İnançlı Atlayış: Friedkin Şeytan’ı Anlatıyor (İKSV Özel)

İnançlı Atlayış: Friedkin Şeytan’ı Anlatıyor (İKSV Özel)

Doc of the Dead , The People vs. George Lucas belgesel filmleri ve Alfred Hitchock’un yönettiği 2017 post-modern belgesel incelemesi ile tanınan İsveçli yönetmen Alexandra O. Philippe, Memory, 78/52 gibi belgesellerle sinema tarihinin incelenmesinde önemli rol üstlenmiş yönetmen ve yazardır. Philippe yeni belgeselinde incelemek için kendisine 1973 yapımı korku klasiği olan ve türünün kült örneklerinden biri olan The Exorcist/Şeytan’ı seçmiş. Yapıldığı dönem, kullanılan teknikler ve türünün seçkin örnekleri olması açısından The Exorcist, korku filmi tarihinde kendine taht edinmiş filmlerden biri. Philippe bu filmin derinlerine inmek için filmi anlatmayı yönetmene yani Friedkin’e bırakıyor. Friedkin filmini düğümleri çözerek dış dünyadan bir gözmüşçesine bizlere aktararak izleyiciye ortaklık vadediyor.

Film (The Excorcist) başrollerinde Linda Blair, Jason Miller ve Ellen Burstyn gibi isimleri barındırıyor. Yayınlandığı dönemde geniş çevrelerce eleştiri yağmuruna tutulsa da En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ı, Altın Küre Drama dalında En iyi Sinema Film Ödülü, En iyi Ses Miksajı Oscar’ı gibi önemli ödülleri toplayarak kesimler arasında tartışma yaratmayı başarmış gibi duruyor. William Peter Blattery’nin aynı adlı romanından uyarlanan filmin konusu kısaca şöyle; 12 yaşında annesiyle beraber yaşayan Regan gün geçtikçe garip hareketler yapmaya başlar. Ünlü bir aktris olan annesi onu birçok doktora gösterir ama bir sonuç alamaz. En sonunda bir doktor ona kızını bir rahibe göstermesini önerir ve olaylar bu şekilde başlar.

Genelde tek bir mekanda, kızın yatak odasında geçen filmin çekim döneminde de bazı paranormal ve sebebi bilinmeyen olayların yaşandığı söyleniyor. Set içerisinde iki kere yangın çıkmış, ışıkçı ve görüntü asistanı ölmüş, 3 figüran ise kalp krizi geçirmiş ve kostümler çalınmış. Ek olarak romanda anlatılan öykünün gerçek bir hikaye olduğu iddia edilmekte. İddialara göre 1936’da Amerika Teksas’ta 19 yaşında bir erkek çocuğunun içine şeytan girmiş. O dönemde film bu haberlerle birçok kez gündeme gelip akıllarda derin izler bırakmış.

Belgeselde Friedkin, filmini anlatırken yaşadığı olayları, oyuncularla arasında geçen şaşırtıcı hikayeleri de izleyiciyle paylaşıyor. Anlattığına göre filmi çekerken Söz adlı filmden birçok yönden etkilenmiş. Filmdeki görüntü ve diyaloglardaki sadeliğe karşın izleyiciye geçen duygunun gücünü rol model alan Friedkin, birçok anlamda filmden referans aldığını belirtiyor. Bu yüzden elinden geldiğince diyalogları sade tutup oyunculara konuşmadan sadece beden dilleriyle duyguyu izleyiciye geçirebilme konusunda ısrarda bulunup onları eğitmiş. Hatta bir sahneyle ilgili tekniğini şöyle anlatıyor:

“Masa sahnesinde iki oyuncunun omuzlarından yavaşça yaklaşan kamera efektiyle görüntü anlamında izleyiciyi olayın içine hapsetmeye çalışırken oyunculara duyguyu gözlerine yansıtmalarını söyleyerek izleyiciyi artan bir gerilimin içine çekmek ve ardından telefon çalmasıyla oluşan ürpertiyi yaratmak istedim. Duyguları küçük etkilerle göstermeyi ve izleyiciye geçirmeyi seviyorum. Hayatın içinden görsellerle çünkü ben her zaman doğallıktan yanayım.” Film sırasında oyuncularla arasında geçen olaylar da olduğunu söyleyen Friedkin peder rolünde olan Jason Miller’ın bir sahnede role giremediğini ve bunun kendisinin bir inanca sahip olamaması ile ilgili olduğunu düşündüğünü ve bunun şaşırtıcı bir olay olduğunu söylüyor.

Film aldığı En iyi Ses Miksajı gibi ödüllerle de müzik anlamında iddiasını bizlere gösteriyor. Filmin müziklerini, filmi bağırtan değil de ensesinden üfleyen, ona bir yandaş değil de destekleyicisi olduğu bir bağ aradığını söyleyen Friedkin, bu düstura uymadığı için önemli müzik çalışanlarını reddetmiş. “Warner’daki kayıt stüdyosuna gittim. 80 belki 90 müzisyen vardı. Hepsi de heyecanlıydı. Irak sahneleri ile çalmaya başladı. Müzik çok sesli, gürültülüydü. Oysa kazı yapan insanların seslerini genel, orta ve yakın plandan almıştım. Müzik hepsini silip attı. Karışık ve ilginç bir müzikti, ama abartılıydı, ritmikti ve yanlıştı. O müzikten nefret ettim. Lalo, bu olmamış, değiştirebilir misin dedim, Hayır, değiştiremem dedi. Bitti dedim kaydı durduruyoruz. İyi bir arkadaşımdı. O zamandan beri konuşmadık.’’ bu sözleriyle Friedkin’in işine ve prensiplerine ne kadar değer verdiğini ve değiştirilmesine fırsat vermediğini görüyoruz.

Belgesel Friedkin’in anlatımıyla ve filmlerden görüntülerle desteklenerek güzel bir ahenk yakalamış. Sade çekim tekniğiyle ise insanı bunaltmadan kendini izletiyor. Anlattığı filmin de kalitesiyle beraber onu yönetmeninden dinlemek ayrı bir zevk veriyor.

İnançlı Atlayış: Friedkin Şeytan’ı Anlatıyor (İKSV Özel)

Hatice Gökgül’ün Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

0 0 Oy Ver
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Tüm Yorumları Göster