The Good Doctor: Taze Kanlar Geldi (4×3)

The Good Doctor: Taze Kanlar Geldi (4×3)

The Good Doctor bu haftaki bölümüne Freddie Highmore’un pandemi hakkında konuşmasıyla başladı. Yapımcı David Shore’un TVline’a verdiği röportaj sayesinde dizinin ilerleyen bölümlerde pandemi sonrası bir dünyada geçeceğini öğrenmiştik. Yapımcı yüzlerde maske varken ve cerrahi vakalar pandemi yüzünden kısıtlanmışken anlatmak istedikleri hikayeleri tam yansıtamayacaklarını söylemişti. Ama bu kararın da maske takmaya karşıymış izlenimi yaratmaması için başrol oyuncusuna açıklama yaptırdılar.

Yeni asistan adaylarının geldiği ve değerlendirildiği bölümde hem bu isimleri birazcık tanıdık hem de kıdemli asistanların nasıl eğitim yapacaklarına dair fikir edindik. Birbirinden farklı 6 asistan adayı vardı. Açıkçası 6 adaydan da beni karakter olarak çeken şimdilik olmadı ama 1 bölümle karar vermek de haksızlık olur. Zaten Dr. Jordan Allen hastanın yanında Andrews’u sorgulamasıyla ilk sezonlardaki Claire’i hatırlattı. Olaylara duygusal yaklaşıyor olması ve hastanın isteği yerine kendince doğru olanı uygun görmesi ilerde onu izleyeceğimiz konular olacak gibi duruyor.

Asistan adaylarından eski Hasidic mensubu olan asistan en ilginç karakterdi bence. Kendisinde ufak bir Reznick fırsatçılığı da var gibi geldi bana. Lim’in favorisi olan asistan kıdemlilerimiz için de benim için de en itici karakterdi. Göstermek istedikleri karakter tam olmuştu yani. Lim’in bölüm boyunca bu asistan adayını istemiş gibi yapması ve bizimkilerin en sonunda karşı çıkması bölümün sevdiğim olaylarındandı. Sonu tahmin edilebilir olsa da nasıl karşı çıkacaklarını bilememeleri, kabul etmek zorunda kalmaları ama sonunda yine de dayanamamaları izlerken keyifliydi.

Dr. John Lundberg bilgi düzeyi ve soğukluğu ile aslında Shaun ile karşılıklı izlemek isteyebileceğim bir karakterdi ama onu sezonda kullanmayı tercih etmediler gibi görünüyor. İlerde bir sürpriz yapıp bir şekilde hastaneye yolu düşerse çekişmeli güzel bir bölüm izleyebiliriz bence. Dr. Enrique Guerin diğer bütün cerrahların aksine rahat giyiniş ve tavırları ile asistanlar içinde şimdilik izlemesi en keyifli olandı. Farklı bir coğrafyada çalışmış olmasının etkisiyle vakalara alışılmadık yöntemlerle yaklaşacağını düşünüyorum. Kıdemli asistanların bu konuda nasıl davranacakları, Enrique ile karşılıklı diyalogları izlemesi zevkli sahneler olabilir.

Dr. Olivia Jackson şimdilik asistanlar içinde karakter özellikleri açısından en az gösterileni. Biraz özgüvensiz olması haricinde pek bir fikrimiz yok. Yine de seçildiği için mutlaka önümüzdeki bölümlerde karakteri açacaklardır. Kıdemlilerin çömezler hakkında konuşmalarıyla, Lim ve Andrews’un kıdemliler hakkında konuştukları sahneyi eş zamanlı göstermeleri seyir zevki yüksek bir sahne olmuş. Lim ve Andrews konuşurken ister istemez siz de “Vay be nereden nereye” diye düşünüyorsunuz. Dizi Grey’s Anatomy gibi uzun soluklu olursa Shaun, Claire, Park ve Reznick’in uzman olup eğitmenlik yaptıkları hatta hastane yönettikleri zamanları bile izleyebiliriz.

Claire-Reznick atışmasında eskiden çoğunlukla Claire’e hak versem de bu sefer Reznick’in tarafındaydım. Evet Reznick’in bazen çizgiyi aştığı oldu, Lim’in ameliyathaneden attığı an bunun en bariz örneği. Ama Claire’in Reznick’e olan tavrı da hiç hoş değildi. Sanki Reznick hiçbir zaman cerrahi asistanı olmamış her zaman dahiliyeciymiş gibi söylediği bütün fikirlere karşıydı. Sonuçta Reznick cerrahi bölümü sadece fiziken yapamıyor. Bu onun cerrahi teknik ve yaklaşım bilmediği anlamına gelmez. Claire’in kendi yapacağı operasyon olduğu için “benim kararım” tutumu haklı ama Reznick’in önerilerine kapalılığı haksızlıktı.

Shaun ve Lea bu hafta ufak sarsıntı yaşadı. Klasik bir durum aslında. Yine Shaun kendince doğru bir bilginin duygusal açıdan kırıcı olabileceğini anlayamadı. Yine bu konuda birileri gözünü açtı. Yine çevresinden fikir aldı ve sonunda yine kendi inandığını yaptı. Bu 3 sezondur farklı konularda farklı kişilerle izlediğimiz aynı kurgu. Bundan sıkılmış değilim aksine böyle sahnelerin devamlı olması gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü her ne olursa olsun Shaun otizm sendromu olan bir birey. Çevresinin yardımıyla duygusal konularda ilerleme kaydetmesi gerçek hayatta da olduğu gibi uzun zaman almalıydı. Bu dizinin gerçekçiliğini destekleyen bir konu. Sadece bu sahneler artık bölümde alışkın olduğumuz bizi şaşırtmayan kısımlar.

Yeni asistanların ufaktan tanıtıldığı, yeni bir dönemin başlangıcı sayılabilecek olan 3.bölümü genel hatlarıyla sevdim. İleriki bölümlerden daha umutluyum çünkü kıdemli-çömez ilişkilerini fazlasıyla merak ediyorum. Bakalım Shaun, Claire ve Park’ın yol göstericiliği nasıl olacak?

The Good Doctor: Taze Kanlar Geldi (4×3)

Tansu Kardaş’ın Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

0 0 Oy Ver
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Tüm Yorumları Göster