The Handmaid’s Tale: 4. Sezon 6. Bölüm İncelemesi

The Handmaid’s Tale: 4 Sezon 6 Bölüm İncelemesi

Richard Shepard’ın yönettiği Vows adlı altıncı bölümde esasen özet olarak Samira Wiley’nin hayat verdiği vefalı dost Moira’nın June’u savaş alanından tutup çıkarmasını izledik. Fakat June’a özgürlüğünü kazandırmak için girdiği bu risk Moira’dan da bir şeyler götürecekti elbette.

Bir önceki bölümün sonunda June ve Janine’i sınırda yaşanan bombalamadan kaçarken görmüştük. Etraflarında büyük patlamalar olmuş ve sonrasında kısa süreli ateşkesle birlikte Kanada’dan gelen yardım ekibinde görev alan Moira’nın June ile karşılaşmasına tanık olmuştuk. Ben tam olarak emin olmamakla beraber June ayaklandığında arka tarafta birilerinin Janine’i kaldırıp götürdüğünü ve yardım aldığını gördüğümü düşünüyorum fakat tekrar söylüyorum emin değilim çünkü bu bölümde Janine’i hiç görmedik haliyle de ona ne olduğunu şu an itibariyle bilmiyoruz.

Uzun zamandır görmediği arkadaşına kavuşan Moira için ise daha önceki bölümlerde Velvet Buzzsaw’dan da hatırlayabileceğiniz Zawe Ashton’un canlandırdığı Oona karakteriyle bir ilişkisi olduğunu daha doğrusu yeni yeni bir ilişkiye yelken açtıklarını görmüştük. İşte bu yardım ekibine de Oona’nın liderlik ettiğini görüyoruz.

June son gücüyle patlamadan hemen önce yanında olan ve bunca zaman hep korumak istediği arkadaşı Janine’i ararken Moira ile karşılaşmasıyla birlikte kafası oldukça karışıyor. Moira’nın çok önce Gilead sınırlarından kaçtığını hatırlıyor ve karşısındakinin arkadaşı olabileceğine ihtimal vermiyordu. Bu kavuşmayla birlikte ikilinin önceki zamanlarda birlikte yaşadıkları biraz mutlu biraz buruk eski günlere flashbackler yaşamaya başladık. Moira June’u Janine’in sağlık çadırında olabileceğine ikna edip hem onu tedavi ettirebilmek için hem de güvenli bir alana götürebilmek için başka yaralıların da olduğu bir araca bindiriyor ve nihayetinde burada kafası karışık June arkadaşını tanıyabiliyor.

Kanada’dan gelen yardım ekibinin gemileriyle birlikte yer aldığı iskelenin ve yanındaki bazı yapıların etrafı tel örgülerle sarılmış ve kapatılmış. Yardıma ihtiyacı olan bir sürü insanı bağırırken ve yardım dilenirken görüyoruz fakat Gilead’ın tekrar bombalama yapacağı haberiyle birlikte Kanada ekibi gitmek üzere hızla toplanmaya çalışıyor. Bu aşamada Moira’yı Oona’ya gidip arkadaşını bulduğunu söylerken buluyoruz fakat Oona onu götüremeyecekleri ancak geri döndüklerinde ona yardım edebileceklerini söylüyor. Alandaki insanlara gıda, ilaç yardımı yapan bu grubun insanları oradan götürmesinin kesinlikle mümkün olmadığını ve bu durumun olası yeni yardımları tehlikeye atabileceğini de sonradan öğreniyoruz. Kanada ekibi gemiye biniyor, Moira ise kenarda bir yerde June’u uzunca bir süre ikna etmeye çalışıyor. June önce Janine’i araması gerektiğini sonra ise Hannah’yı ardında bırakamayacağını söylüyor. Bunca sezondur eline geçen fırsatların bazılarında yakalanan ama çoğunda hakkını hep içeride kalmaktan yana kullanan June yine kalmaktan yana ama bu kez yanında Moira var ve ağzından çıkan tüm doğru, altına imza atmalık sözlerle anlık olarak arkadaşını ikna ediyor ve koşarak gemiye biniyorlar, Moira June’u bir odaya yerleştiriyor ve diğerlerinin yanına gidiyor.

Biz de bu sırada flashbacklere geri dönüyoruz. İkilinin birlikte yaşadığı fakat June’un Luke ile evlenmek üzere evden ayrılacağı ve eşyalarını topladığı bir zamana. Bu önemli bir konuşma çünkü June’un Gilead’tan kaçmaktan ve kocası Luke ile karşılaşmaktan korkmasının sebeplerini anlamaya başlıyoruz. Daha önceki sezonlardan bildiğimiz üzere Luke önceden evliymiş ve bu evliliği sırasında karısını June ile aldatmış, karısından ayrılıp June ile evleniyor ardından Hannah oluyor. Moira ise öncesinde June’u eğer çocukları olmazsa Luke’un onu da aldatabileceği fikri ile uyarıyor. Her ne kadar ilişkilerinin farklı olduğunu ve bunun olmayacağını söylese de June’un aklına bu fikir takılıyor ve eşyalarını yeni evlerinin kapısına koyarken bunu sorgulamaya başlıyor. Luke ise ona böyle bir şey olmayacağını söyleyerek teselli ediyor.

Gemide ise işler oldukça tatsız, öğreniyoruz ki bir kontrol noktasına doğru ilerliyorlar ve burada görevliler gemiyi baştan sona kontrol edecekler ve ne bulacaklar? June Osborn, Gilead’ın bir numaralı aranan kişisi. Sonrası ise şaşırtmayan şekilde June’u bir sandalyeye oturtup ekipteki herkesin teslim edelim ya da teslim etmeyelim diye oy yarıştırması. Oona ve görünen o ki ekibin çoğu teslim etmekten yana tabi June’da bu karara yağ sürüyor ve “teslim edin gitsin, benim hayatım kimseninkinden değerli değil” diye fikrini öne sürüyor. Sonuç olarak teslim edileceğine karar veriliyor ama ne hikmettir ki tam denetlemek üzere onlara doğru yanaşan deniz araçlarına bakarlarken Oona, June’a bir kimlik basılmasını ve üzerine uygun giysiler verilmesini söylüyor. Denetim sırasında sıra kendisine geliyor, sahte ismini söylüyor fakat yüzü gözü yara içinde olan June haliyle dikkat geçiyor ve “sana ne oldu?” diye soruyor görevli. Yüzünde bir anlığına yakalanacak olmanın rahatlığını gördüğümüz June’un yerine Moira cevabıyla hemen atlıyor ve bir şekilde kurtulmayı başarıyor ve Kanada’ya ulaşıyorlar. Ayrıca bu sırada Moira yaptığı şeye karşılık olarak işinden atılıyor, ilişkisi de bitiyor ve o arada bir yerde June filikayı çözerek geri dönmeye çalışıyor, Moira vazgeçiriyor.

Nihayetinde Kanada’ya gelindiğinde ise bence bölümün en iyi sahnesi ve June’un gerçekten çok samimi bir şekilde duygularını yansıttığı an olan karşılaşma sahnesine geliyoruz. Luke, June’un da içinde olduğu bölmeye geliyor, birbirlerine bakıyorlar ve bir anlık mutluluk sonrası June gözleri dolarak kızlarını getiremediğini, tek başına olduğunu ve bunun için özür dilediğini söylüyor. Bölümde gördüğümüz tüm anıların da etkisiyle aslında görüyoruz ki June kocasının bu durumu kaldıramayacağını düşünüyor ve onu hayal kırıklığına uğratacağı ve terk edileceği korkusuyla içten içe savaşıyor. Eskiden çocuk doğuramazsa karşısındaki kişiyi hayal kırıklığına uğratacağına ve terk edilebileceğine karşı duyduğu korkuyu bu kez çocuğunu kurtaramamış olması üzerinden duyuyor.

Genel olarak çok etkilendiğim bir dizi olmasına karşın June’un inatla içerde kalmak istemesi bazen sinirlerime dokunuyordu fakat nihayetinde Kanada’ya ayak basmayı başardı ve içime serin sular serpildi. Çok daha ileriye doğru bir spoiler olarak Margaret Atwood’un yazdığı ve on beş yıl sonrasını anlatan Ahitler kitabından biliyoruz ki June Gilead’tan kaçmayı başarmış ve gizli bir yerde yaşıyor. İşte bu kaçışın kalıcı olarak o kaçış olmasını diliyorum. Kızını kurtarmak istediğini bilmemize rağmen Moira’nın bu bölümde söylediği tüm sebepler yüzde yüz doğruydu. Siz bölümle ilgili neler düşünüyorsunuz?

The Handmaid’s Tale: 4 Sezon 6 Bölüm İncelemesi

Ayşe Nur Tokaç Şahin’in Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

0 0 Oylar
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Tüm Yorumları Göster