Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriPlatonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Yazar: İpek Turgay Tan
Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık
Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Gupse Özay’ın kaleme aldığı ve Onur Bilgetay’ın yönetmenliğini üstlendiği Platonik: Mavi Dolunay Otel, başrollerinde Gupse Özay, Kerem Bürsin ve Öykü Karayel’i buluşturuyor. Sekiz bölümlük ilk sezon, Ege’nin bilindik köylerinden Ildır’da geçen bir hikâyeyi merkezine alıyor.

Mavi Dolunay Otel, Nedret ve Gülten adlı iki kız kardeş ile anneleri tarafından işletilen mütevazı ama ruhu olan bir butik oteldir. Ancak otelin eşsiz konumu büyük yatırımcıların ilgisini çeker. Yakışıklı ve hırslı bir iş insanı olan Kaan (Kerem Bürsin), oteli satın almak ister; fakat anne bu fikre kesinlikle yanaşmaz. Bunun üzerine Kaan, kimliğini gizleyerek müşteri kılığında otele yerleşir. Ancak işler planladığı gibi gitmez; Nedret ve Gülten, Kaan’a âşık olur. Biri onu “evrenin gönderdiği ruh eşi” olarak görürken, diğeri “kaderinde yazılı kişi” olduğuna inanır. Böylece aşk, inat ve sırlarla örülü bir hikâye başlar.

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.”

Ne var ki bu dizide, Kerem Bürsin’in canlandırdığı Kaan karakterinin hikâyeye eğlenceli ve çatışmalı bir dinamizm katması beklenirken izleyici çoğu zaman hayal kırıklığıyla baş başa kalıyor. Yapım, Gupse Özay’ın önceki işlerinin yanında; abartılı karakterler, yapay çatışmalar ve aşırı komedi unsurlarıyla zayıf bir yerde duruyor. Özay’ın kaleminde aile, evlilik, akraba çatışması gibi temalara aşinayız. Bu sebeple birçok espri ve komedi anı özgün sahnelere dönüşmüyor; mizahi yan zayıflıyor ve biraz da “cringe” duygulara sebebiyet veriyor.

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

İlk bölümde otel, karakterler ve hikâye taşları hızlıca diziliyor. Ancak karakterler derinlik kazanmadan, tek boyutlu arketipler halinde kalıyor. Nedret’in “enerji, ruh eşi, doğa” odaklı söylemleri ile Gülten’in “aşırıya kaçan dişilik, libido ve cinsel enerji” temsili, tekrar eden sahnelere ve yorucu bir izleme deneyimine dönüşüyor. Dizinin ara sıra kullandığı mockumentary tarzı röportaj sahneleri iyi bir fikir gibi görünse de kurgusal sahnelerin yanında etkisini kaybediyor.

Kaan karakteri, pasifliği ve sürekli şaşkın bakışlarıyla klişe bir “kaslı yakışıklı erkek” tipinden ileriye gidemiyor. Nedret işaretlere o kadar takılı kalıyor ki Kaan’ın gerçek niyetini göremiyor. Gülten ise yalnızca dış görünümünü değiştirerek kendini var etmeye çalışıyor; bu da onun içsel yolculuğunu yüzeysel bırakıyor. İki kız kardeşin çatışması yalnızca Kaan üzerinden kurulunca hikâyenin asıl potansiyeli boşa düşüyor. İkisi de dışsal ihtiyaçlarına odaklandıklarından Kaan’ın aslında kim olduğunu göremiyorlar.

Ömer karakteri (uzaylı takıntısı ve herkesi kayıt altına almasıyla) ilk etapta tebessüm ettirse de ilerleyen bölümlerde rahatsız edici bir noktaya geliyor. Takıntısının nedenleri açıklanmadığından karakter havada kalıyor.
Renk ve Akış çiftinin temsil ettiği kesimi çok net anlıyoruz; fakat bir süre sonra her sahnelerinde sevimsiz ve tekrarlayan anlara dönüşüyorlar.

Dizide en çok öne çıkan performans ise Nebahat rolünde izlediğimiz Pınar Çağlar Ertürk’ten geliyor. Onun varlığı, hikâyedeki tebessüm anlarını devam ettiriyor.

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Mavi dolunay yaklaştıkça…
Kaan, kasaba halkı tarafından “Seçilmiş Kişi” olarak görülmeye başlıyor. Bana göre Kaan karakterinin giderek antipatikleşmesi ve adeta “villain” arketipine bürünmesi tam olarak bu noktada gerçekleşiyor. Oteli satmaya karar vermiş olan Gülten ve Nedret kendilerine yeni amaçlar bulduğunda sanki Kaan’ın maskesini görmeye başlıyor ve ilgilerini yitiriyorlar. Bu esnada bugüne dek yalan bir “seçilmiş kişi” olma şöhretiyle sarhoş olan Kaan, kendini uzaylı olduğuna inandırmaya çabalıyor. O da oteli satın alma amacını unutup narsizm gölünde boğuluyor. Aslında tüm hikâye ve anlatılmak istenen mesaj finale doğru aktarılıyor; fakat bu kısma gelene kadar abartı ve izlemesi zor komedi unsurlarının gölgesinde kalıyor.

Mavi dolunay geldiğinde…
Kaan, en sonunda kendini “reptilian” olduğuna inandırıyor ve bedenini tüm kasaba halkına sergileyip boyut kapısından geçiyor; ancak gerçekler çırılçıplak gün yüzüne çıkıyor…

Sonuç olarak, Platonik: Mavi Dolunay Otel, eğlenceli bir yazlık dizi olma vaadiyle yola çıkıyor; ancak abartılı tiplemeler, yüzeysel çatışmalar ve karakter derinliğinin eksikliği nedeniyle izleyicide beklentiyi karşılayamıyor.

Platonik: Mavi Dolunay Otel: Abartılara Doyamadık

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...