Anasayfa İncelemelerFilm İncelemeleri Kal: Kırık Kalple Ne Yapılır?

Kal: Kırık Kalple Ne Yapılır?

Yazar: Hazal Vardi

Kal: Kırık Kalple Ne Yapılır?

11 Kasım’da Netflix platformunda yayına giren Kal filminin başrollerini Burak Deniz ve Dilan Çiçek Deniz paylaşıyor. Filmin kadrosunda Ceyda Düvenci, Berrak Tüzünataç, Şükran Ovalı, Ersin Arıcı ve Dolunay Soysert de yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Ozan Açıktan oturuyor ve yapımcılığını da Onur Güvenatam yapıyor.

Film başrol karakter olan Semih’in (Burak Deniz) telefonu kırmasıyla başlıyor ve bir anda bar sahnesiyle devam ediyor. Film, Semih’in kız arkadaşı Defne (Dilan Çiçek Deniz) tarafından terk edilmesini konu alıyor. Bu terk edilişten sonra Semih’in hayatının ne yöne doğru ilerlediğini görüyoruz. Filmde Defne ve Semih’in garip olan tanışmasıyla başlayıp ve bu süreçten sonra ilişkilerinin boyutlarını izliyoruz. Defne, Semih’in tüm hayatında var olan bir kadın ve o gittikten sonra Semih’in iş hayatındaki tavırlarını, arkadaş çevresindeki tavırlarını görüyoruz.

Burak Deniz, Semih karakteriyle öyle bir bütün olmuş ki hayranlıkla izledim. Karakteri, tarzı, hareketleri çok eğlenceli ama aynı zamanda dramatik bir tarafının da bulunduğunu görüyoruz. Burak Deniz ve Ersin Arıcı’yı daha fazla izliyoruz diyebilirim. Ersin Arıcı burada Semih’in en yakın arkadaşı rolündedir. Nazım’ın (Ersin Arıcı) bir barı var ve genel olarak Semih hayatının bir bölümü bu barda geçmektedir. Terk edildikten sonra Semih’in, etrafındaki insanların yanında olduğunu da görüyoruz. Filmde bir Berrak Tüzünataç var mesela daha fazla izlenmeyi kesinlikle hak ediyordu. Ceyda Düvenci sinirli patron ama onda da bir şeyler eksik gibi. Kısacası filmde çok değerli oyuncular var ama bir şeyler eksik hissettiriyor. Defne var ama Defne hakkında tek bilgi Semih’in sevgilisi olması bunun dışında neden terk ettiği bile meçhul. Dilan Çiçek Deniz burada çok silik bir karakteri canlandırıyor. Daha fazla karakteriyle izlemek isterdim. Semih’in depresyonunu, bu ayrılışın onda nasıl çapkınlığa vurduğunu ve her kadınla beraber olma çabasını da görüyoruz. Bir de klişenin çok güzel bir klişe olabilmesi için travmatik geçmiş gerekli bu da Semih’in annesiyle konuşma sahnesinde babasının onları terk etmiş olmasından anlıyoruz.

Gidene gitme diyememeyi, gururunu sevgisinden önde tuttuğunu ve aşk konusunda sadece kendini düşündüğünü de izliyoruz. Defne’yle yüzleşme sahnesinde de bunu görüyoruz. Sonunda bu ayrılığı atlatıyor mu? Evet bir şekilde. Kendini çok fazla bıraktığının farkına varıyor ve bu ruh halinden çıkmak için adımlar atıyor. Bir köpek sahipleniyor ve Defne’yle son kez karşılaşmalarında onu biraz da olsa aşmış olduğunu görüyoruz.

Filmin konusunu ilk okuduğumda klişe bir şey olmaz diye düşünüyordum ama sonuna kadar klişe bir film. Oyuncularıyla kesinlikle dikkat çekeceği için izleneceğini düşünüyorum. Dijitaldeki filmlerden, dizilerden her ne kadar ümitli olsak da çoğu beklentiyi karşılamıyor bence. Başka bir konuyla aynı kadroyu kesinlikle görmek isterim.

Filmde çok sevdiğim birkaç nokta var. Bunlardan ilki kesinlikle kurgusu. Geçişler bir geçmiş bir de şimdiki zaman olarak ilerliyor ve muazzam güzel geçişlerdi. Filmi izlettiren bu geçişler değilse nedir bilmiyorum. Özellikle Defne ve Semih’in sevişme sahnesinden, Nazım’ın (Ersin Arıcı) Semih’e sesleniş sahnesi en aklımda kalan ve en güzel geçişlerden biriydi. Bu geçiş sahneleri başta bir kafa karıştırsa da sonra çok akışta ve sıkılmadan izlettiriyor. Onun dışında Semih’in kıyafetleri harika seçilmiş ve çok güzel kostümlerdi. Müzikler harikaydı. Araya Serdar Ortaç “Asrın Hatası” da çok yakışmış. Filmi bu üçlüden başka izleten bir şey var mı bunu da izleyecek olan izleyicilere bırakıyorum.

Film kafanızı boşaltmak isterseniz izleyebileceğiniz ve keyif alabileceğiniz bir film. Bir beklentiyle izleyecekseniz de bu beklentinizi çok da karşılayacağını sanmıyorum. Seyir zevki var ve bu kadro izlettirir. Şimdiden Netflix’te 1. sırada olduğunu düşünürsek dikkat çekmiş diyebiliriz.

Kal: Kırık Kalple Ne Yapılır?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap