Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Annette: Masalsı ve Tuhaf Bir Carax Müzikali

Annette: Masalsı ve Tuhaf Bir Carax Müzikali

Yazar: Esra Ocak

Annette: Masalsı ve Tuhaf Bir Carax Müzikali

Leos Carax’ın İngilizce ilk filmi ve aynı zamanda ilk müzikal filmi Annette,  yılların eskitemediği güzellik  Marion Cotillard ile son yılların yükselen yetenekli aktörü Adam Driver’ı bir araya getiriyor.

Konusu bir komedyen olan Henry (Driver) ile opera sanatçısı Anne’in (Catillord) ikisi de şöhretlerinin zirvesindeyken başlayan aşkları, evlilikleri ve çocukları ile ilişkileri olarak özetlenebilir, müziklerini de Sparks’ın üstlendiği bir proje olmasıyla film çok geniş bir izleyici kitlesine hitap ediyor.

Yazının buradan sonrası spoiler içerir!

Film üzerine söylenebilecek çok şey var belki ama bu yazıda ben yönetmenin hikayeyi tüm boyutları ile sunma ve bir müzikal olmasına rağmen gerçekliğe olabildiğince yaklaştırmasından bahsetmek istiyorum. Carax daha hikayenin başından dördüncü duvarı yıkıp seyirciye tüm kadro ve yapım ekibiyle beraber “So may we start?”(Başlayabilir miyiz?) sorusunu yöneltirken onlara izleyeceklerinin gerçek hayatla bütünlüğünü anımsatıyor. Bu gerçekliğe yakınlık çağrısına rağmen, aşkları evliliğe kadar gidip bir çocuk sahibi olan çiftimizin çocuklarının filmin sonuna kadar bir kukla ile temsil edilmesinde büyük bir tezat oluşuyor. Bu tezat, filmin temelinde yatan sorunun bir yansıması aslında, gerçekliğimizin içinde hiç oyun yok mu?

Bu soruyu karakterleri üzerinden ilmek ilmek işliyor senaryo, kariyeri düşüşe geçtiğinde kıskançlığı kontrol edilemeyen Henry, çocuğunu bir kaçış mekanizması olarak kullanan Anne bu ikilemin baş rolleri de aynı zamanda. Birbirlerine olan sevgileri de, çocuklarına olan ilgileri de saf olamayan bu çift beyaz perdeden ne kadar bencil bir insan doğası yansıtıyor olsa da izleyiciye, karakterleri ile empati kurdurmayı da başarıyor. Komedyen Henry ve izleyicileri arasında değişen dinamiğin karaktere yansıması, sıkışıp kaldığı hayatında kocasını 6 kez evlenmesi ve ilişkileriyle günümüzde hala konuşulan İngiliz kralı  8. Henry’e paralel hayal ederek kendini haklı bulmaya çalışan Anne’nin sıkışmışlıkları da geçiyor izleyiciye.

Ancak filmi izlerken temel endişelerimiz filme ismini veren Annette bebek için oluyor. Annesi tarafından babasını lanetlemek için kullanılan, babası tarafından maddi amaçlar uğruna suistimal edilen ve neden kukla ile temsil edildiği bu noktada anlam bulan Annette, filmin sonuna kadar bir beklentiyle dolduruyor seyirciyi. Karmanın gerçek hayatta da olacağı gibi Henry’i bulmasını istiyoruz içten içe ve filmin sonunda babasının yalanlarını ifşa etmenin ardından gerçek bir çocuğa dönüşen Annette ile  Henry hapishanedeyken yüzleşmeleriyle bu beklenti karşılanıyor. Henry’nin duyguları ne kadar saflıktan yoksunsa ve bencilliğini merkeze aldıysa film boyunca, yine de affedilmeyi bekleyerek canavarların sevgisinin de geçerli olup olamayacağını sorgulatıyor, sizin  öznesi olduğunuz sevgiler de böyle değil mi hayatlarınızda diye soruyor izleyiciye.  Filmin en etkili sahnelerinden biri olan bu son sahnede küçük oyuncu Devyn Mcdowell da harika bir performans sergiliyor Driver’ın karşısında.

Bu dramatik aşk ve aile öyküsü, kadrosu ve bir  müzikal olarak da seyirciye çok farklı bir deneyim sunuyor. Stand upların, doğumların, cinayetlerin bile şarkılarla ifade edildiği filmdeki Sparks imzalı şarkılar filmden sonra da Spotify’dan tekrar tekrar dinleme isteği oluşturan cinsten. 74. Cannes Film Festivali’nin açılışında gösterilen film şuan için Amazon Prime’ın Türkiye kataloğunda yer almasa da izleme fırsatı verildiğinde şans verilmesi gereken bir yapıt.

Annette: Masalsı ve Tuhaf Bir Carax Müzikali

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap