Big Mistakes: E Ne Oldu Şimdi?
Yaratıcıları Dan Levy ve Rachel Sennott olan, başrollerinde ise Dan Levy, Taylor Ortega, Laurie Metcalf ve tabii ki ülkemizin yakışıklı oyuncularından Boran Kuzum’un yer aldığı Big Mistakes, komedi türünde bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Dizi, 9 Nisan’da Netflix platformunda ilk sezonunun 8 bölümüyle yayınlanarak sektöre cesur bir giriş yaptı. Açıkçası izlerken daha çok replikler ve diyaloglar üzerinden ilerleyen sekans akışlarıyla karşılaştım. Aksiyon sahneleri ise bu yoğun diyalog yapısının yanında oldukça az kalmış. Dizide tam olarak ne oldu, ne anlatılmak istendi, neden böyle bir anlatım tercih edildi gerçekten çözemedim. Evet, dizi komedi türünde ama ne kadar güldürdüğü konusu bence tartışmaya açık. Sanırım yalnızca 2 ya da en fazla 3 sahnede güldüm. Bu arada yanlış anlaşılmasın; dizi kötü ya da başarısız değil. Sadece finale geldiğimde kendimi “E şimdi ne oldu?” derken buldum. Hadi detaylara geçelim…
Kısaca Konusu
Big Mistakes, Morgan ve kardeşi Nicky’nin ansızın tehlikeli insanlarla çalışmak zorunda kalmasını konu alıyor. Birbirinden oldukça farklı hayatlar yaşayan bu iki beceriksiz kardeş, Morgan’ın bir kolye çalmasıyla bir anda suç dünyasının içine sürükleniyor. Hem kendi özel hayatlarındaki dengeyi bulmaya çalışıyorlar hem de bir yandan suç dünyasında üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye uğraşıyorlar. Olaylar yer yer absürt bir komediye bağlanıyor ve dizi, bu karanlık suç dünyasını aile içi karmaşayla birleştirerek ilerliyor.
Teknik Analiz

Big Mistakes: E Ne Oldu Şimdi?
Spoiler vermek istemediğim için dizinin detaylarına çok fazla değinmeyeceğim. Ancak dizinin teknik anlamda en başarılı kısmı, sağlam bir renk paletine sahip olması. Kostümünden kontrastına, gece çekimlerinden gündüz ışık tonlarına kadar her detay özenle hazırlanmış ve dizinin genel dil akışına başarılı bir şekilde uyarlanmış. Ancak dizide o kadar çok replik ve diyalog var ki bu kısmın başarısı pek fark edilmiyor denebilir.
İki karakter, belli başlı beden hareketleriyle meselelerini konuşuyor ya da sahnedeki aksiyon neyse ona uygun davranışlar sergiliyor. Fakat olayları hareketten çok repliklerle anlatmayı tercih etmişler. Diziyi izlerken yoruldum. Ama aksiyondan değil, replikler arası geçişlerden. Konudan konuya atlanmasından yoruldum. Bu yüzden dizinin vermek istediği duygu ya da atmosfer yer yer geri planda kalıyor. İzleyici olarak sahnenin içinde kalmak yerine, sürekli yeni bir konuşmanın içine düşüyormuşum gibi hissettim.

Big Mistakes: E Ne Oldu Şimdi?
Boran Kuzum’u böyle bir dizide görmek beni gerçekten çok mutlu etti. Fakat oynadığı karakterin konumu biraz havada kalmış gibi geldi. İlk bölümlerde güzel ilerleyen akışa rağmen sonlara doğru karakterin temeli tam oturtulmamış ve öylece havada bırakılmış gibi hissettirdi. Sanki karakterin içi tam doldurulmadan yarım bırakılmış gibiydi. Son bölümde ise “hadi bunu mantıklı bir şekilde bağlayalım” demişler ama pek de bağlayabilmişler gibi durmuyor. Bu yüzden karakter dizide varlığıyla dikkat çekse de etkisi olması gerektiği kadar güçlü hissedilmiyor. Oysa karakter biraz daha derin yazılsa ya da hikâyedeki yeri daha net çizilse çok daha akılda kalıcı birine dönüşebilirmiş.

Big Mistakes
Bir de dizinin bazı bölümlerinde gereğinden fazla alan derinliği kullanılmış. Bu kesinlikle yanlış bir tercih değil; aksine, doğru kullanıldığında sahneye ayrı bir estetik katabilir. Ancak bazı spesifik yerlerde bunun fazla kullanıldığı anlar vardı. Açıkçası bunun nedenini ben de tam anlayamadım. Yer yer anlatıyı desteklemekten çok, görsel olarak kendini fazla hissettiren bir tercihe dönüşmüş gibi geldi. Bu yüzden bazı sahnelerde neye odaklanmam gerektiği konusunda dikkatim biraz dağıldı. Belki bilinçli bir tercih olarak yapılmıştır ama izlerken bende çok net bir karşılık bulmadı.
Karakter Performansları ve Senaryo Akışı
Projelerini severek takip ettiğim Boran Kuzum’u böyle bir projede yer aldığı için öncelikle tebrik ediyorum. Hem kendisi için güzel bir kariyer adımı olduğunu düşünüyorum hem de ileride dünya çapında çok daha başarılı projelere imza atarak ülkemizin gururu olmaya devam edeceğine inanıyorum. Dizi kapsamında değerlendirecek olursak; Yusuf karakterine başarılı bir şekilde hayat veren Boran Kuzum, senaryodaki boşluklar nedeniyle biraz geride kalmış gibi duruyor. Yıpranmış, yalnız, muhtaç, kötü olmaya çalışan ama tam olarak olamayan bir karakter olan Yusuf, göründüğü her sahnede bunu belli etti. Yer yer Türkçe konuştuğu sahnelerde ise ekstra güldüğümü söyleyebilirim. O kısımlar gerçekten çok keyifliydi.
Dan Levy ise başarılı bir oyuncu ve yaratıcı olarak karşımıza çıkıyor. Hayat verdiği karakter de oldukça başarılı ve doğal bir aktarım taşıyor. Onun öfkesini, korkusunu ve mutluluğunu yer yer doğal bir formda görebilmek, açıkçası dizideki tempoyu diri tutan unsurlardan biri olmuş diyebilirim. Başarılı bir diğer oyuncu Taylor Ortega ise beklenmedik derecede iyi bir performansla karşımıza çıkıyor. Morgan karakterine güzel bir hava katan Taylor Ortega performansını başarılı bir şekilde sergilese de, repliklerin ve aile üyeleriyle olan diyalogların fazlalığı nedeniyle performansı bir tık aşağıda kalıyor. Ancak oyuncunun doğal performansı oldukça inandırıcı yansıtılmış. Zaten bu akıcılık da izlerken keyif aldığım taraflardan biri oldu.
Bütün oyuncuları ayrı ayrı tebrik ediyorum. Çünkü senaryodaki dağınıklığa ve yer yer havada kalan akışa rağmen oyuncular ellerinden geleni yaparak karakterleri ayakta tutmayı başarmışlar. Bu yüzden beni dizide tutan şey hikâyeden çok, oyuncuların o enerjiyi bir şekilde sahneye geçirebilmiş olmasıydı.
Sonuç

Big Mistakes: E Ne Oldu Şimdi?
Sonuç olarak Big Mistakes; teknik anlamda belli bir özen taşıyan, renk paleti, atmosferi ve oyuncu kadrosuyla dikkat çeken bir yapım olmuş. Özellikle görsel tarafta kostümden kontrasta, ışık kullanımından genel estetik dile kadar belli bir emek hissediliyor. Oyuncu performansları da diziyi ayakta tutan en önemli unsurlardan biri olmuş. Boran Kuzum’u böyle bir projede görmek ayrıca sevindiriciydi.
Ancak tüm bunlara rağmen dizi, senaryo akışı ve anlatım dili konusunda bende çok net bir karşılık oluşturamadı. Fazla replik yükü, konudan konuya atlayan yapı, bazı karakterlerin tam oturmayan temelleri ve finaldeki havada kalmışlık hissi yüzünden dizi bittiğinde bende kalan duygu tam olarak güçlü bir tatmin değildi. Kötü mü? Hayır. Ama daha derli toplu bir anlatımla çok daha etkili bir işe dönüşebilecek bir potansiyeli varmış hissi bıraktı.
Big Mistakes: E Ne Oldu Şimdi?