Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriThe Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Yazar: Ecemnur Özgür
The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Başrollerini Tina Fey (Kate), Will Forte (Jack), Colman Domingo (Danny), Marco Calvani (Claude), Kerri Kenney-Silver (Anne), Erika Henningsen (Ginny) ve Steve Carell’ın (Nick) paylaştığı The Four Seasons, 2. sezonuna Nick’in kaybından dolayı Steve Carell olmadan başlıyor. Yaratıcı ekibi aynen devam eden diziyi yine Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield’ın kaleminden izliyoruz.

The Four Seasons’ın ilk sezonunda neler olmuştu? Anne ve Nick ayrılığının ardından Nick’in hayatına genç bir sevgiliyle devam etmesi tüm çiftleri etkilemişti. Bütün tatillere birlikte çıkan bu arkadaş grubu, aralarına Ginny’nin de dâhil olmasıyla hem kendi ilişkilerini sorgulamıştı hem de Anne için zorlu olan bu sürece destek olmuşlardı. İlk sezonun sonunda Nick’in beklenmedik ölümü ve Ginny’nin sürpriz hamileliği herkesi şaşırtmıştı. Açıkçası Nick’in ölümünü hiç beklemesem de 2. sezonu merak ettiren en büyük olay bu olmuştu. Nick olmadan yeni bir sezon nasıl kurulacaktı?

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

İlişkilerin Mevsimler İçindeki Değişimi

Biliyorsunuz ki The Four Seasons, bu kalabalık grubun çıktıkları tatillerde bizlere yansıttıkları dostluklarını ve minik maceralarını konu alıyor. Her mevsim farklı bir yere tatile giden bu arkadaş grubu bu sezon neler yaşamışlar, gelin konuşalım.

İlkbahar

Nick’in küllerini serbest bırakmak için bir araya gelen arkadaş grubu ve Ginny, Nick’in en sevdiği dağa tırmanıyorlar. Bu süreçte gruptan bazılarının Ginny’yi çoktan kabullendiğini ve aralarına aldığını görürken, başta Anne olmak üzere bazılarınınsa hâlâ onu kabullenemediklerini fark ediyoruz. Bu duygular çok da gizli kalmıyor ve kaldıkları otele döndüklerinde sert olmayan ama yine de büyük sayılabilecek bir yüzleşme yaşanıyor.

İki tarafın da duyguları, düşünceleri ortaya döküldüğünde Anne tekrar içindeki merhametin sesine kulak veriyor ve Ginny’nin yükünü paylaşmaya karar veriyor.

Bir yanda bunlar olurken diğer yanda da yakın arkadaşını kaybeden Jack için Nick’in yokluğunu hissettirmemeye çalışan Kate’in çabalarını izliyoruz. Onunla birlikte maratona hazırlanıyor, Jack’in hayatındaki Nick’in yerini doldurmaya çalışıyor. Ancak Kate’in yaptığı şey aslında Nick’in yerini doldurmaktan çok, Jack’in yas sürecinde yanında olmanın bir yolunu bulmaya çalışmak gibi görünüyor.

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Yaz

Ginny’nin doğum sonrası Anne ile birlikte bebeğe annelik yaptıkları bölümleri izliyoruz burada. Bebek sahibi olmayı planlayan Danny ve Claude çifti için de bu bebek büyük bir alıştırma fırsatı oluyor. Bebek bakmanın ne denli zor olduğu ve bunu gerçekten isteyip istemedikleriyle yüzleşen çift, aldıkları kararı tekrar gözden geçiriyor.

Gerçekleri kabullenmesi zor olsa da onlar bence dizinin birbirine en dürüst çifti. Kendisine dürüst olmakta zorlanan Anne’in onlardan öğreneceği daha çok şey var gibi görünüyor. Sahilde tanıştığı Max’le birlikte olmak isteyip istemediği konusunda bile kendisinden saklanıyor.

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Sonbahar

Annelikle ilgili Anne’in bilgisine ve desteğine sığınan Ginny, bu bölümde artık kendi başına da bebeğine yetebileceğinin ve kendi ayakları üzerinde durması gerektiğinin farkına varıyor. Bebeğe çok alışmış olan Anne için bu ayrılık oldukça zor olsa da kendisine yeni bir kapı açması için güzel bir başlangıcın ilk adımları oluyor.

Bu ayrışma sadece Anne ve Ginny arasında gerçekleşmiyor. Kate ve Jack cephesinde de bireyselleşmenin adımları atılıyor. Kendisini Jack’in hayatında birden fazla yere koymaya çalışan Kate için de işler biraz karışıyor. Birbirlerine alan tanımak için uzaklaşan Jack ve Kate’in yıllardır evli olsalar da ilişkinin her döneminin ne denli farklı ihtiyaçlarla dolu olabileceğini görüyoruz. Bu sayede ilişki içindeki bireyselliğin sağlanabilmesi için illa ki ayrı kalmaya gerek olmadığını bir kere daha bizlere hatırlatıyorlar.

Minik bir sürpriz barındıran bu bölüm; Anne’in içsel dünyasıyla, geçmiş kırgınlıklarıyla ve alışkanlıklarından nasıl kopamadığıyla en yakından tanıştığımız yerdi. Dışarıdan baktığımızda bir şeyleri oldurmaya çalışan, bocalayan ama yine de gülümseyen Anne görmeye çok alışığız. Burada ise o Anne’in gerçek zayıflığıyla, en çıplak hâliyle yüzleşiyoruz.

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Kış

Gruptaki herkesin içlerinde saklı duygularıyla yüzleşmeleri burada oldukça yoğun bir hâl alıyor. Anne’in geçmişe dair pişmanlıkları daha da yüzeye çıkıyor. Artık daha fazla içinde tutamayıp bu duygularını çevresiyle de paylaşıyor. Dostlarının desteğini de alan Anne, kendisi için yeni bir hayatın kapılarını aralıyor.

Danny ve Claude’un İtalya’ya taşınmasından dolayı kendini yalnız hisseden Kate’in iç dünyasına daha yakından tanıklık ediyoruz. Danny ile olan arkadaşlığının özlemini oldukça derinden yaşayan Kate’i yine Danny’nin nasıl toparladığını; o bunu yaparken Kate’in de Danny’ye aslında ne yapmak istediğini hatırlatması gerçek bir arkadaşlığın göstergesi oluyor.

Claude için İtalya’da kalan Danny de her ne kadar mutlu ve her şey yolundaymış rolü yapsa da kendini ait hissedemediğin bir yerde olmanın nasıl hissettirdiğini izleyiciye çok iyi geçiriyor. Neyse ki Kate sayesinde gerçekte ne istediğini fark eden Danny ve Danny’nin çabasına kayıtsız kalamayan bir Claude izliyoruz.

Kendi benliklerine zarar vermeden yapabildikleri fedakârlıklara baktığımda onlar için şunları düşünüyorum; birlikte olmanın yolunu bir şekilde buluyorlar. İlişkileri yürütmek ancak böyle mümkün oluyor galiba. Eğer birini gerçekten seviyor ve değer veriyorsan onunla olabilmeyi mümkün kılıyorsun.

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Mekân Eleştirisi

İlk sezon beni en çok etkileyen şey kullanılan mekânların atmosferi ve manzarasıydı. Her mevsimi ayrı bir çekici gösteren görsel mekânlar kullanılmıştı. Kurulan bir sofranın ardında kalan manzara bile hayranlık uyandırabiliyordu.

Ancak bu sezon o denli hayranlık uyandırıcı mekânlarla karşılaşmıyoruz. Her mevsim farklı bir lokasyona tatile giden çiftler için renkler biraz daha sönük, mekânlar daha gösterişsiz seçilmişti. Belki de Nick’in yasının getirdiği o bulutlu havayı izleyiciye bu şekilde yansıtmayı seçmişlerdir.

The Four Seasons’a Genel Bakış

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

İlk sezonda karakterleri birbirlerine bağlayan en önemli kişi bence Nick’ti. Çünkü olaylar onun tercihlerinin üzerine kurulmuştu. Şimdi bu sezona baktığımda anlıyorum ki yokluğunda da görünmez bir bağ oluşturuyor.

Ardında bıraktıklarına bakıyorum da; herkesin hayatında kocaman bir yermiş Nick. O gittiğinde herkes bir şekilde birbirlerinde eksik kalan o yeri doldurmaya çalıştı bu sezon. Belki de bundan dolayı biraz geçiş sezonu gibiydi.

Konuların birbirine bağlanışı ve karakter gelişimleri oldukça tutarlı verildiği için izleyiciyi sezonun tamamında ekranın karşısında tutabiliyorlar.

Doğruyu söylemek gerekirse bu dizinin komedisi bana aşırı keyif vermiyor. Ama Amerikan komedisi seyircisini doyuruyor gibi görünüyor. Özellikle 40 yaş üzeri seyircinin kendinden birer parça bulmasından dolayı izlemeyi tercih edebileceklerini düşünüyorum.

Başrollerin oyunculukları başarılıydı ama Kerri Kenney-Silver’ın Anne rolündeki abartılı hareketleri o yaşın deliliğine uygun olsa da beni biraz itti. Ama bilirsiniz işte Amerikan komedisi(!)

The Four Seasons 2. Sezon: Kabulleniş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...