Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriZeytin Ağacı 2. Sezon: Her Şeyin Suçlusu Atalarımız Mı?

Zeytin Ağacı 2. Sezon: Her Şeyin Suçlusu Atalarımız Mı?

Yazar: Hazal Vardi

Zeytin Ağacı 2. Sezon: Her Şeyin Suçlusu Atalarımız Mı?

Zeytin Ağacı 2 yıllık bir aradan sonra 2. sezonuyla geri döndü. OGM Pictures imzalı, 2022’de ilk sezonuyla Netflix platformunda karşımıza çıkan yapımın yönetmenliğini Burcu Alptekin ve Erdem Tepegöz üstlenmiş, senaryosunu ise Nuran Evren Şit yazmıştır. Başrollerinde Tuba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Murat Boz, ikinci sezonuyla diziye katılan Aytaç Şaşmaz ve Rıza Kocaoğlu paylaşmıştır.

Zeytin Ağacı dizisinin 1. sezonunda bir hikayenin varlığı evet vardı ama beni daha çok hem o hikayede her şeyi mucizevi bir şekilde oldurmuş olmaları hem de dizinin çıktığı andan itibaren aile dizimi yaptırmak isteyen ya da bu uygulamayı yapan kişilerin çoğaldığını bilmek rahatsız etmedi diyemem. ‘Bu filmdeki ya da dizideki her şey hayal ürünüdür.’ ibarelerini hepimiz biliriz ama ortada inancı da etkileyen bir durum varsa anlatılan her ne kadar hayal ürünü de olsa bin bir hastalıkla ya da dertle uğraşan insanların bunların atalarından geldiğini düşünüp böyle bir yola başvurmaları ne derece doğru tartışılır.

İkinci Sezonda karakterlerin değişimini izliyoruz. Benim ilk sezonda favori karakterim diziye neşe katan biraz izlenebilir kılan Leyla’ydı (Seda Bakan). Ada, Leyla, Sevgi birinci sezondan farklı olarak daha çok kendi hayatlarına ve yaşantılarına Cunda’da dönmüşler ve burada gerçekten tutunmaya çalışıyorlar. Sevgi ve Fiko aşkı çalkantılı gibi olsa da onların ilişkilerini izlemek de keyifliydi. Ada’nın savruluşları o dramatik bakışları, sürekli olarak bir yere sığamayışı diziye yeni katılan Diyar (Aytaç Şaşmaz) karakteriyle olan ilişkisi boşluk kalan yerlerin doldurulmaya çalışılması gibi oturmamış. Biz bizden önceki neslin devamıyız ve evet onlardan birer parça taşıyoruz, bunu da aktarıyoruz ama gözünü kapat olmak istediğin kişiyi sen biliyosun denilince karşımdaki insanın tüm geçmişi gözümün önüne mi gelmeli? Ada’nın ilişkilerindeki savrukluğu, her yerde üçüncü kadın oluşu ya da ailesi olan ama sallantılı bir ilişki sürdüren kişilerle ilişki yaşamasını bir psikoloğa da gitse ona ailesini sorar ve bu durumun neyden kaynaklı olduğunu bulabilir. Bunun için bunca bölüm düşünmeye gerek var mıydı bilemiyorum.

Zaman Bey’in (Fırat Tanış) aile dizimi yaparken yaptığı kişiye dönüp ‘Ailende bir göç var mı?, Biri sizi bekliyor muydu?’ şeklindeki soruları falcı hissi uyandırıyor. Dizinin bir bölümünden sonra Ada’nın doktor arkadaşları aile dizimine karşı çıktıkları için Ada’nın hastane hayatı sona eriyor ve o sahneler çok yapmacık birer kamu spotu gibi bir önceki sezona gelen tepkilere bir eleştiri yollamışlar. Aile diziminin gerçekten tıpta da bir yeri varsa bunu sonrasında gösterdikleri gibi Zaman Bey’den el alarak mı yapması gerekiyordu. Dizinin kendi içinde çeliştiği çok fazla sahne var. Sevgi’nin köklerini bulması babasının mezarında dedesiyle karşılaşması, dedesinin ona bir şifalı karışım hazırlaması kanseri yenmesine sebep olucak mı onu da bilemiyoruz. Dizide her şey o kadar mucizevi gösteriliyor ki bir noktadan sonra sıkılmamak elde değil. Diziye bir yola çıkarak başladılar, 2. sezonu da bir yola çıkarak bitirdiler.

Kafamda aile dizimiyle alakalı çok fazla oturmayan yer var. Dizide, izleyenlere didaktik bir şey öğretilmiyor ama o kadar çok aile diziminden bahsediliyor ki bir noktadan sonra araştırma yapmak istiyorsunuz. Uzun yıllar psikologlarla haşır neşir olmuş biri olarak aile diziminde bence daha travmatik bir şeyler kontrolsüzce yaşatılıyor hissine kapılıyorum. İzlediğimiz, okuduğumuz, tavsiye edilen herhangi bir şey o kadar önemli ki zor durumda kalmış bir insan her yolu dener özellikle sağlıksal bir problemi varsa dizi izleyenlere bu inancı veriyor ve bu çok üzücü.

Fırat Tanış’ın oyunculuğunu çok beğeniyorum onu izlemek bana keyif veriyor. Onun dışında Aytaç Şaşmaz bu sezonda var olmasıyla diziye bir renk katmış. Boncuk Yılmaz’ı bir noktada Çukur’dan beri beğeniyorum onu ekranlarda daha fazla görmeliyiz.

Birinci sezonu merakla izlemiştim çünkü dizinin ismi, kadrosu çok hoşuma gitmişti. İkinci sezonu izlemekte çok zorlandım. Akmayan, gitmeyen bir şeyler vardı. Murat Boz ve Tuba Büyüküstün uyumsuzluğunu birinci sezonda anlamış olacaklar ki bu sezon ayrılıklarını izledik. Dizinin final bölümü klişenin klişesiydi. Biri Hollanda’ya döner, diğeri davet alır Amerika’ya gider, bir diğeri gözünün önündekinin değerini anlar. Mutlu bir akşam yemeği…

Zeytin Ağacı 2. Sezon: Her Şeyin Suçlusu Atalarımız Mı?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...