Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleri Hawkeye: Sönük Bir Başlangıç

Hawkeye: Sönük Bir Başlangıç

Yazar: Sadık Dişli

Hawkeye: Sönük Bir Başlangıç

2021 yapımı Disney+ dizisi olan, Marvel Sinematik Evreni’nin bu yıl yayınlanan sekizinci yapımı olan altı bölümlük Hawkeye’ın ilk iki bölümünün yönetmenlik koltuğunda Rhys Thomas oturuyor. Dizinin oyuncu kadrosu tanıdık isimleri içeriyor; Jeremy Renner, Clint Barton/Hawkeye için geri dönerken ona Kate Bishop rolünde yıldızı parıldamaya başlayan Hailee Steinfeld eşlik ediyor. Vera Farmiga, Kate’in annesi Eleanor’u canlandırırken Tony Dalton’u da onun nişanlısı rolünde Jack’i oynadığını görüyoruz.

Ortalığı adeta yıkmaya gelen ‘’Spider-Man: No Way Home’’dan önceki son durak Hawkeye aslında gözleri parıldatan, yılbaşı temasını iliklerimize kadar hissettiren muhteşem fragmanıyla; Fraction ve Aja’nın kaleminden çıkan popüler çizgi-roman serisinden izler taşıdığını gösteren sahneleriyle ilgi toplamayı başarmıştı. Üstelik dizinin Black Widow filmi ile Yelena aracılığı ile kuracağı bağlantı ve yazımın geri kalanında açıklayacağım süpriz karakter de diziye olan merakı arttırıyordu hiç süphesiz. Üstelik Echo karakterinin ilk olarak bu dizide gözüküp daha sonra resmi olarak duyurulan kendi dizisine sahip olacak olması da Hawkeye’ı evren için oldukça kritik bir noktaya da taşıyordu. İncelememize geçmeden önce de rahatlıkla söyleyebileceğim; Hawkeye’ın beklentilerden uzak ve tutuk bir başlangıç yapmış olması. Üstelik MCU fanlarından da aynı şeyleri duymak diziye olan şüpheleri arttırmış oldu.

İncelememizin bu kısımdan sonrası bir miktar spoilerları içerecek, uyarımızı yapalım. Dizinin ilk bölümü Kate’in 2012’de çıkan ‘The Avengers’ esnasındaki çocukluğuna odaklanıyor. Evinde otururken uzaylı istilasının şokuna kapılan Kate’i, Hawkeye tarafından atılan ok ile kurtuluşunu görüyoruz; böylece Clint, onun idolü oluyor. İlk bölümün çok büyük bir kısmı tamamen Kate’e ve onun ailesine odaklanıyor; dizi adeta isminin ‘Hawkeye’ olduğunu unutmuş gibi. Aslında bu durum bir problem içermemesine rağmen dizi kendi tonunu tutturamayınca ve dengesiz bir tempo sununca diziye olan beklentilerimiz bir anda sönüyor. Her ne kadar biraz ortalama bir dizi olarak hatırlanmaya başlansa bile ‘The Falcon and the Winter Soldier’ ilk bölümündeki sinema filmini aratmayan muhteşem aksiyon sahneleriyle gönlümüzü çalmayı başarmıştı fakat Hawkeye bolca ‘cut’ içeren tatsız aksiyon sahneleriyle bile şu anlık durumu kurtaramamış gözüküyor. Clint’in yıllardır onca aksiyonun içinde yer almasının ardından işitme kaybı yaşaması, fragmanda da kendisini oldukça merak ettiren ‘’Rogers: The Musical’’ sahneleri ise güzel detaylar olmuş.

Dizi, Kate’in annesinin nişanlısını gizlice takip ederken gizlilik içeren bir açık arttırmaya dahil olmasıyla başlıyor. Clint’in ‘Avengers: Endgame’de ‘Ronin’ kimliği içerisindeyken giydiği kostümün peşine düşen ‘’Tracksuit Mafia’’yı, açık arttırmayı bomba ile patlatırken görüyoruz. Bu kostümü giyen Kate, bu komik isimli mafya ile kapışırken Clint’in radarına giriyor ve Clint’i daha sonraki sahnede Kate’i kurtarırken görüyoruz. Böylece ilk bölümün sonunda bu ikilinin yolları kesişmiş oluyor. İkinci bölüm de tam olarak bu aksiyonu devam ettiriyor ve geçiş bölümü olduğunu umduğumuz bir elli dakika izletiyor bizlere. Bölüm boyunca Kate’in inatçı kişiliğini, annesine Jack’in kötü bir adam olduğunu kanıtlamaya çalıştığını ve bununla beraber Clint’in kostüm peşinde koşmasını izledik. Bölüm sonunda da mafya tarafından yakalanan bu ikiliyi ve Echo karakterini görüyoruz. Bölüme baktığımız zaman, elli dakikaya yayılmış bir materyalin aslında daha kısa bir sürede anlatılabilmeye müsait olduğu gözlerden kaçmıyor; bu da dizinin temposunu ister istemez düşürmüş. Hawkeye’ın önümüzdeki bölümlerde gideceği yönün, Ronin kimliğinde iken bir çok düşman edinen Clint’in geçmişinin faturasını ödeyeceğini söyleyebiliriz bu noktada. Ancak bu güzel yılbaşı temasına rağmen oldukça durağan ilerleyen bu iki bölüm akıllarımızda soru işareti bırakmış vaziyette.

Şimdi dürüst olalım. Diziden aylar önce gelen ve güvenilir kaynaklardan gelen sızıntılar bizlere Netflix dizisi Daredevil’da gördüğümüz Kingpin’in, Hawkeye’ın dördüncü bölümünde gözükeceğini ve aksiyona dahil olacağını söylüyor. Hatta bu olay artık bir sızıntı olmaktan çıkmış ve herkesin Wilson Fisk ne zaman gözükecek diye sormasına yol açmış durumda. Bu mafyanın arkasındaki ismin Kingpin olacağını tahmin etmek çok da zor değil. Aynı sızıntılar bizlere Kingpin’in ve ayrıca Daredevil’ın da Echo dizisinde olacağını gösteriyor. ‘Soft-reboot’ mantığını benimsemiş gözüken Marvel Studios’un, Netflix dizilerini evrene dahil edeceğini görebiliyoruz. Marvel Television ve Netflix ortak yapımı olan bu diziler, MCU’da kabul edilecek olsa da; bu dizileri izlemeyen kişiler de karakterleri filmlerden tanıyabilecek. Hawkeye gibi sokak seviyesini içeren yapımların Kingpin gibi muazzam bir villaina sahip olabilmesi oldukça güzel bir gelişme. Ama dört bölüm kalmışken bazı şüphelerim devam ediyor;

Black Widow’un ‘after-credit’ sahnesini hatırlamak bu dizi için oldukça yardım edecek bizlere. Natasha Romanoff’un mezarının başında yas tutan Yelena’yı ziyaret eden, Julia Louis-Dreyfus’un canlandırdığı ‘Valentine’ karakterini görmüştük. Valentine ise Yelena’ya, ablasını öldüren kişinin Clint Barton olduğunu söylemişti. Bu dizide de Yelena’yı göreceğiz. Göreceklerimize ek olarak Echo karakterinin orjin hikayesi bulunuyor. Bunun yanı sıra da bir yan-rol için fazlaca ünlü olan isim Vera Farmiga’nın canlandırdığı Kate’in annesi Eleanor’u görüyoruz. Uzaktan bakıldığı zaman bu karakterin bundan daha fazla bir role sahip olduğunu anlayabilmek çok da güç değil; karakter fazlaca villain esintileri taşıyor. Bunların da üstüne Wilson Fisk/Kingpin’i eklediğimiz zaman dizinin hangi bir hikayeye nasıl vakit ayıracağı oldukça soru işaretleri barındırıyor. Dizinin ilerleyen bölümlerde zaten bir ton tutturamamışken, odağını tamamen kaybetme ihtimali endişelerimden yalnızca biri.

Özetlemek gerekirse Hawkeye; izlerken sıkabilecek ve izleyicileri içgüdüsel olarak telefonla oynamaya götürebilecek, düşük tempolu ve izleyiciyi tatmin etmekten biraz uzak bir başlangıç yapmış oldu. Dizide henüz gözükmeyen Yelena ve Kingpin gibi karakterler ileriki bölümler için merak unsuru oluştursa da bahsettiğimiz gibi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Temennimiz ise, gördüğümüz şeylerin sadece bir giriş kısmı olması. Gelişme ve sonuç kısımlarında neler görebileceğimiz, şu an tahminlerimiz ve beklentilerimizin dışında olabilir. Temennimiz ise bu dizinin bundan çok daha iyisini ortaya koyabileceği.

Hawkeye: Sönük Bir Başlangıç

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap