Ana sayfa » Fatma: Ön İnceleme

Fatma: Ön İnceleme

Yazar: Zeynep Polat

Fatma: Ön İnceleme

Yeniden merhabalar sevgili Ekranom okurları, uzun bir aradan sonra Netflix’in yeni yerli yapımı Fatma’dan konuşmak üzere karşınızdayım. Ön gösterimiyle izlediğim dizi hakkında spoilersiz yorumlarıma yer vereceğim bu yazımda.
27 Nisan’da yayınlanacak olan Burcu Biricik’in başrolünde yer aldığı dizinin fragmanıyla epey ilgi toplamayı başardığını söyleyebiliriz sanırım. Sektörde henüz yeni sayılabilecek Özgür Önurme’nin kaleme aldığı ve kısmen yönettiği dizi, psikolojik-drama kategorisinde yer alıyor. Son zamanlarda piyasada örneğine sıkça rastladığımız bir tür ve gerçeğe yakın bu yapımların sayıca çoğalmasından memnun olduğumu belirtmek isterim. Fatma da bu yapımlara başarılı bir örnek oluyor ve eksiğiyle-fazlasıyla en beğendiğim yerli dijital yapımlar arasında yerini alıyor. Yasaklardan eve kapanıp bunaldığımız bugünlerde dokunaklı ve çarpıcı hikâyesiyle izleyicisini farklı bir atmosfere sürüklemeyi vaat ediyor Fatma. Her biri yaklaşık 40 dakika uzunluğunda 6 bölümden oluşuyor ve bu yönüyle tek oturuşta bitirilebilecek bir avantaj da kazanıyor. En spoilersız ve genel haliyle dizinin konusunu özetlemeye çalışacağım şimdi.

Kocası Zafer’in hapisten çıkmasını beklerken geçimini temizlik yaparak sağlayan bir kadın Fatma. Bir gün kocasının aslında hapisten çıktığını ve kayıplara karıştığını öğrenir. Zafer’i bulmak için girdiği mücadelede onun kirli işlerine bulaşır ve kapkaranlık bir hikâyenin ortasında bulur kendini. Önüne çıkan engelleri, yani kötü adamları öldürerek ortadan kaldırır, tabiri caizse yürüdüğü yolda ayağına takılan taşları bir güzel temizler. Bunları yaparken adeta görünmezdir Fatma ve kimse ondan şüphelenmez; çünkü toplumdaki varlığı yok sayılmış, sosyal statünün alt kademelerinde ve ataerkil toplum zihniyetinin karanlığında ezilip kalmış bir kadındır. Bu karanlık hikâye, bölümden bölüme ustaca işlenmiş karakter gelişimiyle Fatma’nın acısından ve görünmezliğinden güç aldığı bir intikam yolculuğuna dönüşür.

Öncelikle Fatma karakterinden söz etmek istiyorum. Derin acılar yaşayan, gerçekçi ve bir o kadar hayatın içinden bir kadın. Çevresindekiler onun sıradan biri olduğunu düşünüyor, biz de öyle düşünüyoruz, ta ki onun intikam gücüyle tanışana kadar. Bölümden bölüme görünmez bir şekilde büyüyen bitirici etkisi, Fatma’yı etkisiz eleman konumundan yutan eleman konumuna çekiyor. Etrafındaki insanlar hala onun sıradan olduğunu düşünürken biz gücünün büyüklüğüne tanıklık ediyoruz ve o sıradan kadının o cinayetleri işleyebildiğine ikna oluyoruz. Erkeklerin dünyasına “kadın başına” giriyor ve güçlü adamların dünyasını başına yıkıyor. Kendi adaletini kendisi yaratıyor ve kendisi sağlıyor. Bu süreçte, yerli yapımlarda alışılmışın aksine bir işleyiş söz konusu; güç kadın karakterde, karşılaştığı zorluklarda onun yanında duruyoruz ve öfkesine ortak oluyoruz. Onu acımasız bir seri katilmiş gibi değil, sıradan bir insanmış gibi seyrediyoruz, onu benimsiyoruz. Ben Fatma’yı çok sevdim mesela, en zor anlarında ona sarılmak istedim. Hissettiğim bu sıcaklık, Bir Başkadır – Meryem karakterine duyduğum sempatiye çok yakın ve benzer. Fatma karakterine bu kadar yakın hissetmemizin başarılı karakter tasarımından sonraki etkeni muhakkak ki Burcu Biricik’in takdire şayan performansı.

Burcu Biricik öyle bir atmosferde sunuyor ki Fatma’yı, oynayanın Burcu Biricik olduğunu unutturuyor. Adeta rolle bütünleşiyor; vücuduyla, görünümüyle, hareketleri ve donuk bakışlarıyla Fatma’nın her ayrıntısını bize başarıyla aktarıyor. İzlediğim en iyi yerli yapım karakterleri arasında şüphesiz. Burcu Biricik’e eşlik eden Uğur Yücel, Mehmet Yılmaz Ak, Gülçin Kültür Şahin ve Olgun Toker gibi oyuncular da çok başarılı performanslara imza atıyorlar. Genel olarak oyuncu seçimleri bir iki küçük pürüz dışında oldukça sevindirici, bu durum seyir zevkini artırıyor diyebilirim. Özellikle Mehmet Yılmaz Ak’ın canlandırdığı Bayram karakteri kendine hayran bırakıyor.

En çarpıcı bulduğum yönünden bahsedeceğim şimdi; toplumun sığ ve kadını yok sayan yapısını iyi bir şekilde yansıtmayı başarıyor bence dizi. Cinsiyet eşitsizliği zihniyetinin acınası halinden tutun, erkek egemen toplumda kadının aşağılanan konumuna kadar her şeyi en gerçek haliyle ele alıyor. İçinde bulunduğumuz acı günlerin en karanlık yönünü gün yüzüne çıkartması ve gerçekleri bir kere daha Fatma karakteriyle önümüze sermesiyle benim gönlümde taht kurmayı başarıyor. Hatta öyle ki hikâyenin kadın tarafının ele alınışına olan beğenimle bu dizinin bana göre sorunlu olan bazı noktalarını tolere edebiliyorum. Ayrıca film sosyal statü farkını ve kırsal kesimle modern kesimin birbirine bakışını başarılı bir şekilde ele alıyor, burada Fatma’nın evine temizlik için gittiği insanlarla ve özellikle yazarla olan ilişkisi dikkat çekiyor. Entel ve eğitimli insanlar Fatma’yı görmezden gelerek onun hayatı gibi hayatları televizyondan, gündüz kuşağındaki kadın programlarından tanıyorlar.

Dizinin kurgusu çok iyi tasarlanmış, ince detaylarına kadar düşünülmüş bir dünyaya götürüyor bizi. Zaman zaman senaryoda yersiz ve tat kaçıran tesadüfler, mantık hataları olsa da – ki diziyle en büyük sorunum bu – yerli yapımlar bazında her halükarda standartların üstünde kalmayı başarıyor. Dizinin akışı ritmik olarak yükselip alçalabiliyor ancak seyircisini meraktan düşürmüyor ve bir sonraki bölüme geçmek için sabırsızlanıyorsunuz. Bölümler arasındaki ilişkiler sağlam kurulmuş, her bölümün başı ve sonu akışı kuvvetlendirecek nitelikte iyi yazılmış. Dizinin ikinci sezonunun geleceğini belli eden ipuçları görüyoruz bu sezonda, seyircinin diziye ilgisi de bu konuda önemli bir etken tabii.
İçimde Fatma’nın seyircisi tarafından çok sevileceğine dair bir his var. Umarım sevilir, anlaşılır ve görmezden gelinen kadınların görünen yüzü olur. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, spoiler verebildiğim detaylı incelememde görüşmek üzere.

Fatma: Ön İnceleme

Zeynep Polat’ın Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

Bunlar da ilginizi çekebilir

1 Yorum:

Avatar
Yiğit Kerim 26/04/2021 - 01:05

Sabırsızlıkla bekliyorum neyse ki az kaldı 👍

Yanıtla

Yorum Yap