Ana sayfa » La Casa De Papel: Nairobi İçin (5. Sezon 1. Kısım)

La Casa De Papel: Nairobi İçin (5. Sezon 1. Kısım)

Yazar: Eslem Saraçoğlu

La Casa De Papel: Nairobi İçin (5 Sezon 1 Kısım)

Netflix’in globalde açık ara en popüler dizisi haline gelen İspanya çıkışlı LCDP, 2017’de yayınlanan ilk sezonuyla beraber birçok kişinin hayatına sirayet etti. Önce televizyon dizisi olarak yayın hayatına başlayan yapım, dijitaldeki yolcuğunda çok daha başarılı oldu. Günümüzde İspanya denilince üç kişiden birisi LCDP diyecek duruma geldi. Aynı şey Salvador Dali için de geçerli. Gerçeküstü eserleriyle sanat dünyasının kültlerinden olan sürrealist ressam, şu an tablolarından çok LCDP maskeleriyle tanınıyor. Bu dizi İspanya için faydalı mı emin olamamakla beraber oldukça başarılı bir reklam çalışması oldu. Final sezonunu ikiye bölen ekip, ilk beş bölümünü 3 Eylül’de yayınladıktan sonra kalan beş bölümü Aralık ayında yayınlayarak yayın hayatına son verecek.

Geçtiğimiz sezonlara hızlıca bakacak olursak dizi ilk sezondaki ritmini hiçbir sezonda tutturamadı. Her sezon karakterlere biçtiğimiz “kusursuz kahramanlar” algımızın yıkılışını izledik çünkü her insan eninde sonunda hata yapardı. Bence hem bu algımızın yıkılmasıyla hem de soygunların amacının sapmasıyla dizi seyircinin gözünde kademeli olarak düşüşe geçti. Yalnız şunu hatırlatmakta fayda var dizinin düşüşe geçmiş hali bile son zamanların suç dizilerine göre katbekat başarılı. Hatta bir suç dizisi LCDP’e ne kadar benziyorsa o kadar güzelleşiyor gibi bir durum ortaya çıkmaya başladı artık bu kategorideki bütün yapımlar direk LCDP ile karşılaştırılıyor. Bence yıllarca bu böyle devam edecek.

Dizide iyi karakter kötü karakter diye bir ayrım yapmak oldukça güç ancak geçtiğimiz sezon çok seveni olan Nairobi’yi yedinci bölümde öldürmesiyle Gandia’yı kötü karakter olarak kodlamamak elde değildi. Nairobi keşke ölmeseydi ama şöyle bir gerçek de var dizi onlarca bölüm sonra izleyiciye güzel bir şok yaşattı. Önce kurtulduğunu hissettik sonra bir anda öldü. Bence en etkileyici sahnelerdendi. Alicia Sierra’da iki sezon boyunca ikonik hale gelen sinir bozucu karakterlerdendi. Lizbonla olan karşılıklı çekişmeleri sezonun ritmini yükseltmişti. Suç seviyesi düşük, aksiyon seviyesi yüksek bir sezonun ardından final sezonunda profesörden şanına yakışır bir kapanış planı bekliyorum. Nasıl başladıysa öyle bitirecekler mi yoksa grafik düşerken mi final göreceğiz merakla bekliyorum.

Dördüncü sezon Lizbon’un Merkez Bankası’na iniş yapması ve Alicia’nın sığınağı bulmasıyla sonlanmıştı. Beşinci sezona tam kaldığı yerden devam edilmiş. Nairobi’nin gidişiyle bankadaki karakterler daha da duygusallaşmış, hayata daha romantik bakmaya başlamışlar. Bu durum profesörden de bildiğimiz gibi hatalara yol açıyor. İlk bölüme bakarak konuşacak olursam bu sezonda Berlin, öldüğü halde yaşayanlar kadar çok sahneye sahip olmaya devam edecek gibi duruyor. Oğlu Rafael’e, soygunda yer alması için yatırım yaptığını öğreniyoruz bu da bize ilerleyen bölümlerde Rafael’in de bir şekilde ekibe destek sağlayacağının sinyallerini veriyor. Profesör ölsem bile soygun devam edecek şekilde planlandı diyor ancak ölmesine gerek kalmadan planı iptal ediyor. Bunu Alicia’yı inandırmak için yaptığını düşünüyorum ama telsiz kapalı olduğu halde Lizbon’un diğerlerine ikinci bir plan yok, bitti demesi ilginçti. Profesörün isimlerle özür dileme sırasında bile bir mesaj yolladığını düşündüm, bakalım gerçekten bir acil durum planı var mı yoksa doğaçlama rezaletler mi izleyeceğiz. Alicia gerçekten 1-0 öne geçtiyse bu sezon Nairobi’nin ölümünü aratacak kayıplar bizi bekliyor demektir.

Sezonun ilk üç bölümü beni hiç tatmin etmedi. Onlarca bölümdür rehinelerin sessiz, sakin, itaatkâr bir şekilde oturmalarını izledik. Bir anda silahlanıp, taarruza geçmeleri bence komikti. O kadar profesyonel kişiyle savaşmalarını izledikten sonra final sezonunda sivil rehinelerle olan savaşa vakit ayırmaları gereksiz olmuş. Patlayıcı ve el bombalarıyla dolu bir odaya el bombası atmak için el bombası arayan bir Tokyo izledik. Senaryo aceleye mi getirildi yoksa bazı sahneler spontane mi çekildi bilmiyorum ama karakterler hiç profesyonel kararlar almadılar. Bu durumda başta bahsettiğim duygusal psikolojilerinin de bir etkisi illâki olmuştur ama yine de bu kadar hata yapmaları imkânsız gibi bir şeydi. Kaçış planına odaklanmaları gerekirken kendilerini bir odaya kapatan rehinelerle uğraşıyorlar. Bütün teçhizatlarını tek bir odaya toplamaları da her şeyi planlayan bu ekibe göre bir davranış değildi.

Neticede Stockholm’ün Arturo’yu öldürmesi karakteri tamamlayan bir davranış oldu. Soğukkanlılıkla vurup telaşla iyileştirmeye çalışması da bana bütün karakterlerin ikizler burcu olduğunu düşündürüyor… Daha sonra kendini toparlayamayıp Helsinki’yi ameliyat masasında yüzüstü bıraktığını görüyoruz. Bu insanlar ölmeye, öldürmeye, ceset görmeye zaten alışmış durumdalar. Bu kadar hassas olması da bana göre tutarsız olmuş. Bu sezon Helsinki’nin bu kadar geri plana atılmasına da şaşırdım.

Dördüncü bölüm en sevdiğim bölüm oldu. Bu ekibin başka bir mekânda akıllıca gerçekleştirdiği bir soygunu izlemeyi kaç bölümdür bekliyorduk. Danimarka’daki Viking eserlerinin çalınma hikâyesi, olayın akışı, çekim planları, mekân, her şey mükemmeldi. Birinci sezondan beri aranan ritmi sadece yirmi dakikada verebildiler, hem de çoğu karakter plana dahil olmadığı halde. Bu soygundan sonra tekrar Merkez Bankası sahnelerine geçildiğinde mekândan ve tekrarlayan olaylardan ne kadar sıkıldığımı fark etmiş oldum. Gandia’nın felç riskini anında atlatıp içeri giren ekibe dahil olmasına gerçekten gerek var mıydı? Başka güçlü asker kalmadı mı acaba?

Tokyo’nun veda edeceğini bildiğim için gidişine Nairobi gibi şok olmadım. Bence ölümü engellenebilirdi. Asansör boşluğunda birkaç kat aşağısının kapısı gözüküyor yani altı kat aşağıya inmek zorunda değildi birkaç kat aşağıya taşıyabilseler yeterdi. Belki çekim hatası olduğu için ben o kapıyı gördüm bilemiyorum. Ölüm anına kadar Rio’dan önceki sevgilisini gördük aslında bu sezon Tokyo-Rio aşkının şüpheye düşürüldüğü bir sezon olmuş. Tokyo’nun Rio’yu yeterince sevmediğini anlasak da son sahnedeki çaresizlikleri beni ister istemez duygulandırdı. Aralık ayında bizi neler bekliyor bilmiyoruz, Stockholm’ün düşüşünü gördük, Helsinki ne durumda bilmiyoruz. Daha kaç kişi ölecek, Alicia’nın planı ne? Hep beraber göreceğiz. İlk beş bölümde akıllıca planlar yoktu devamında da olmazsa dizi düşüşle final yapacak gibi duruyor.

La Casa De Papel: Nairobi İçin (5 Sezon 1 Kısım)

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap