Zeytin Ağacı 3. Sezon: Akıllarda Kalmayan Bir Final
İlk iki sezonuyla dikkat çeken ve Netflix’in beğenilen yerli yapımlarından biri olan Zeytin Ağacı, final sezonuyla izleyiciye veda etti. İlk iki sezonuyla yakaladığı ivmeyi final sezonunda büyük ölçüde kaybeden dizi; aceleye getirilmiş tercihleri, yüzeysel kalan hikâyeleri ve sıradan anlatımıyla beklenen etkiyi yaratamıyor. Geriye ise Ayvalık manzaraları eşliğinde biraz buruk, biraz da “keşke böyle bitmeseydi” hissi kalıyor.
Odağın Değişimi ve Ada’nın Yeni Arayışı
Senaryosunu Nuran Evren Şit’in kaleme aldığı, yönetmen koltuğunda ise Erdem Tepegöz’ün oturduğu OGM Pictures imzalı dizi, temelde aile dizilimini konu alıyor. Ancak final sezonunda odağını daha çok aile dizilimini tamamlamaya ve kendi ailesini kurmaya çalışan Ada’ya çeviriyor.
Ada (Tuba Büyüküstün), iki yılın ardından İspanya’dan yeniden Ayvalık’a dönüyor. Yolculuk sırasında ise bu sezonun yeni erkek karakteri Özgür (Şükrü Özyıldız) ile tanışıyor. Bölümler boyunca Ada’nın anlatımı; atalarımıza, geçmişimize ve genetik mirasımıza dair uzun monologlarla ilerlerken filozoflardan ve ünlü psikologlardan yapılan alıntılar da eksik olmuyor.

Zeytin Ağacı
Bu kez Ada’nın en büyük amacı, varlığını yeni öğrendiği kız kardeşi Deniz’i bulmak. Üstelik bunu da beklenenden çok daha kolay başarıyor. Özgür’ün yardımıyla kısa sürede kardeşine ulaşan Ada, aile ağacındaki eksik parçaları tamamlamak istiyor. Deniz’in Ayvalık’a gelişiyle birlikte onun asi, kırgın ve problemli bir genç kadın olduğu ilk sahneden itibaren hissediliyor.
Aceleye Getirilmiş Çözümler ve Yan Hikâyeler
Sezonun ilk bölümlerinde yine geçmiş travmalara dönülüyor. Ancak ilginç bir şekilde aile dizilimi seansları, birkaç bölüm boyunca neredeyse tamamen ortadan kayboluyor. Daha sonra Ada’nın yeni kliniğinde yeniden karşımıza çıksalar da tüm düğümler birkaç dakikalık seanslarla çözüme kavuşuyor. Bu da hem gerçekçilikten uzak hem de fazlasıyla aceleye getirilmiş bir anlatım hissi yaratıyor.

Zeytin Ağacı 3. Sezon: Akıllarda Kalmayan Bir Final
Ada’nın kardeşiyle yaşadığı sorunlar, Leyla’nın libidosunu kaybetmesi ve Eleni Meyhanesi’nin yeni Yunan şefi Yorgo’ya karşı hissettikleri, Sevgi’nin Fiko’yla evlat edinme süreci ve depremzede Halime’nin yaşadığı tacizi ispatlama çabası bu sezonun ana hikâyelerini oluşturuyor. Bir de Fikret’in alkolik ve kumarbaz babası Rıza, yıllar sonra Adana’dan çıkageliyor.
Başlarda doğru düzgün konuşmayan, konuştuğunda ise yalnızca alkol isteyen; geçmişte oğluna şiddet uygulamış bu baba figürü, ne hikmetse Ada’nın üç dakikalık aile dizilimi seansının ardından bir anda iyileşiyor ve Sevgi’nin annesiyle evlenmeye karar veriyor. Sezon boyunca inandırıcılıktan en uzak gelişmelerden biri de buydu.
Yapay İlişkiler ve Akılda Kalanlar
Ada, Leyla ve Sevgi’nin birbirlerine sürekli lakaplarla seslenmeleri, her fırsatta sarılmaları da bir noktadan sonra oldukça yapay durmaya başlıyor. Özellikle bu noktada oyunculukların da vasatın üzerine çıkamadığını söylemeliyim. Karakterlerin hemen her olaya aynı mimiklerle ve benzer tepkilerle yaklaşması, seyir zevkini giderek düşürüyor.
Sanırım Zeytin Ağacı’na dair aklımda en çok kalacak şeyler; Ayvalık sokakları, yaz atmosferi, Ada’nın kıyafetleri ve o huzur veren evi olacak.
Finalin Hayal Kırıklığı Yaratan Tercihleri
Yazının bu kısmı spoiler içerir!

Zeytin Ağacı 3. Sezon: Akıllarda Kalmayan Bir Final
Senaryo, ilk iki sezona kıyasla oldukça tahmin edilebilir ilerlediği için dizinin temposu da ciddi anlamda düşmüş. Bir sonraki bölümü açtıracak bir merak duygusu yaratmakta zorlanıyor.
Özellikle finalde Sevgi karakterinin ölümü bana oldukça yersiz geldi. Daha önce ölümcül bir hastalığı atlatmış bir karakterin hikâyenin sonunda sokakta bıçaklanarak öldürülmesi, üstelik ardından Ada’nın katille görüşüp ona karşı neredeyse hiçbir öfke göstermemesi oldukça gerçekçilikten uzak duruyor.
Sevgi’nin ölümünün ardından gelen final sahnesi ise maalesef bu hissi daha da pekiştiriyor. Hastayken çektiği videoyu herkesin izleyip dans ederek ona veda etmesi, duygusal olmaktan çok klişe ve tembelce yazılmış bir senaryo tercihi gibi hissettiriyor. Oysa travmaları aşmak ve geçmişle yüzleşmek üzerine kurulu böyle bir hikâye, çok daha umut dolu ve karakterlerine yakışan bir finali hak ediyordu.
Bir diğer eksik kalan nokta ise Leyla ile Yorgo arasındaki ilişkiydi. Aralarında romantik bir potansiyel vardı ancak senaryo bu hikâyeyi geliştirmeye yeterince zaman ayırmadığı için finaldeki mutlu son da beklenen etkiyi yaratamıyor. Aradaki kıvılcımların temelleri çok daha sağlam atılabilirdi.
Sonuç
Kısacası Zeytin Ağacı; iyi başlayan, uzun süre seyir zevki yüksek ilerleyen ve ortalamanın üzerinde bir yapımken final sezonuyla birlikte “Keşke hiç yapmasaydınız.” dedirten diziler arasındaki yerini alıyor.
1 Yorum:
Sevginin ölmesi çok mu şarttı ,keyifle izlerken bu gereksiz oldu zaten hayat acılarla dolu mutlu son çok mu zor 🥹