Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleriStelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Yazar: Ömer Acıoğlu
Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur
Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Tüm zamanların en iyi Yunan halk sanatçısı… Hiçbir halk sanatçısı onun kadar sevilmedi… Halkın problemlerini, ihtiyaçlarını, ümitlerini ve rüyalarını dile getiren başka bir halk sanatçısı olmadı. Bu nedenledir ki halk tarafından bir sembol hâline geldi. Türkçe söylediği şarkılarıyla Zeki Müren’i ilk ağlatan, Hamiyet Yüceses’ten sonra Makber’i albümünde yorumlayan ilk sanatçıydı… O hiç unutulmadı…

AJS Müzik’in YouTube sayfasından alıntıladığım bu satırlar, Stelios Kazantzidis’e dair bir özet niteliğinde. 1945 yılından, 2001 yılındaki ölümüne kadar müzik dünyasında aktif olan Rembetiko müzisyeni Stelios Kazantzidis’in hayatı, geçtiğimiz yıl filme alındı ve Yunanistan’da en çok izlenen filmler arasına girdi. Yönetmenliğini Yorgos Tsemberopoulos’un üstlendiği Stelios filminin senaryosunu Katerina Bei yazdı. Başrollerinde Christos Mastoras, Klelia Renesi, Asimenia Voulioti, Agoritsa Oikonomou, Dimitris Kapouranis ve Anna Symeonidou’nun yer aldığı bu film, 1945 yılındaki çocukluğundan 1975 yılındaki yetişkinlik dönemine kadar Stelios Kazantzidis’in şarkıcılık ve yokluklarla dolu müzisyenlik serüvenini konu alıyor. Film, dün itibarıyla da TME Films dağıtımıyla Tanweer tarafından vizyona girdi.

Stelios, zorluklarla dolu bir yaşam mücadelesi veren Pontuslu bir Rum çocuğudur. Savaş, yıkım ve sefaletle mücadele etmeye çalışan Stelios’un hayatı, müziğe olan yeteneğini keşfetmesiyle değişir. Yunan müzik dünyasında kendine yer edinmeye çalışırken içsel özlemleri, ilişki zorlukları, sadık hayran kitlesinin beklentileri ve müzik sektörünün sert yüzüyle yüzleşmek zorunda kalır.

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Stelios filminin hikâyesi, geçtiğimiz ay izlediğimiz Aznavour (Mehdi Idir, Grand Corps Malade, 2024) filmi gibi, sıfırdan zirveye giden bir yolculuğu anlatıyor. Tıpkı Aznavour filmi gibi bu hikâye de gücünü Stelios’un bestelediği müziklerden alıyor. Filmde çalınan müzikler yalnızca Stelios’un hayatına değil, insanın acılarına, kapanmayan yaralarına, hasretlerine, kırgınlıklarına, yitirilen aşklara, işleyen sisteme, isyanlarına ve hayal kırıklıklarına dair bir rapor sunuyor.

Bu film, Stelios’un yaşamı boyunca ödediği bedelleri, uğradığı haksızlıkları ve sardığı yaraları gözler önüne seriyor. Ayrıca yeni yetenekleri keşfetme yönünü de ortaya koyuyor. Bunun dışında filmde, Yunan müziğinin bazı önemli isimlerinin gençlik hâllerine de yer veriliyor. Örneğin Haris Alexiou’ya da bir şarkı besteleyen (sonrasında Sezen Aksu’nun sözlerini yazdığı, Aşkın Nur Yengi’nin yorumladığı “Susma” şarkısı) Christos Nikolopoulos; “Stalia” şarkısıyla meşhur olan Marinella ve 2025 yılında vefat eden şarkıcı Kaiti Grey gibi isimler de filmde yer alıyor. Ancak keşke Haris Alexiou’yu da hikâyeye dâhil etselerdi, güzel olurdu.

Peki müzikler dışında senaryo nasıl işliyor? Film, bolca flashback (geri dönüş) sahnesi kullanıyor. 40’lı yıllardan 70’li yıllara doğru ilerlerken bizi zaman zaman doğrudan 1975 yılına götürüyor. Hikâyeyi izlerken, Stelios’un şöhretin basamaklarını sabır ve acı dolu bir şekilde, ağır bedeller ödeyerek tırmanışına tanık oluyoruz. Ancak ne yalan söyleyeyim, filmin senaryosu bana çok da özgün gelmedi. Yine de bazı sahneleri oldukça sertti. Örneğin gece sahnelerinde silahlı insanların mekâna baskın yapması, Stelios’a zorla başka şarkılar söyletmeleri, mutsuz biten evlilikler gibi unsurlar orta şiddette sert sahnelerdi. Onun dışında hikâyenin geneli oldukça benzer, alışıldık bir yapıdaydı.

Klasik sıcak renk paleti ve sade kamera açılarıyla Yunanistan’ın atmosferini, tavernaların enerjisini, açgözlü plak şirketi müdürlerini, ağır işlerde çalışan fabrika işçilerini ve kayıt stüdyolarını etkileyici şekilde yansıtıyor. Özellikle filmin bir sahnesinde çalan şarkı eşliğinde kalabalığın yavaş yavaş artması oldukça hoş bir detaydı. Ayrıca Stelios’un yüz ifadeleri çok iyi yansıtılmış. Orta ve yakın plan çekimlerle yüzündeki acıyı, hayal kırıklığını ve müziğe olan tutkusunu net bir şekilde görebildim. Yani bu anlatım bana geçmiş aslına bakarsanız.

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Hazır görsellikten oyunculuğa geçmişken, bu konuda da birkaç şey söylemek istiyorum. Oyuncuların hepsi aynı zamanda müzisyen ya da şarkıcı; bu kesinlikle olması gereken bir tercih olmuş. Hâlihazırda şarkıcılık yapan (bir başka Rembetiko şarkıcısı Haris Alexiou’yla düet de yapmış) Christos Mastoras’ın oyunculuğu gerçekten dikkat çekici. Filmdeki arşiv görüntüleriyle karşılaştırıldığında, Stelios Kazantzidis’le arasında güçlü bir bağ kurduğu anlaşılıyor. Mastoras, sadece oyunculuğuyla değil sesiyle de Stelios’un şarkılarını adeta ney üfler gibi yorumlamış.

En beğendiğim oyunculardan biri de Kaiti rolünü canlandıran Klelia Renesi idi. O da müzikle yakından ilgileniyor ve rolünün hakkını başarıyla vermiş. Asimenia Voulioti ise kadife sesiyle öne çıksa da oyunculuğu çok çarpıcı değildi. Ancak Christos Nikolopoulos’un gençliğini canlandıran Periklis Sioundas’ı anmadan geçemem. O da müzisyen kimliğiyle rolüne çok temiz ve içten bir yorum katmış. Samimiyetiyle takdiri hak ediyor.

Şimdi gelelim filmin en güçlü yönüne: müziklerine. En sona saklamam boşuna değil, çünkü bu filmde müzikler adeta bir anlatım dili gibi kullanılıyor. Oyuncuların hepsi şarkı söylüyor ve Stelios’un bestelerine bambaşka yorumlar katıyor. Özellikle Christos Mastoras ile Asimenia Voulioti’nin şarkı yorumları çok içten ve etkileyiciydi. Zaten Rembetiko ve Yunan müziğini severdim, ama bu film sayesinde adeta aşık oldum. Peki hangi şarkılar var? Yparho (aynı zamanda filmin orijinal adı), “Kalenin Bedenleri” türküsünün Yunanca versiyonu Siko Horepse Koukli Mou (çocukken Candan Erçetin’den duymuştum),

Nil Burak’ın 30 yıl önce Türkçe seslendirdiği Akdeniz Rüzgarları şarkısının orijinali Opia Ke Na Se gibi değerli eserler filmde yer alıyor. Ancak keşke filmde Türkçe şarkılara da yer verilseydi. Stelios Kazantzidis, “Ta Tragoudia Tis Anatolis” albümünde Türkçe şarkılar da söylemişti. “Bekledim de Gelmedin” veya Makber yorumlarını bekledim ama yer verilmemiş. Elbette bu bir Yunan filmi olduğu için halkına, diline ve kültürel hafızasına seslenmek istemiş olabilir.

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

İşte böyle bir film, böyle bir hikâye Stelios filmi. Pontuslu bir Rum göçmeni olarak Yunan topraklarında yaşamaya çalışan, müzisyenlik yapana kadar evine ekmek götürmek için direnen bir adamın; müzisyenlik kariyeri boyunca yaptığı şarkılarla acının, hasretin, yorgunluğun ve elbette aşkın sesi oluşunun hikâyesi. Bu film, Stelios’a yazılmış bir hasret mektubu adeta. Aznavour filmiyle benzer yönleri var; bu yüzden çok özgün bir yapım olmayabilir. Ancak komşu ülkenin kültürünü ve Rembetiko müziğini tanımamız açısından etkileyici bir müzik filmi olarak öne çıkıyor. Rembetiko müziğini sevenler, Stelios’u ve Yunan müziğini tanımak isteyenler için sinemalarda sizleri bekliyor. Unutmayalım ki: Şarkılar bizi söyler, acımıza derman olur.

Puan: 3/5

Stelios: Şarkılar Seni Söyler, Acına Derman Olur

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...