Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri In the Company of Women: Ne Güzel Ne Değil

In the Company of Women: Ne Güzel Ne Değil

Yazar: Aslıhan Or

In the Company of Women: Ne Güzel Ne Değil

27. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Kült Kavaklıdere salonunda izleme şansı bulduğum bir film In the Company of Women. Yönetmen koltuğunda ise Silvia Munt oturuyor. Film 1976’nın yaz aylarında, on altı yaşındaki Bea için hayatının dönüm noktasını anlatıyor. Bu yıl, Bea’nın sosyal ve siyasi bilincinin derinleştiği, kişisel ve ideolojik olarak büyük bir değişim geçirdiği bir zamandır. Ülkesinde yaşanan toplumsal hareketlerden büyük ölçüde etkilenen Bea, kendisini feminist bir grupla bir arada bulur. Bu grup, özellikle kadınların kürtaj haklarını savunmaktadır ve genç Bea, bu idealler doğrultusunda kendi içindeki isyankâr ruhu daha derinden keşfetmeye başlar. Yeni keşfettiği duygular ve düşünceler, Bea’nın hayatını tamamen değiştirecektir. Kendi yaşıtlarından farklı olarak, daha olgun düşüncelere sahip olan ve zengin bir ailenin kızı olan Maider ile yakın bir dostluk kurar. Maider, Bea için hem bir dost hem de bir akıl hocası gibidir. Onunla geçirdiği vakitler, Bea’nın dünyaya bakış açısını genişletir. Siyasi aktiviteler ve Maider ile olan bu derin ilişki, Bea’nın hayatında unutulmaz bir iz bırakır.

Film, oyuncu seçimleriyle göz dolduruyor. Ana karakter Bea’yı canlandıran genç oyuncu, rolüne büyük bir inanç ve hassasiyetle yaklaşmış, karakterin duygusal dalgalanmalarını ustalıkla seyirciye aktardığını düşünüyorum. Maider karakterini canlandıran oyuncu da zengin iç dünyası ve karizmatik tavırlarıyla filmde parlamayı başarıyor. İkili arasındaki kimya, ekrana güzel yansıtılmış.

Film, 1976 yılının atmosferini yansıtma konusunda da oldukça başarılı. Kostümlerden dekorasyona, müzik seçimlerinden olay örgüsüne kadar her detay, izleyiciyi o yıllara götürmeyi başarıyor. Bu dönemin toplumsal çalkantıları, karakterlerin yaşadıkları olaylarla iç içe geçmiş şekilde anlatılıyor, bu da filmi daha gerçekçi kılmış.

Ancak film, hikâye anlatımı konusunda bazı yerlerde eksik kalıyor. Karakterlerin iç dünyaları ve başlarından geçen önemli olaylar yüzeysel bir şekilde ele alınmış. Bu da hikâye ile tam anlamıyla bağ kurulmasını engelliyor. Özellikle bazı yardımcı karakterlerin hikâyeleri yarım kalmış gibi, bu da bazı plot noktalarının tam olarak anlaşılamamasına yol açıyor. Filmin bu anlatım boşlukları, genel olarak filmi takip etmeyi ve olayların altında yatan büyük resmi görmeyi zorlaştırmış.

Sonuç olarak, “In The Company Of Women” kadın hakları gibi önemli bir konuyu ele almasına rağmen, anlatım eksiklikleri nedeniyle beklenen etkiyi tam olarak yaratamıyor. Film, özellikle feminist hareketler ve bireysel dönüşüm temasını işlemesiyle dikkat çekse de daha derin bir hikâye anlatımı ve karakter gelişimi ile çok daha etkileyici olabilirdi. Bu durum, bende film hakkında “izlemesem de olurdu” düşüncesini uyandırdı; fakat oyunculuklar ve dönem yansıtımı açısından kesinlikle takdiri hak ediyor.

In the Company of Women: Ne Güzel Ne Değil

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...