Ana sayfa » Zoey’s Extraordinary Playlist: Sezon 1 İncelemesi

Zoey’s Extraordinary Playlist: Sezon 1 İncelemesi

Yazar: Senanur Pehlivan

Zoey’s Extraordinary Playlist: Sezon 1 İncelemesi

2020’nin başında yayınlanmaya başlayan dizimiz Zoey’s Extraordinary Playlist içinizi kıpır kıpır edecek neşeyle hüznün bir arada olduğu eğlenceli, bol bol şarkı dinleyip hoş dans koreografileri izleyebileceğiniz komedi, dram, romantik türlerini içinde barındıran başarılı bir müzikal yapım. Tüm müzik ve dans sahnelerini müzikal filmlerdeki sıkılmaya elverişli yapısı olan bana bile herhangi bir ileri sarma yapmadan izletmeye başardı. Sebebi tüm bu danslar ve şarkıların bir amaç uğruna canlandırılması.

Zoey Clarke, başarılı bir teknoloji firmasında çalışan son derece yetenekli bir yazılımcıdır. Mesleğinde de yükselmeyi beklediği bir dönemdedir. Olaylardan öncesinde karakterini çok tanımasak da işi konusunda hırslı biri olması dışında diğer duygusal konularda çok da başarılı olmadığını biliyoruz. Ailesi ve yakın arkadaşı Max dışındaki insanlarla vakit geçirmeyi tercih etmiyor. Ayrıca kulağına taktığı kulaklıklarla bilimsel podcast dinleyen Zoey’nin müzikle pek arası olmadığını söylemek gerek. Her sabah kendisi bir müzik aşığı olan komşusu Mo ile yüksek müzik sesi sebebiyle tartışıp duruyor.

Zoey’i tanımaya başladığımızda Zoey’nin babasının aniden gelişen bir nörolojik bir hastalık sebebiyle hareket etme ve konuşma yeteneğini kaybettiğini öğreniyoruz. Tabi bu hastalık bu evrede duramayacak kadar güçlü olduğunda Zoey ve ailesi kendilerini acı sona hazırlamaktan ve babalarını rahat ettirmekten başka bir şey yapamıyorlar. Zoey bir gün baş ağrılarını annesine şikayet eder. Annesiyle babasının hastalığının onda da olup olmadığını anlamak amacıyla doktora gitmesi gerektiğine karar verirler. Zoey, MR cihazına girdiğinde teknisyen ona sakinleştirici müzikler çalmaya başlar. Bir anda deprem olur ve MR cihazında olan Zoey’nin aklına binlerce şarkı yüklenir. Evet aynen flash bellek gibi. Tabi bunu o an fark etmeyen Zoey’nin etrafında tuhaf şeyler olur.

Hastaneden çıkıp işyerine giderken birden tüm insanlar ona şarkı söyleyip dans etmeye başlar. Paniğe kapılan Zoey neler olduğuna anlam veremez ve müzik konusunda bir uzman olan komşusu Mo’dan yardım ister. Etrafındaki insanlardan sürekli şarkı dinlemeye devam ettiğinden neler olduğunu çözmek çok vakitlerini almaz. Zoey insanların söylediği şarkılarla onların ruh hallerini ve akıllarından geçen düşünceleri okuyabilmektedir. Aslında şarkıyı söyleyen insanların yardıma ihtiyaçları olduklarını fark eder ve eğer onlara yardım etmezse aynı şarkı onun musallatı olur. Bu sebeple Zoey bir anda ilgisiz birinden çok duyarlı birine dönüşmek zorunda kalır.

Çevresindeki insanların düşüncelerini okuyarak bir yandan şaşırdığı şeylere şahit olurken bir yandan da onlara doğru şekilde yardım etmeye çalışmaktadır. Sürekli insanlar için çözüm arayışında olan Zoey, aslında yardımın çoğunu insanları dinleyerek ve onları anlamaya çalışarak yapmaktadır. İnsanlar Zoey’nin bu ilgili halinden kendilerini değerli hissederken dertlerini de kolayca anlatmaktadırlar. Gerçek hayatta da herkesin bir Zoey’si olsa her şey daha güzel olabilir sanki. Tabi Zoey tüm sorunlar için doğru adımlar atıyor diyemeyiz ama çabaladığına şahidiz.

Zoey’nin aşk hayatı da bu yetenekten nasibini alıyor. Önceden fark edemediği şeyleri şu an fark etmesiyle ve diğer gelişen bir dizi olay sonrasında aşk hayatı bir hayli karışıyor ve dizinin büyük bir parçası oluyor. Tabi yaptığı şeyleri ve seçimleri yargılamamız kolay olduğundan bazı hatalar yaptığını düşünüyoruz. Ama kimse mükemmel değil ve kafası karışık biri olduğundan hata yapmaya meyilli bir yapısı var. Bu karmaşık aşk hayatını takip etmekte oldukça eğlenceli ama bazen de sinir bozucu. Yine de takip etmek için dizinin bölümlerini arka arkaya izleyerek uykusuz kaldım maalesef.

Görüntüler ve çekimler de en az dizi kadar eğlenceli ve başarılı. Her performansta çıtayı biraz daha yükseltiyor ve beklentilerimizi de karşılıyor. Müziklere de bayıldım, hepsi çok bilindik ve herkesin seveceği tarzda. Oyuncularda müzikallerde oynayan insanlardan seçildiği için hepsinin sesi ve performansları güzel. Arka planda sağlam bir stüdyoda kaydedildiği belli oluyor. Dizide Zoey’nin kıyafetlerinde iş kadını olmasına rağmen ciddi ve düzgün iş kıyafetleri değil de tatlı ve şirin kıyafetlerin tercih edilmesinin sebebi muhtemelen tüm o dans ve eğlence havasını yakalamak için. Atmosferi tutturmak için dikkat edilen tüm detaylar başarılı buldum.

Oyunculara gelirsek adeta bu iş için biçilmiş kaftanlar. Zoey’i kimin oynayacağını dizi çıkmadan tahmin etmeye çalışsak yine Jane Levy derdik gibime geliyor. Mükemmel mimikleriyle ve büyüleyici yeteneğiyle son zamanlarda biraz daha ciddi işlerde oynamış olsa da geçmişinde komedi projeleri sayesinde bu rolde başarılı olacağı belliymiş.

Zoey’nin en yakın arkadaşı Max rolünde ise Pitch Perfect’le tanıdığımız ve on parmağında on marifet olan Skylar Astin yer alıyor. Güçlü ve efsanevi komşusu Mo’yu ise Glee’den tanıdığımız Alex Newell canlandırıyor.

Hayatın tüm olumsuzluklarıyla baş ederken müzikten yararlanmak iyi bir fikir gibi duruyor.

Eğlendirmesi garanti olan bir yapım.

İyi seyirler.

Zoey’s Extraordinary Playlist: Sezon 1 İncelemesi

Senanur Pehlivan’ın Diğer Yazıları İçin Tıklayın. 

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap