Anasayfa İncelemelerBelgesel İncelemeleri Terim: İmparatorun Bilinmeyen Yüzü

Terim: İmparatorun Bilinmeyen Yüzü

Yazar: Enis Derdimentoğlu

Terim: İmparatorun Bilinmeyen Yüzü

Fatih Terim, Galatasaraylı olan olmayan herkesin bildiği, tanıdığı, sevmese bile her zaman saygı duyduğu ve Türk Futbolu’na 50 yılda kattıkları ile kimsenin bir şey bile diyemeceği bir isim, hatta bir marka. Netflix’te 14 Mayıs’ta yayınlanan Terim, belgeseli ile futbola bu kadar hizmet vermiş isim bu büyük prodüksiyon ile onurlandırıldı.

Belgeselin teaserı bile insanları heyecanlandıran bu yapım, Hoca’nın futbola kattığı şeyleri 4 bölümde 4 ana başlık altında inceliyor. Her bölüm 50 dakika civarındayken ilk bölümde Hoca’nın futbol oynadığı ve günümüz gençliğinin bilmediği bir yönü anlatılarak başlıyor ve Terim’in Galatasaray’a hoca olarak gelip şampiyonluğunu yaşadığı yere kadar anlatıyor. İkinci bölümde UEFA Kupası Zaferi’nin hikayesi dönemin aktörleri tarafından objektif ve samimi bir dille bize anlatılırken 3. bölümde Fiorentina ve Milan macerası, son bölümde de hepimizin hala hatırlayınca tüylerini diken diken eden 2008 Avrupa Şampiyonası ve Galatasaray’ın bol çilekli Şampiyonla Ligi Çeyrek Finali’nin yaşandığı yıl ve Hoca’nın ayrılışının arka planına bakıyoruz.

Belgeselin içeriğine gelecek olursak daha en baştan sunumu ile sizi yakalayan ve müzikleri ile bu içe çekişi destekleyen motive edici bir tarzı var. Bunu geçtiğimiz yıl yayınlanan Jordan’ın Last Dance ile kıyaslayabiliriz. Benzer bir sunuma sahip olan yapımda benim ilgimi en çok çeken noktalardan biri Fatih Terim’in bilinmeyen ve karanlıkta kalan bütün yönlerini bize samimi bir dille anlatıyor. Fatih Terim yapı olarak her zaman duygularını yansıtan bir karakter olmadığından bu kapalı kutu adamın görmediğimiz yüzünü hem kendinden hem de Hoca’ya hayatı boyunca dokunmuş isimlerden dinliyoruz.

Bu isimler eski öğrencileri, çocukluk arkadaşları, başkanları, takım arkadaşları, rakipleri, gazeteciler, ailesi gibi geniş bir skalada bize sunuluyor. Yapım o kadar buna özenmiş ki Terim’in İtalya macerasında hayatına giren isimlerle bile röportaj yapılmış. Eski bir spor muhabiri olarak bu özellikle görüşleri alınan gazeteci büyüklerimin anlattığı hikayeler ve seçilen isimler beni gayet tatmin etti.

Anlatanların yanında olaylardan bahsedilirken, konuşma tarzı özellikle Terim’in anlatımları felsefi bu tarz da bize Hoca’nın sokakta top oynamasından önce futbolcu sonra takım kaptanı sonra antrenör ve imparator olarak anılmasına kadar geçen sürede iç dünyasını, düşünce yapısını ve futbol üzerinden hayata bakış açısını anlayabiliyoruz. Basın toplantılarında ufak ufak gördüğümüz Terim aforizmalarını ve bunların ortaya çıkış hikâyelerini yakından görüyoruz. Bu aforizmaları diğer anlatıcılar da destekleyici anılar anlatıyor.

Bununla beraber Terim’in 50 yıla dayanan futbol hayatı anlatılırken Türkiye’nin belgesel üretirken yaşadığı en büyük sorunlardan biri olan arşiv görüntüleri sorunu geniş bir tarama ve özenilmiş bir filtrelemeyle çözülmüş. Hoca’nın futbol oynamasını görmek, her zaman duyduğumuz ezici tekniğine maruz kalanlardan dinlemek keyif verici bir his uyandırıyor.

Kullanılan arşiv görüntüleri ile günümüz sahnelerine geçişler ve bu geçişlerde kullanılan müzikler sunumu daha kaliteli hale getiriyor. Burada dikkatimi çeken bir başka nokta ise sırf belgeselin duygusu bize daha iyi yansıtılsın diye çekilen ekstra kurgu sahneler. Bu da yapımın bana özenilmiş ve iyi bir hikâyeye sahip olduğu hissini uyandırıyor.

Eğlenceli bir anlatıma sahip belgeselde anlatılan olaylardaki aktörler ve başrol Terim, birbirlerinin sözlerini tamamlayacak şekilde cut montaj uygulanmış sanki bir belgesel izlemekten çok dönemim isimlerinin dost meclisinde oturup geçmişi yâd ediyorlarmış gibi hissediyoruz. Ana hikâye anlatılırken bunu destekleyen yan hikâyeler konuyu anlatmaya daha çok yardımcı oluyor bu tarz biraz da Netflix’in uluslararası bir platform olmasından da kaynaklanıyor. Örnek vermek gerekirse Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti önden anlatılıp gelecek hikâyeye seyirci hazırlanıyor. Bu tarz kullanılırken 70’li yıllardan bugüne futbolun ve ülkenin değişimi Terim üzerinden anlatılıyor.

Arka planlar ve görmediğimiz bilmediğimiz yönler çok iyi anlatılıyor. Terim’in motivasyonu, hisleri ve hırsları bu hırsı en yakından görenler tarafından da anlatılıyor.

Futbolun ve kariyerinin haricinde soğukkanlılığı ile bilinen Hoca’yı balık tutarken, çiçeklerin saksısını değiştirirken ya da damadı ile tavla oynarken görmek size bilinen Fatih Terim’in yanında baba, oğul, dede, kardeş, koca, Fatih Terim’i görmek sizi bu büyük isme yakın hissettiriyor.

Terim: İmparatorun Bilinmeyen Yüzü

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap