Anasayfa İncelemelerBelgesel İncelemeleri D.B. Cooper Where Are You?!: Gizemi Çözülemeyen Tek Dava

D.B. Cooper Where Are You?!: Gizemi Çözülemeyen Tek Dava

Yazar: Ecenur Özdilli

D.B. Cooper Where Are You?!: Gizemi Çözülemeyen Tek Dava

“Suç öyle bir şey ki her sanat tarzı gibi evriliyor. Hava korsanlığında da sanat tarzı evrilmişti ve içlerindeki en büyük sanatçı D.B. Cooper’dı.”

24 Kasım 1971 yılında, Portland ve Seattle arasındaki uçuşta D.B. Cooper, hostese verdiği bir not ile çantasında bomba olduğunu söyleyerek 200 000$ alarak paraşüt ile uçaktan atlamıştır. Üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen D.B. Cooper’ın gizemi günümüze kadar hâlâ çözülememiştir.

Netflix yapımı olan D.B. Cooper: Where Are You?!, uçağın içerisindeki yolcuların verdiği röportajdan, FBI’ın çeşitli araştırmalarına kadar hazırlanmış bir belgesel. Bugüne kadar FBI’ın araştırmalar yapması ve olayın asla çözüme kavuşamaması D.B. Cooper’ın ne kadar detaylı planladığının ve çok profesyonel olduğunun bir göstergesi. FBI, D.B. Cooper’ın paraşüt ile atladığında paraşütün açılmasının ve yaşama ihtimalinin az olduğunu söylese de o bölgede hiçbir kanıt bulunamamıştır. D.B. Cooper uçaktan atlamadan önce bir tane değil dört tane paraşüt istemiş; bunun sebebi de ona açılmayacak paraşüt vermesinler diye rehin alacak gibi gösterip açılmayan paraşüt vermemeleri riskine girmemeleri. Dört tane paraşüt alması da bence fazlaca planlı ve dahi olduğunu gösteriyor.

Bugün bir havaalanına gittiğimizde küpelerimizden botlarımıza kadar çıkarıp kontrolden geçiyoruz. Eşyalarımızda aynı şekilde çok büyük kontrollerden geçiyor. Belgeseli ilk izlerken güvenlikten nasıl geçmiş acaba diye kendi kendime soruyordum ki bunun cevabını çok geçmeden verdiler. 1970’lerde havaalanında biletinizi alıp uçağa biniyormuşsunuz. Ne bir kontrol ne bir güvenlik hiçbir şey yokmuş. D.B. Cooper olayından sonra da uçak korsanlığı tüm hızıyla devam etse de D.B. Cooper olayı, havacılık tarihinde çözülmemiş tek dava olarak yerini almaya devam ediyor.

D.B. Cooper, bilet aldığı sırada adını Dan Cooper olarak vermiş fakat olayın araştırıldığı sırada bir muhabirin yanlış duyup ‘D.B. Cooper’ olarak haber yapması üzerine Dan Cooper, D.B. Cooper takma ismiyle anılmaya devam edilmiştir. Bu davada bir sürü insan D.B. Cooper olması ile sorgulanmıştır. Belgesel türündeki bu mini dizide benim en çok D.B. Cooper’ın olduğuna ikna olduğum kişi Dick Briggs oldu. Belgeselde röportajı veren adam, D.B. Cooper’ın kendisine itiraf ettiğini söylüyordu. D.B. Cooper olduğunu iddia eden bu adamın adı: Dick Briggs. Röportajı veren adama, kendisinin D.B. Cooper olduğunu kanıtlamak için karşı masalarındaki ailenin, D.B. Cooper’ın parasından bir kısmını bulacağını söylüyor. Şaşırtıcı bir şekilde bu olay gerçekleşiyor ve tam da o aile parayı buluyor. D.B. kısaltmasındaki baş harfler Dick Briggs ile tam tamına uyuşuyor ama bilet alırken Dan Cooper ismi verilmiş. Dick Briggs’in D.B. Cooper olduğuna dair kesin bir kanıt ortaya çıkmasa da o ailenin paranın bir kısmını bulması ve baş harflerinin uyuşması bir hayli ilginç hale getiriyor.

D.B. Cooper’ın havalı bir takma adı olması, uçakta güneş gözlüğü ve çantası ile yağmurlu bir havada uçaktan paraşüt ile atlaması ve asla kimliğinin bulunmaması onu dünyada ikonik bir hale getiriyor. D.B. Cooper’ın gizemi çözülmemesinin yanında takma adının da ününe ün katan bir olay olduğunu düşünüyorum. İnsanlar, olayın içeriğine bakıp onlara havalı gelen her şeye sempati duyabilecek potansiyelde. Çok film seyrediyorsun diyebilirsiniz fakat burada benim aklıma D.B. Cooper haberini yapan muhabirin işin içinde olabileceği geliyor. FBI tarafından 50 yıldır bulunamayan bir uçak korsanının böylesine havalı, ikonik ve dünyada sempati duyulan bir hale gelmesinde sadece ve sadece yapılabilecek iyi bir PR’a ve yaratıcı, havalı bir isme (D.B. Cooper) ihtiyacı var. İnsanları bu olaya karşı sempatikleştirmeleri sayesinde de çok başarılı bir satış stratejisi geliştirilmiş; D.B. Cooper için festivaller yapılarak tişörtler, şapkalar vs. satılmış.

Prison Break mutlaka çoğu insanın izlediği bir dizidir ve dünyada yapılmış en iyi dizilerden birisi olarak görülür. Ben, D.B. Cooper olayını Prison Break sayesinde öğrenmiştim. Michael Scofield, hapishaneye girdiğinde Charles Westmoreland’a onun D.B. Cooper olduğunu bildiğini söyleyerek bu hikâyeyi anlatıyordu. Hatta hapishaneden kaçtıklarında da dizinin hikayesi D.B. Cooper’ın parasını bulmak üzere yol alıyordu. Başta bunun gerçek bir hikâye olabileceğini düşünmemiştim ama biraz araştırdım ve bunun gerçekten ilgi çekici bir hikâye olduğunu gördüm. Günümüzde de D.B. Cooper’dan bahsetmeler ve uçakta güneş gözlüğü, çanta ile yapılan D.B. Cooper göndermeleri bulunuyor. Dünyaca izlenen dizi, filmlerde havalı bir şekilde gösterilmesi de yukarıda da bahsettiğim gibi bana göre D.B. Cooper olayını daha da ikonik kılıyor. İnsanlar onu popüler kültürde uçaktan atlayan, gerçek bir kahraman olarak görmeye başlıyor.

                                         PRISON BREAK (2005)                                               LOKI (2021)

D.B. Cooper: Where Are You mini dizisinin formatından kısaca bahsedecek olursam, dizinin adından da anlaşılacağı gibi 1971 yılında D.B. Cooper adındaki, günümüze kadar hâlâ gizemi çözülemeyen uçak korsanının hikayesi anlatılıyor. Bu mini dizi 4 bölümden oluşuyor. FBI ve muhabirler tarafından yıllarca sorgulanan şüpheli bulunan durumlara, kişilere ve onların yakından tanıdıklarının hikayelerine kadar röportaj yapılıyor. Bu belgeseli yapmaya karar veren kişi, buradaki amacının yaşama amacı olduğunu söylüyor. Hollywood’a satmak için mi yoksa gerçekten bu kadar ince detaylara takılıyor mu bilemiyorum çünkü sadece uyan kısımları delil olarak sunup uymayan kısımları göz ardı ediyor. Röportaj veren muhabirin de dediği gibi: “Tost ekmeğinde İsa’yı görmek.”. Bence adam neyi görmek istiyorsa onu görmek için çabalıyor.  FBI’ın yıllar sonra dosyayı kapatmasına da bir kulp buluyor ve iş birliği yaptıklarını ima ediyor. İşin gerçeği kanıtlanması çok zor bir şeye yaşama amacı demesi bana saçma geldi. Bu yüzden, Hollywood’a satmak için yapılan ticari bir belgesel gözüyle bakıyorum.

Bu mini diziyi izlerken kendimi dedektif gibi hissettiğimi söyleyebilirim. Anlatılanlardan bir şeyler çıkarmak için izlerken aynı zamanda çok fazla düşüneceğiniz bir mini dizi olmuş. D.B. Cooper olayı benim için hep ilginç bir olay olarak kaldığı için bu belgeseli izlerken hiç sıkılmadım. Bence çok keyifli bir şekilde akıyordu özellikle ilk bölümde o anları 1970’lerdeki gibi canlandırmalı çekimleri çok beğendim. Eğer bu tarz gerçeklikten alınan ilginç hikayeleri izlemeyi seviyorsanız inanılmaz bir keyif alacağınızı düşünüyorum.

D.B. Cooper Where Are You?!: Gizemi Çözülemeyen Tek Dava

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap