaye böyle giderken şimdi neler oluyor?”, “güzelim diziyi uzatmak için mahvetmişler.” gibi yorumları görürsünüz ki çoğu zaman da haklısınızdır. The Office’te belirli bir mekan değişimi yok temel olayların hepsi ofiste geçiyor. Belirgin karakter değişimleri var ancak bu bir karakter hariç diğerlerinin karakter gelişimi olarak yazılmış ve geriye dönüp baktığınızda sizi rahatsız etmiyor. Hariç tuttuğum bir karakteri için de, karakterin geçmişi ve yaşadığı olaylar arasındaki bağlantı sayesinde her şeyin mantığını oturtabiliyorsunuz. Dizi burada da sırıtmıyor.

Temelde olan izleyiciye ulaşma, onu eğlendirme ve karakterlerde kendinden bir şey bulma konusunda oyuncular ve yazarlar güzel çalışmışlar ve hatta bazı bölümleri yazıp yöneten oyuncular da var. Bu bana oyuncuların karakterlerle ve diziyle olan bağlarının ne kadar güçlü olduğunu anlatıyor. Mindy Kailing’in (Kelly) yazdığı bölümler ve webisodes olan Subtle Sexuality bölümü ile izleyiciyi ekrana kilitleme konusunda gayet başarılı bir grafik çiziyor.

Diziyi izlerken 8-5 ofis hayatının potansiyelini görüyorsunuz ancak hayatın gerçekleriyle yüzleştikten sonra kendinizi sonraki bölüme geçmiş hatta yarılamış halde buluyorsunuz. Ne ara bitirdiğinizi anlamayacağınız favori bölümlerden bazılarını listeledim. Güleceğiniz, mutlu olacağınız, cringe olacağınız ama en sonunda başlamakla hatta ikinci kez başlamakla (çünkü 1. Sezonu atlatması çok zor. Sindirmek için araya zaman girmesi gerekiyor.) doğru karar vermişim dediğiniz bir dizi olacaktır The Office.

  • The Fire (2×04)
  • The Job (3×23)
  • Dinner Party (4×09)
  • Goodbye, Toby (4×14)
  • Stress Relief (5×13)
  • Niagara Part: 1-2 (6×04/05)
  • China (7×10)
  • Threat Level Midnight (7×16)
  • Finale (9×23)
5 2 Oylar
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Tüm Yorumları Göster