I May Destroy You: Geçmişinle Yüzleş İlerlemeye Devam Et

I May Destroy You: Geçmişinle Yüzleş İlerlemeye Devam Et

2020 sinema dünyası için oldukça şanssız bir yıl olsa da televizyon dünyası için kaliteli ve farklı birçok iş izlediğimiz bir yıl oldu. Bu kaliteli işlerden biri olan I May Destroy You, yayınladığı ilk bölümden final bölümüne seyircinin ilgisini ve heyecanını canlı tutmayı başardı. 

Yönetmenliğini Sam Miller’la paylaşan, aynı zamanda dizinin yaratıcısı ve başrolü Michaela Coel’in devrim niteliğindeki televizyon dizisi I May Destroy You, 2020 yılının tutkuyla yapılmış ve en çarpıcı şovlarından biri. Coel, yarattığı bu diziyle tüm kalıpları yıkıyor ve acımasız gerçeği kucaklayarak, travmatik bir deneyimle yüzleşen bir kadının komik ama aynı zamanda yıkıcı hikayesini sunuyor. Tüm bu kaos ve cazibeye rağmen, pek çok üzücü sorusuna kolay yanıtlar vermeyen bir dizi I May Destroy You. İzleyicinin karşısına özellikle “travma draması” alt türüyle birlikte gelse de şimdiye dek izlediğimiz birçok film ve diziden farklılaşarak, özellikle finaliyle, birçok konuda beklentiyolumlu yönde altüst ediyor. Farklı hassas temaları son derece heyecan verici şekilde anlatırken başrolünde izlediğimiz Arabella karakteri, çizdiği karizmasıyla da birçok insanın sesi olmayı başarıyor. 

Hazzın ve kurulan ilişkilerin sadece bir uygulama uzaklıkta olduğu Londra’da geçen hikaye; kaygısız, kendine güvenen Londralı bir arkadaş grubuna odaklanıyor. İlk kitabıyla kendi jenerasyonunun ikonu haline gelen Arabella, bir sonraki kitabının yazım sürecine başlamış ancak bu süreçte birçok farklı olay yaşamış, farklı travmaları deneyimlemiştir. Yazım sürecini de etkileyen bu travmalar aynı zamanda arkadaşlık ve aşk ilişkilerini de olumlu ve olumsuz birçok açıdan etkiliyor. ArabellaKwame ve Terry’nin oluşturduğu bharika arkadaş grubuyla dizi; özellikle bizim jenerasyonumuzun arkadaşlık ilişkilerinden sosyal medya kullanımına, taciz ve cinsel ilişkide “rıza”dan travmayı aşmaya birçok çarpıcı ve son zamanlarda gündemde olan konuları işliyor. Bu yönüyle günceli başarılı bir şekilde yakalayan dizi; kurgusu ve yarattığı Arabella karakteriyle de izleyicinin unutamayacağı bir dizi olmayı başarıyor.  

Toplumsal normların dayattığından farklı olmanın, cinsel istismara uğramış olmanın ve bu travmayla başa çıkarken izlenen farklı yolların, queer olmanın, farklı cinsel kimliklere sahip olmanın nasıl olduğunu ve nasıl hissettirdiğini anlamak için birçok farklı dizi veya film izledik. I May Destroy You dizisini diğerlerinden ayıran, tüm bu hikayeleri dramatize etmeden tüm çıplaklığıyla, yarattığı karakterlerin kişiliklerini herhangi bir yargılama olmadan sunabilmesi oldu

Her duyguyu, kafa karışıklıklarını, iyileşme sürecini ve sonucunda başarılı olmayı, işlediği bu sert konulara rağmen seyirciye oldukça içten ve söz konusu duyguları derinden sunan dizi; seyircinin yüzleşmeye korktuğu veya kafa karıştıran bu konu ve duygulara da açıklık getirmeyi başarıyor. I May Destroy You, tüm bu duygu ve hikayeleri ekranda izlerken sonunda izlediğiniz karakterlerle bir şekilde bağ kurduğunuz, bu karakterlerin duygularını hissedebildiğiniz, yaşadıklarını anlayabildiğiniz, empati kurabildiğiniz bir diziye dönüşüyor. Bu duygular konusunda oldukça dürüst davranması da karakterlerle kurduğunuz bağları güçlendiriyor.   

Yaşanan travmalar sonunda, bu kişilerin toplum tarafından kurban ilan edilmesi insanların bu süreci atlatmasını daha da zorlaştıran normlardan biri. Başrolde izlediğimiz Arabella ve yakın arkadaşları kurban olmayı reddediyor, toplumun bu normundan uzaklaşarak kendi hayatlarını, hikayelerini, imajlarını kendileri yaratıyor. Başrolde izlediğimiz Arabella’nın ve arkadaşı Kwame’nin yaşadıkları tacizden sonra hayatlarına devam etmeyi tercih eden ve bu devam yolunu kendileri belirleyecek kadar güçlü karakterler yaratan dizi, bu tarzıyla da türevlerinden ayrılıyor.  

I May Destroy You, özellikle final bölümüyle izleyiciyi sarsmayı ve uzun süre hafızalarda yer etmeyi başarıyor. Travma nasıl aşılır” konusuna dair birçok farklı fikirlere sahibiz; kafamızda senaryolar yaratarak bizi neyin iyileştireceğine ya da bunu anlamamıza neyin yardım edeceğine, bir tür affetmeye veya bu travma ile barıştırmaya dair senaryolar yaratıyoruz Tüm bu farklı sonuçları test ediyoruz ve bunun bizi yatıştırıp yatıştırmayacağını değerlendirmeye çalışıyoruz. Sonunda cevaplara sahip olmasak da devam etmemize izin vererek bir tepki yolu yaratıyoruz

Her bireyin travma ile yüzleşmeye nasıl karar verdiği son derece kişiseldirMichaela Coel, yazdığı final bölümüyle, bu tepkileri son derece iyi anlayıp, bu kişiselliğe saygı duyduğunu başarılı şekilde gösteriyor. Coel’in bu kişiselliği anlaması sayesinde bize binlerce soru ve final sunarak ve tüm bu karmaşıklıkları göstererek; final bölümüyle yaptığı seyirciye bir şekilde şifa vermek oldu ve tüm final senaryolarını, tüm bu iyileşme yollarını toplayıp tüketmemizi sağladıTek bir bölümle yarattığı farklı finallerle bize her şeye doğrudan bakma ve empati kurma olanağı verdi. Travmamızı nasıl taşımak istediğimize; ne zaman, nerede ve nasıl güvenliğini sağlamak istediğimize dair vereceğimiz kararı tamamen bize bıraktı. Konu edindiği tema bu kadar hassasken tercih ettiği final yöntemi, Coel’in de televizyonda ne kadar başarılı olduğunu gösterdi. 

Hem anlatı yapısıyla hem de karakter gelişiminde yaptığı seçimlerle televizyonun en cesur işlerinden olan I May Destroy Yousıkça halının altına süpürülen konuların üzerine giden, araştıran; tüm bunları yaparken drama ve mizahın bir karışımı olmayı da başarıyor. Konu edindiği temaları bu kadar yüksek bir duyarlılık ve farkındalıkla işlerken aynı zamanda nadir bir hikaye anlatma biçimine de sahipI May Destroy You, tüm bu ögeleri bir araya getirerek televizyonda fark yaratmayı başarıyor ve izleyicide duygusal ve farkındalık konusunda gözünü açan, izleyiciyi değiştiren bir dizi olmayı başarıyor.  

I May Destroy You: Geçmişinle Yüzleş İlerlemeye Devam Et

Merve Özbek’in Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

5 2 Oylar
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
1 Yorum
En Eski
En Yeni En Çok Oylanan
Tüm Yorumları Göster

2020’de en sevdiğim dizilerden oldu inceleme de çok güzel olmuş