Ana sayfa » I Never Cry: Asla Ağlamam (İKSV Özel)

I Never Cry: Asla Ağlamam (İKSV Özel)

Yazar: Nisa Nur Gönültaş

I Never Cry: Asla Ağlamam (İKSV Özel)

Piotr Domalewski’nin yazıp yönettiği orijinal adıyla I Never Cry 25 Eylül 2020’de yayınlanmış Polonya yapımı bir film. Başrolünde Zofia Stafiej, annesi ve zihinsel engelli kardeşi ile yaşayan 18 yaşındaki Ola’yı canlandırıyor. Babasının ölümüyle beraber, babasının cenazesini ve biriktirdiği parayı almaya giden genç kızın hikâyesini izliyoruz. Film 2020 Cottbus En İyi Yönetmen, İzleyici Ödülü, Ekümenik Jüri Ödülü, 2020 Polonya Film Festivali En İyi Senaryo, En İyi Yeni Oyuncu, En İyi Müzik gibi çeşitli kategorilerde ödüller kazanarak başarılara imza atmış.

Polonya’nın küçük bir kasabasında yaşayan Ola, İrlanda’da bir inşaat şirketinde çalışan babasının ölüm haberiyle hayatının tamamen değiştirecek bir adım atar. Ola, kardeşini ve kendisini bırakıp giden ve kırk yılda bir arayan babasının ölümüyle pek sarsılmaz; çünkü babasını onun için üzülecek kadar tanımamaktadır. Cenazeyi getirmek ve babasından kalan parayı almak isteyen Ola, İrlanda’ya gider.

Yola sadece para için çıkan Ola, babasının arkadaşları ve çevresi sayesinde babasını daha çok tanımaya başlar. Bu da babasına karşı içinde ölen duygularının canlanmasını sağlar. Özellikle cenazenin taşınacağı esnada taşıma için babasının kilosunu sorduklarında bilememesi ya da babasını tespit edememesi kalbimizde bir burukluk bırakıyor.
Yabancı bir ülkede tek başına kalan Ola bir yandan parayı ararken bir yandan da cenazeyi götürebilmek için bürokrasiye kafa tutar. İllegal bir şekilde çalışan babası, illegal bir şekilde öldüğü için de elinden hiçbir şey gelmez. Götürme ücretinin de pahalıya patlayacağını gören ve parayı bulamayan Ola bir çıkmazda kalır.

Biraz araştırarak babasının arkadaşlarına ulaşan Ola, babasının bildiğinden ne kadar farklı bir insan olduğunu anlar. Filmde, Ola’nın içten içe hep kendini sıktığını görüyoruz. Ne kadar içki ve sigara içerek yetişkin gibi davranmaya çalışsa da içten içe babasını kaybeden o küçük kızın hüznünü görebiliyoruz. Başlarda babasına üzüldüğü için kendine kızsa da Ola’nın babasını tanıyamadan kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan bir genç kıza dönüşünü seyrediyoruz.

Bu noktada devreye oyunculuk giriyor. Senaryoda çok ince bir ayar vardı, bunu oyuncunun iyi dengelemesi gerekiyordu. Yerinde duramayan Ola’yı gördüğümüz kadar, o çocuksu kızı da görmemiz gerekirdi ve bunun da iyi yansıtılması önemliydi. Bu noktada devreye giren çiçeği burnunda Zofia Stafiej’in performansının başarısından söz edebiliriz. Filmde Arkadiusz Jakubik, Kinga Preis, Cosmina Stratan gibi isimler yan karakter olarak yer almakta.

Film sinematografik yapı olarak da gayet başarılı diyebiliriz. İzlerken Polonya ve İrlanda’nın dinginliğini hissedebiliyoruz. Kullanılan ışıklama ve tonlamalar başarılıydı. Görsel açıdan benim favori sahnem sahile gittikleri sahneydi. Ne çiğ bir güneş ışığı vardı ne çok parlaktı, karakterin ruh halinin sahile yansıması gibiydi. Özellikle kitap okurken sıklıkla karakterin ruh haline göre değişen mekân betimlemeleri görüyoruz. Bu sahnede de sanki Ola’nın duygularının bir yansımasını izlemiş gibiydik, yani mekânı Ola’nın gözünden gördük gibi bir hissiyat yarattı.

Son olarak, Ola’nın babasını bir nevi ‘kaçırması’ da duygusal sahnelerden biriydi. İşte o anda, bahsettiğim küçük kız ortaya çıkıyor. En çok yapmak istediği şey, araba sürmek ve bunu beraber en çok yapmak istediği kişi ise babası; normalin dışında koşullarda da olsa istediğine ulaşıyor. Kızgın Ola gidiyor ve yerini o hep sırtını döndüğü küçük kız geliyor. Tam da o noktadan sonra Ola’nın da bizim de gözlerimiz akan birer çeşmeye dönüşüyor. Umarım izlerken ve incelemeyi okurken keyif almışsınızdır, iyi günler.

I Never Cry: Asla Ağlamam (İKSV Özel)

Nisa Nur Gönültaş’ın Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap