Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleriMemory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Yazar: Ömer Acıoğlu
Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale Yarışması’nın filmlerini izlemeye devam ediyoruz. Bir sonraki durağımız ise Memory of Princess Mumbi oldu.

2001 doğumlu (25 yaşında) Damien Hauser’ın yönetmenliğini yaptığı bu filmin başrollerinde Damien Hauser, Ibrahim Joseph, Samson Waithaka ve Shandra Apondi yer alıyor. Film; dijital teknolojinin yasaklandığı ve eski krallıkların yeniden canlandırıldığı 2093 yılında, yapay zekâya karşı çıkarak film çekmek isteyen Mumbi ile Kuve’nin dostluğunu anlatıyor. “Yapay zekânın asla yapamayacağı bir film” olarak lanse edilen ve bu söze tezat oluşturarak kısmen de olsa yapay zekâ araçlarını kullanan bu yapım, İstanbul Film Festivali’nin etik açıdan da tartışmalı bir filmi olarak karşımıza çıkıyor.

Dijital Sinemaya Bir Meydan Okuma

Yıl 2093. Büyük bir tüketime yol açan dijital teknolojinin yasaklandığı ve eski krallıkların yeniden canlandığı bir savaşın ardından, sinemacı Kuve Umata Krallığı’na gidiyor. Burada tanıştığı özgür ruhlu oyuncu Mumbi, yapay zekâ kullanmadan film çekebileceğini söyleyerek ona meydan okuyor.

Kuve; dünyanın düzeni altüst olurken, çoğu kez kaçırdığımız ya da yaşadığımız hâlde değerini bilmediğimiz küçük anlarda güzellikler bulabileceğini fark ediyor. Film bizi 2090’lı yılların Afrika’sına götürürken derdini içindeki filmler yardımıyla anlatmaya çalışıyor. Bu film hem bir sahte belgesel (mockumentary) hem aksiyon hem müzikal hem de bir macera. Ama hepsinden önemlisi, bu gördüklerimiz karşısında daimi olan tek bir nokta var: dostluk, aşk ve küçük hesaplar.

Damien Hauser hem tür çeşitliliğine sahip bir şekilde farklı duyguları yaşatıyor hem de sinemanın, görmediğimiz küçük anların ve detayların sanatı olduğunu vurguluyor. Zaten sinema da böyle bir şey, hayat gibi. Başta bu film içindeki filmin ne anlattığını anlayamazken, bir yerden sonra filmin ruhunu anlamaya başlıyorsunuz. İlk yarısında aşk yaşanırken ikinci yarısında dostluk yaşanıyor. İlk yarısında kolektif bir ruh varken ikinci yarısında yol ayrımı var. Öte yandan, dijital teknoloji kullanımı yasaklanmasına rağmen birazdan bahsedeceğim dijital teknoloji ve yapay zekâ kullanımı, sinemanın gelecekteki kaçınılmaz bir gerçeğini bize yansıtıyor. Bu yönüyle filmi seyredilebilir hâle getiriyor.

Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Tartışma Yaratabilecek Görsellik ve Müzikler

Geldik işin en vurucu ve en kritik noktasına. Damien Hauser, filmi kamerayla çekmesinin yanı sıra aynı zamanda yapay zekâya da başvurmuş. Başında demiştim ya, “Yapay zekânın yapamayacağı bir film”i yapay zekâ araçlarını kullanarak yapmış diye. Yani aslında film yapay zekâya meydan okurken, sinemanın başına gelecek acımasız gerçekleri de bizi tokatlaya tokatlaya değil, nazikçe söylüyor ve diyor ki: “Sinemada biz dijitalleşmeye ne kadar karşı çıkarsak çıkalım, en nihayetinde dijitale ve tabii ki de yapay zekâya boyun eğmek zorunda kalacağız.”

Görsel anlatım diline bakarsak; sinemanın çeşitliliğini, ortaya çıkardığı küçük şeylerin ne şekilde olursa olsun mutlaka her şartta çekilebileceğini anlatmayı başarmış. Görselliği hem eğlenceli hem hüzünlü. Hem güldürüyor hem de ağlatıyor. Hem vuruyor hem de iyileştiriyor. Yakın planlar küçük anları bizlere yansıtırken, uzak planlar da filmin heyecanını, kahkahasını ve dramını vurguluyor. Tam anlamıyla hibrit bir dil yakalamış.

Filmin müzikleri ise bazı şarkılar haricinde yapay zekâyla üretilmiş. E zaten, yapay zekâyla görüntüler üretilecek de müzik kullanılmayacak mıydı? Kullanılacak tabii. Damien da zaten bunu kullanmayı başarmış. Ses kullanımı da bence hoş olmuş. Mekanik seslerde, eski kamera kullanımında, röportaj anlarındaki ses tonlamaları ne çok iyi ne de çok kötü. İkisinin arasında kalıyor; ne amaca fazla hizmet veriyor ne de saygısızlık ediyor. İkisinin arasında bir kimyada kalıyor.

İlk Kez Karşımıza Çıkan Oyunculuklar

Filmde ilk defa gördüğümüz ama oyunculuklarıyla gayet iyi performans sergileyenler var. Ibrahim Joseph bence film çekmek isteyen bir yönetmen rolüne cuk oturmuş. Mumbi rolünde ise Shandra Apondi, özgür ruhluluğu bir yana, hikâye ilerledikçe içindeki sıkışmışlığı ve esareti iyi yansıtıyor. Samson Waithaka da bence Prens rolüne çok uymakla kalmamış, içindeki o “cool” prensi yaşatmayı da başarmış. İlk defa gördüğümüz Luisa Wolf ise bir kere görünüyor fakat akılda kalmıyor.

Memory of Princess Mumbi

Memory of Princess Mumbi

Son Yorumlar

Uzun lafın kısası, Memory of Princess Mumbi bizi dijitalden uzak sade bir sinema deneyimine davet ederken, görsel oyunları ve yapay zekâ kullanımıyla yapay zekâya meydan okuyor. Sinemanın getirdiği küçük anlarıyla seyircide gülümseme yaratabilirken, dijitale geçişin etkisiyle seyirciyi biraz daha afallatabiliyor. Yarışmanın en aykırı filmi de bu olacak. Seyredip seyretmemeniz sizlere kalmış.

Memory of Princess Mumbi: Sinema, Anılar ve Yapay Zeka

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...