Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleriTaxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Yazar: Aleyna Şafak
Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Martin Scorsese tarafından yönetilen, Paul Schrader tarafından kaleme alınan Taxi Driver, 1976 yılında suç, aksiyon ve drama türünde yapılmıştır. Robert De Niro’nun başrolünde yer aldığı film, döneminin toplumsal kırılmalarını Travis Bickle’ın iç dünyası üzerinden karanlık ve çarpıcı bir dille yansıtır. Filmin anlatısı boyunca kullanılan görsel ve tematik metaforlar, filmi basit bir suç hikâyesi olmaktan çıkararak psikolojik derinliği yüksek bir karakter çözümlemesine dönüştürür.

Ayrıca 1976 yılı, Hollywood’un “Yeni Hollywood Dönemi”ni kapsadığı için film, stüdyo sistemiyle çıkış yapan yapımlar arasında yer alır. Bağımsız sinemacılardan kısmen farklı bir konumda duran Taxi Driver, kişisel ve karanlık bir karakter anlatısını ana akım dolaşıma sokarak Yeni Hollywood’un auteur merkezli yaklaşımını temsil eder. Travis Bickle’ın yalnızlığı ve topluma yabancılaşması üzerinden kurulan anlatı, dönemin şehirleşme, şiddet ve kimlik krizlerini metaforik bir düzlemde görünür kılar.

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Filmin Genel Konusu

Travis, New York’ta yalnız yaşayan, 26 yaşında, ABD Deniz Kuvvetleri mensubu ve Vietnam Savaşı gazisidir. Kronik uykusuzluğu nedeniyle geceleri taksi şoförü olarak çalışmaya başlar. Sıklıkla yetişkin filmleri izlemek için sinema salonlarına giden Travis, zamanla şehrin “ahlaki çöküş” olarak gördüğü yüzüne karşı içten içe bir isyana sürüklenir. Bir gün taksisine binen, başkanlık seçimleri için aday olan Palantine’ın kampanyasında çalışan Betsy ile tanışır. Kısa süre sonra randevuya çıkarlar; ancak Travis, Betsy’i yetişkin film izlemeye götürdüğü için Betsy buna sinirlenir ve ortamı terk eder.

İçsel arayışı sürerken Travis, silahlara merak sarmaya başlar; birkaç farklı silah satın alır ve kendini yeni bir kişiliğe büründürür. Öte yandan hayat kadını olan Iris ile tanışır ve onu bu hayattan kurtarmak için çözüm yolları arar. Öfkesi ve mücadelesi aslında kendisiyleyken, başkalarını kurtarmak için büründüğü bu kimlik onu farklı yollara sürükler ve sonunda bir çeşit “kahraman” olarak anılmasını sağlar.

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Filmin Teknik Detayları

1976 yılı, Hollywood’un simgesel bir dönemini temsil ettiği için Martin Scorsese’nin metaforik tarzını filmde yansıtılmış bir biçimde izleriz. Aslında her kamera açısı, dönemin bağımsız sinemacılarının etkisinin de hissedildiği bir atmosfer sunarak daha doğrudan mesajlar iletir.

Genel atmosferiyle soğuk ve boğucu bir havaya sahip olan film, karakter tasvirlerini renkler ve kadraj tercihleri üzerinden destekler. Bugünden bakıldığında bazı sahneler fazla uç ya da “garip” gelebilse de, film kendi üretildiği yılların bağlamında değerlendirildiğinde duygu durumlarını güçlü ve etkileyici biçimde yansıtır. Çatışma sahneleri kadar Travis’in küçük ama anlamı büyük hareketleri de her kadrajda ayrı bir mesaj taşıyacak şekilde yerleştirilmiştir.

Görsel efektlerin 70’ler ve 80’lerde sinemaya giderek daha fazla dâhil olduğu düşünüldüğünde, Taxi Driver’da bu alanın daha çok “özel efekt” düzeyinde, yani pratik çözümler ve sahne tasarımı üzerinden hissedildiği söylenebilir. Çatışmalardaki ses ve kan kullanımı zaman zaman abartılı dursa da, dönemin sinemasal dili ve duygusal arayışı içinde ele alındığında filmin kendi gerçekçiliğiyle çelişmeden etkiyi artırdığı görülür.

Dönemin ünlü bestecisi Bernard Herrmann’ın tarzını bu filmde de güçlü biçimde hissettirdiği söylenebilir. Simgesel nitelik taşıyan müzik tasarımı, Herrmann’ın imzası ve film diliyle birleştiğinde oldukça etkileyici bir atmosfer yaratır.

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Anlatısal Etkisi

Travis’in içindeki yalnızlık duygusu, hem tek başına olduğu anlarda hem de çevresinde insanlar varken net biçimde hissedilir. Aslında temel amacı, hayatını bir düzene sokmak ve nihayetinde kendini sevebilmeyi başarabilmektir. Bu “anlam” arayışı onu, hiç tanımadığı birini kurtarmaya ve onun hayatında belirleyici bir role soyunmaya iter.

Bundan önce dış görünüşünü değiştirmesi, kendini kabul edemediği için tehditkâr bir imajı benimsemesi ve bir suikast girişimine yönelmesi ise içsel öfke ve yalnızlığının dışavurumu olarak okunabilir; bir bakıma “beni görün” yanılgısını da içinde taşır. Film, çok katmanlı mesajlar barındırdığı için ayrıntıya girmiyorum; spoiler vermek istemiyorum. Yine de tekrar tekrar izlenmesi ve dönemin Hollywood dili üzerinden incelenip yorumlanması gereken bir yapım olduğunu düşünüyorum.

Sonuç

Genel olarak değerlendirildiğinde Taxi Driver, Martin Scorsese’nin güçlü imzasını taşıyan bir başyapıt olarak öne çıkar. Yeni Hollywood Dönemi’nin yönetmen odaklı ruhunu ve bağımsız duyarlılığa yakın yaklaşımını benimsediği için hem metaforik hem de doğrudan anlatımı aynı anda kurabilen sert ve etkili bir dile sahiptir. Yıllar geçse de sinema tarihinde özel bir yere sahip olduğu çok nettir. Bu yüzden “izleyin ve izlettirin” demek abartı sayılmaz.

Puan: 4.0

Taxi Driver: Bir Anlam Arayışı

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...