Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Selamlar herkese…
Hazır yaz ayları da gelmişken dijital platformlara bu temada birçok film ve dizi ekleniyor. Bunlardan biri de Carley Fortune’un Every Summer After adlı romanından uyarlanan ve Prime Video’da izleyiciyle buluşan Every Year After. Sekiz bölümden oluşan dizi; yaz arkadaşlıkları, yeni insanlar, ilk aşklar ve ilk ilişkiler gibi temaları merkezine alıyor. Benim için keyifli bir izleme deneyimi sunsa da, içerdiği klasik olay örgüleri ve anlatım tercihleri nedeniyle birçok benzer yapımı da hatırlattı.
Teması ve ana konusu itibarıyla bazı gelişmeleri tahmin etmek mümkün olsa da dizi, bazı noktalarda beklentileri ters köşe yapmayı başarıyor. Sadie Soverall (Percy) ve Matt Cornett (Sam) benim için yeni yüzlerdi. Bu nedenle tanıdık oyuncular yerine yeni isimler görmek, dizinin izlenebilirliğine olumlu katkı sağladı. Daha önce bu iki oyuncuyu herhangi bir yapımda izlememiştim. Ancak Sadie Soverall’ı Winx Efsanesi adlı yapımdan tanıyan izleyiciler mutlaka olacaktır. Aynı şekilde Abigail Cowen (Delilah) da Winx Efsanesi ile dikkat çeken isimlerden biri. Benim Abigail Cowen ile ilk tanışmam ise 2022 yapımı Redeeming Love filmi sayesinde olmuştu. Her ne kadar kitlesine hitap eden romantik ve zaman zaman hüzünlü bir yapım olsa da izlemeyenlere tavsiye edebileceğim filmler arasında yer alıyor.
Michael Bradway (Charlie) ise dizinin diğer önemli karakterlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor ve benim için yeni bir isimdi. Sam ve Charlie’nin annesi Sue rolünde Elisha Cuthbert’i, Sam’in en yakın arkadaşı Jordie rolünde Joseph Chiu’yu ve Percy’nin en yakın arkadaşı Chantal rolünde Aurora Perrineau’yu izliyoruz. Bu karakterlerin tamamı hikâye içerisinde oldukça etkin kullanılmış ve yalnızca yan karakter olarak bırakılmamış.

Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Every Year After Konusu ve Detaylar
Prime Video, yeni yüzlere yer verdiği yapımlarla dikkat çekmeye devam ediyor. Every Year After da bunlardan biri. Carley Fortune’un romanından uyarlanan dizi, çocukluk yıllarında tanışan Percy ve Sam’in yıllara yayılan hikâyesini merkezine alıyor. Her yaz aynı göl kasabasında bir araya gelen ikilinin arkadaşlıkla başlayan ilişkisi zamanla çok daha derin bir bağa dönüşürken, geçmişte yaşanan ve onları birbirinden uzaklaştıran olaylar da hikâyenin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Dizi, bir yandan Percy ve Sam’in gençlik yıllarında geçirdikleri yazları izleyiciye sunarken diğer yandan günümüzde yeniden karşılaşmalarını anlatıyor. Böylece geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen anlatımı sayesinde karakterlerin yaşadığı değişimleri ve ilişkilerindeki kırılma noktalarını daha yakından görme fırsatı buluyoruz. Yaz atmosferini başarılı bir şekilde yansıtan yapım; dostluk, aşk, pişmanlık, ikinci şanslar ve büyüme temalarını romantik drama türü içerisinde işliyor.

Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Percy karakterine yakından baktığımızda, dizinin duygusal merkezlerinden biri olduğunu görüyoruz. Çocukluk yıllarından itibaren tanıdığımız Percy, dışarıdan güçlü ve kontrollü bir karakter gibi görünse de aslında içinde geçmişe dair çözülmemiş duygular taşıyor. Sam ile olan ilişkisi de tam olarak bu içsel çatışmalar üzerinden şekilleniyor. Özellikle geçmişte yaşanan olayların ardından aldığı kararlar, onun karakter gelişimini belirleyen önemli kırılma noktalarına dönüşüyor. Percy’nin hikâyesi yalnızca bir aşk hikâyesinden ibaret değil; aynı zamanda büyüme, kendini keşfetme ve geçmişle yüzleşme temalarını da içinde barındırıyor. Zaman zaman duygularını bastırması ve hayatını kontrol altında tutmaya çalışması, karakteri daha gerçekçi kılıyor. Sadie Soverall da performansıyla Percy’nin kırılgan ve güçlü yönlerini dengeli bir şekilde yansıtmayı başarıyor.
Sam karakteri ise dizinin duygusal yükünü taşıyan diğer önemli isimlerden biri. Percy ile olan ilişkisi üzerinden şekillenen hikâyesi, onun da geçmişe dair bastırdığı duygularla ve yaptığı seçimlerin sonuçlarıyla yüzleşmesini konu alıyor. Sam’in en belirgin özelliklerinden biri, yaşadığı duygusal gelgitleri dışa vurmakta zorlanması. Bu nedenle zaman zaman yanlış kararlar alabiliyor. Bana göre Sam, karar vermekte zorlanan ve sıkıştığında çevresindeki insanlardan uzaklaşmayı tercih eden bir karakter.

Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Charlie ise hikâyeye daha dışarıdan bakan bir denge unsuru olarak dahil oluyor. Olayların merkezindeki duygusal karmaşayı farklı bir perspektiften görmemizi sağlayan karakterlerden biri. Özellikle aldığı bazı kararlarla hikâyenin yönünü etkileyerek Sam ve Percy arasındaki ilişki dinamiğini dolaylı olarak şekillendiriyor.
Sam ve Charlie’nin annesi Sue, karakterlerin aldığı kararların yalnızca bireysel değil, aile bağları açısından da sonuçları olduğunu hatırlatan bir figür olarak kullanılmış. Koruyucu ve anlayışlı tavrıyla izleyicide “herkesin annesi” hissi uyandıran bir karakter olmuş.
Jordie ise Sam’in en yakın arkadaşı olarak daha rahat ve destekleyici bir profil çiziyor. Hikâyenin ağır duygusal yapısı içinde zaman zaman nefes aldıran sahneler sunarken, aynı zamanda Sam’in kararlarını sorgulayan ve ona ayna tutan bir rol üstleniyor. Bu yönüyle yalnızca bir yan karakter olmanın ötesine geçerek anlatının denge unsurlarından biri hâline geliyor.
Chantal ise Percy’nin en yakın arkadaşı olarak hikâyede daha doğrudan bir destek figürü konumunda. Percy’nin yaşadığı duygusal süreçlerde yanında duran Chantal, özellikle onun kararlarını sorgulamasında ve kendini yeniden değerlendirmesinde önemli bir etki yaratıyor. Kısa süre ekranda görünmesine rağmen yalnızca Percy’yi daha iyi anlamamızı sağlamıyor; aynı zamanda hayattan gerçekten ne istediğimizi sorgulamamıza ve kendi duygu ile beklentilerimizi değerlendirmemize de katkı sunuyor.

Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Genel olarak oyunculuklar, diziyi taşıyan güçlü bir unsur olmaktan ziyade hikâyeyi takip edilebilir kılan bir seviyede kalıyor. Yapımın duygusal etkisinin büyük ölçüde senaryo ve atmosfer tarafından taşındığını söylemek mümkün. Bu nedenle oyunculuklar ortalama seviyede; seyirciyi hikâyenin içinde tutuyor ancak duyguyu her zaman güçlü biçimde aktaramıyor. Elbette bunda benzer temalara ve olay örgülerine sahip çok sayıda yapımın bulunmasının da etkisi var.
İzleme Sebeplerinden Biri Olabilecek Müzik Tercihleri
Dizinin dikkat çeken unsurlarından biri de müzik seçimleri ve sahne geçişlerinde oluşturulan atmosfer. Özellikle yaz temasını destekleyen hafif tempolu, duygusal ve indie tınılara sahip parçalar, hikâyenin romantik havasını güçlendiren detaylar arasında yer alıyor. Dizinin başından sonuna kadar her bölümün girişinde tanıdık bir müzik eşlik ederken, bölüm sonunda da benzer şekilde izleyici uğurlanıyor.
Lana Del Rey’den Ariana Grande’ye, The 1975’ten Billie Eilish’a kadar birçok tanınmış ismin yer aldığı soundtrack, dizinin öne çıkan yönlerinden biri. Hatta bazı izleyiciler için müzikler, diziyi izlemek adına başlı başına bir sebep olabilir.
Bununla birlikte müzik kullanımı zaman zaman oldukça güvenli bir alanda kalıyor. Sahneleri unutulmaz kılacak ya da çok farklı bir kimlik kazandıracak tercihlerden ziyade, türün beklentilerine uygun ve risk almayan parçalar tercih edilmiş.

Every Year After: Klişelerden Kurtulmaya Çalışan Bir Yaz Hikayesi
Genel Değerlendirme
Every Year After, yaz atmosferini seven ve romantik drama türüne ilgi duyan izleyiciler için akıcı ve kolay tüketilebilen bir yapım olarak öne çıkıyor. Carley Fortune’un romanından uyarlanan hikâye, geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen anlatımıyla duygusal bir yapı kurmaya çalışsa da türün sık kullanılan klişelerinden tamamen uzaklaşamıyor.
Bununla birlikte hikâyenin mutlu sonla noktalanmaması dikkat çekici. Ayrıca final bölümü, dizinin ilk sezonla tamamen sona ereceği hissini de vermiyor. Bu nedenle ikinci sezon ihtimali hâlâ masada duruyor.
Sonuç olarak Every Year After, büyük beklentilerle değil; daha çok duygusal, romantik ve yazlık bir atmosfer arayan izleyicilere hitap eden bir yapım. Türün sınırlarını zorlamasa da keyifli vakit geçirmek isteyenler için değerlendirilebilir.
İzleyeceklere keyifli seyirler diliyorum…
Puan: 3,5/5