Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Rainbow: Tuhaf Bir Yolculuk Hikâyesi

Rainbow: Tuhaf Bir Yolculuk Hikâyesi

Yazar: Buse Alkan

Rainbow: Tuhaf Bir Yolculuk Hikâyesi

Gökkuşağının bittiği yerden herkese selamlar. Bugün hepimizin çok iyi bildiği Oz Büyücüsü hikâyesinin modern uyarlaması olan Rainbow filminden bahsetmek istiyorum. Netflix’te bugün yayına çıkan film hepimizin bildiği Oz Büyücüsü hikâyesinin günümüzde geçen halidir. Ben filmi bir gün önceden izlemiş olarak sizlere fikirlerimi aktaracağım.

Film toplamda bir saat elli yedi dakika sürmekte. Filmin yönetmen koltuğunda daha çok oyunculuğuyla bilinen Paco Leon oturmakta. Başrollerde Dora rolüyle Dora Postigo, Muneco yani korkuluk rolüyle Ayax Pedrosa, aslan rolünde Wekaforé Jibril, teneke adam rolünde Luis Bermejo Prieto yer almakta. Net bir ayrım olmasa da iyi cadıyı Maribel rolüyle Carmen Machi üstlenmişken kötü cadıyı Coco rolüyle Carmen Maura üstlenmiştir. Oyunculuklar filmin tarzı gereği oldukça savruk ve öngörülemez bir şekilde sergilenmiş. Bu açıdan başarılı bulduğumu söyleyebilirim.

Oz büyücüsünün hikâyesini eminim hepimiz biliriz ama ben yine de kısaca bahsedeyim. Dorothy adındaki bir genç kızın köpeği ile beraber bir fırtına da savrulup bilmediği bir diyara uçmasıyla başlar hikâye. Yolculuğunda ona aslan, korkuluk ve teneke adam eşlik eder. Hepsinin Oz Büyücüsü denilen yüce büyücüden istekleri vardır. Dorothy evine dönmek ister. Aslan cesaret, korkuluk beyin, teneke adam kalp ister. Bunları alabilmek için batının kötü cadısını yenmeleri gerekmektedir. Bu yolculuk boyunca altınlı yoldan ilerlerler ve zümrüt şehre varırlar. Zümrüt şehir gökkuşağının bittiği yerdedir ifadesiyle tabir edilir.

İspanya yapımı olan bu film Dora adlı baş karakter ile başlıyor. Filmde Dora 16 yaşında bir genç kız ve annesini bulmak için tek başına köpeği Toto ile beraber bir yolculuğa çıkıyor. Yolculukta yanına 3 farklı karakterde insan dahil oluyor.

Oz Büyücüsü birçok sinemaseverin ve eleştirmenlerin odağında olan bir hikâyedir. Hikâye çıktığı günden bu yana birçok açıdan incelenmiş ve birçok farklı anlam bulunmuştur. Hikâyenin uyuşturucu etkisinde geçtiği, Hollywood’da satılan genç kadınlarla alakalı olduğu, Amerikan borsası ile alakalı olduğu gibi birçok teori bulunmaktadır. Gökkuşağının bittiği yer ifadesi, Zümrüt Şehir, Altınlı Yol, Gümüş Ayakkabı gibi imgeler bu teorilerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Filmde de günümüzde geçen hikâyenin gidişatı bu teorileri ele alarak oluşturulmuştur. Her ne kadar borsa, kadın ticareti gibi konuları açık olarak göstermese de uyuşturucu filmin ana maddesi olmuş. Aynı zamanda filmde müziği bir uyuşturucu madde olarak kullanmışlar. Buna uygun ani kadrajlar ve sahne değişimleri kullanılmış. Ayrıca müziğin uyuşturucu etkisine kapılıp dans eden insanlar da garip vücut şekillerine girip çıkmaktadırlar. Bu da görsel açıdan aynı anda hem rahatsız edici hem de eğlencelidir. Filmin oldukça zengin bir renk paletine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar hikâye gerçek dünyada geçse de Oz Büyücüsünün diyarının coşkusunu renkler ve müziklerle başarılı bir şekilde aktarmayı başarabilmişlerdir. Uyuşturucu kullanımının neden olduğu halüsinasyonlar Oz Diyarının daha gerçekçi bir şekilde ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yazının bundan sonraki kısmında spoiler bulunmaktadır.

Kısaca hikâyeden bahsedersek Dora, köpeği ve babasıyla kasabada yaşayan sıra dışı bir genç kızdır. On altıncı yaş gününde bir anda celallenir ve köpeği Toto ile annesini aramak üzere yollara düşer. Annesinin yaşadığını bildiği Zümrüt Şehre doğru yola çıkar. Orada iyi ve kötü cadının temsilleri olan Maribel ve Coco ile tanışır. Maribel, Dora’nın büyükannesidir. Dora orada bir cinayete tanık olur. Cinayet Coco tarafından Dora’nın üstüne yıkılır. Dora kaçmaya başlar.  Önce bir hurdalıkta zincirlenmiş Muneco ile karşılaşır ve onu oradan kurtarır. Günümüzün modern korkuluğu imgesidir. Beraber yola devam ederlerken yolda hissizleşmiş bir adamla karşılaşırlar. Adam teneke adamı temsil etmektedir. Hiçbir duyguyu hissedemediğinden ve  yansıtamadığından yakınmaktadır. Her şeye sahiptir ama mutlu değildir. Yolun devamında aslanın temsili olan genç, zenci ve eşcinsel bir adamla tanışırlar. Kalabalık tarafından dışlanabilmesi için bütün özelliklere sahip olan bu genç yoldaki üçlümüze katılır. Uyuşturucu etkisi altında bir gece geçirirler ve en sonunda annesinin eskiden çalıştığı kumarhaneye varırlar. Orada bir adres bulur ve o adres onu büyükannesine götürür. Büyükannesinden aslında öldürülen adamın kızı olduğunu ve Zümrüt Şehrin sahibi olduğunu öğrenir. Zümrüt Şehirde bir parti düzenlenir. Bu partide Dora ve Coco’nun yöneticilikleri duyurulacaktır fakat Coco, Dora’yı zehirlemeye çalışır. Dora bir müzikle partidekileri etkisi altına alır ve oradan ayrılır. O sırada cesaretini bulmuş olan aslan kalabalığı dağıtır. Coco zehirli içkiyi yanlışlıkla kendisi içer. Dora annesiyle öylesine oturduğu bir restoranda karşılaşır ve babasına geri döner. Bir nevi Dora ve arkadaşları için mutlu son gerçekleşir. Genel olarak bakıldığında orijinal hikâyede evde olmanın her zaman en güvenli yol olduğu düşüncesi aktarılmaktadır. Dorothy’nin fazla merakı aslında yaşadığı olaylarla cezalandırılmaktadır. Bu hikâyede de Dora annesini merak ettiği için babasının evini terk edip yola çıkar. Ve sonunda tekrar babasına ve evine geri döner.

Renk paleti aslında karakterlerin kişiliklerini yansıtacak şekilde ayarlanmış. Dora, hareketli ve sıra dışı kişiliğine uygun olarak kırmızı saçlara ve birbirine tam uymayan yeşilli, pembeli kıyafetlere sahiptir. Muneco yani korkuluk, ilk başta sadece bir dona sahipken kurtulduktan sonra kahverengi bir bahçıvan tulumuna sahip olur. Bu da onun korkuluk karakterini sergiler. Teneke adama atıfta bulunan diğer karakterse film boyunca gri bir takım elbiseyle dolaşır. Bu da onun hissizliğini temsil eder. Mekanlarda ise şehir ve kasaba arasında farklılıklar göze hitap etmekte. Kasaba atmosferinde daha soft ve pastel renkler kullanılmışken şehir sahnelerinde bolca zümrüt yeşili, neon pembeler ve diğer bütün canlı renkler öne çıkmakta.

Oyunculuklar açısından bakacak olursak ben gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Özellikle genç oyuncuların ilk işlerinden olduğunu düşünürsek kameraya oldukça uyum sağlamışlar diyebiliriz. Ayrıca usta oyuncular Carmen Machi ve Carmen Maura çılgınlıklarını iyi bir dengeyle yansıtmayı başarmışlar.

Sonuçta senaryoda birkaç eksik olsa da genelinde günümüze başarılı olarak uyarlanmış bir Oz Büyücüsü hikâyesi izlediğimi düşünüyorum. Kostümler, renkler, müzikler ve oyunculuklar başarılı bir atmosfer yaratılmasını sağlamış. Daha başarılı olabilir miydi ? Belki. Ama yönetmenin ilk filmi olduğunu düşünürsek kesinlikle övgüyü ve izlenmeyi hak eden bir film ortaya çıkarttığını söyleyebiliriz. Herkese iyi seyirler!

 

Rainbow: Tuhaf Bir Yolculuk Hikâyesi

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap