Gece Mesaisi: Hepimiz Dönen Çarkın Dişlisi Olmuşuz
Bu ülkede, hatta bu dünyada hepimizin aynı yerlerden geçtiğini düşünüyorum. Öğrenciyken ya da öğrenci olmasak da kendi paramızı kazanmak ve kendi ayaklarımızın üstünde durmaya başlamak için sevdiğimiz işi bulana kadar bilmediğimiz yerlerde, bilmediğimiz işlerde, en zor zamanlarda çalışmışızdır. Geceden sabaha kadar direksiyon başında yolculuk etmiş, bir barda garsonluk yapmış da olabiliriz. Sabahtan akşama kadar molasız, tek başımıza kafeyi idare etmeye çalışmış olabiliriz.
Tıpkı perşembe akşamı seyrettiğim Gece Mesaisi adlı kısa filmdeki, parasını kazanmak için geceleri resepsiyonist olarak çalışan Emrah gibi. Yönetmenliğini Salih Ortaçay’ın yaptığı bu film, bir otelde çalışan fakat o otelin patronu tarafından güvenlik kameralarından sürekli gözetlenen Emrah’ı anlatıyor. Başrollerinde Ekremcan Arslandağ, Müfit Kayacan ve Tuğçe Semiz’in yer aldığı bu kısa filmi, festivalden sonra yapılan galasında izleme şansı buldum. Bunun dışında pek çok festivali dolaşıyor; yakalarsanız seyredin derim. Şimdi gelin, bu hikâyeye balıklama atlayalım.

Gece Mesaisi: Hepimiz Dönen Çarkın Dişlisi Olmuşuz
Hepimiz İzleniyoruz
Emrah, geceleri bir butik otelde resepsiyonist olarak çalışıyor ve otelin patronu Adem de Emrah’ı güvenlik kameralarıyla sürekli gözetliyor. Başta normal gibi görünen bu durum, kısa bir süre sonra rahatsız edici, hatta anormal bir duruma dönüşüyor. Çünkü Adem, Emrah’ın yaptığı her şeye karışmaya başlıyor.
Bu hikâye aslında hepimizin, durmak bilmeyen bir çarkın içinde olduğumuzu anlatıyor. Salih Ortaçay, zaten gecenin tekinsizliğini hissettiriyorken bir de Emrah’ın aldığı her molada bile Adem’in arayıp rahatsız etmesiyle bunu daha da yoğunlaştırmış. Diğer yandan, her saniye gözetlenmeyi ve aranmayı dolaylı yoldan değil; doğrudan, sade bir dille, abartmadan anlatmaya çalışmış. Bunun yanında, bizi düşüncelerimizle baş başa bırakan ilginç bir sona sahip olunca ortaya iyi diyebileceğimiz bir kısa film çıkıyor. Dolayısıyla beğendiğim bir yapım oldu.

Gece Mesaisi: Hepimiz Dönen Çarkın Dişlisi Olmuşuz
Bir Kısa Film İçin İyi Tekniğe
Sadece hikâyesi değil, görselliğiyle de bu tekinsizliği ve sistemin bir insanı nasıl yarış atı gibi koşturduğunu anlatıyor. Ayrıca, bir insanın uzaktan da olsa her şeyin farkında olduğunu göstermeye çalışmış. Çok iddialı olmasa da sade bir anlatım tercih edilmiş ve bunu hissettirmesi bir kısa film için yeterli bir seviyede. Gerçi filmde Müfit Kayacan’ın yüzünü görmeseydik, film bir tık daha iyi olabilirdi. Bu durum hikâyeyi biraz zayıflatmış gibi.
Ses kullanımı açısından diyaloglarla ilerliyor gibi görünse de çevreden gelen sesler de kısmen etkili oluyor. “Kısmen” diyorum, çünkü bu seslerin hikâyeye katkısı çok güçlü değil. Yalnızca çalan telefonun zil sesi, olumlu anlamda itici bir etki yaratmış. Telefonun uzun uzun çalması ise sahnelerin gerilimini artırıyor. Karakterlerin ses tonları, özellikle Adem’i oynayan Müfit Kayacan’ın tonlaması, filmi huzursuz bir atmosfere taşıyor; bu da olumlu bir unsur.
Oyunculuklar İyi
Şüphesiz ki Ekremcan Arslandağ’ın oyunculuğu bu filmin öne çıkan performansı. Arslandağ’ın performansı; toy, yer yer saf ama bir noktada uyanış yaşayan bir karaktere oldukça uygun. Müfit Kayacan için ise, dediğim gibi, yüzünü göstermeye gerek yok; ses tonuyla bile rahatsız etmeyi başarıyor. Sarhoş rolündeki Abdullah Kılınç, çok sık görünmese de gecenin tehlikesini iyi temsil ediyor. Feryal rolünü oynayan Tuğçe Semiz ise ne çok iyi ne de kötü; ortalama bir performans sergiliyor.

Gece Mesaisi: Hepimiz Dönen Çarkın Dişlisi Olmuşuz
Son Yorum
Uzun lafın kısası, Gece Mesaisi filmi; bu ülkede sırf ekonomik olarak ayakta kalmak ve kendi ayaklarımızın üstünde durmak için içinde bulunduğumuz sistemi iyi eleştiriyor. Bununla birlikte, düzenin iplerini elimize almayı da ihmal etmiyor. Bir kısa film için anlatımıyla görülmeye değer bir yapım olmuş. Ancak bazı kusurları da var; bu da filmi yer yer zayıflatıyor. Karakterler, görsellik ve ses kullanımı açısından eksiklikler hissediliyor. Yine de siz en iyisi, bu filmi bir festivalde yakalarsanız kendi gözlerinizle izleyin.
Puan: 7,5/10