Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleri Archive 81: Olduğumuzdan Fazlası Olabilir Miyiz?

Archive 81: Olduğumuzdan Fazlası Olabilir Miyiz?

Yazar: Fatmanur Tuna

Archive 81: Olduğumuzdan Fazlası Olabilir Miyiz?

The Vampire Diaries’in yazarlarından biri olan Rebecca Sonnenshine tarafından geliştirilen, korku türündeki yapımlarıyla tanılan Paul Harris Boardman ve Annabelle, Aquaman ve Korku Seansı gibi filmlerden tanıdığımız James Wan’ın yapımcılığını üstlendiği gerilim ve gizem dizisi Archive 81, 14 Ocak 2022 itibariyle Netflix’te yayına girdi. Başrollerinde Mamoudou Athie (Dan Turner) ve Dina Shibabi (Melody Pendras) yer almaktadır. Martin Donovan (Virgil), Matt McGorry (Mark), Julia Chan (Anabelle), Ariana Neal (Jess) ve Evan Jonigkeit (Samuel) gibi oyuncular eşlik etmektedir. İlk sezonu 8 bölümden oluşmaktadır ve her bölüm ortalama 53 dakika sürmektedir.

Dizi korku podcast’inden uyarlanmıştır. Hayalet hikâyesi gibi başlayıp okültizme bağlanmaktadır. Okültizmi ya da diğer adıyla gizliciliği açıklayacak olursak, din ve bilimin kapsamı dışında kalan doğaüstü inançlar ve uygulamalar bütünüdür. Daha diziyi izlemeyenler için söylemek gerekirse bazı sahneler gerçekten tüyler ürpertici. İnsanı etkisi altına alıyor hem korkuyorsunuz hem de merak ediyorsunuz.

Dizinin içeriğine gelecek olursak; Dan Turner, hasar görmüş kasetleri tamir ederek geçimini sağlayan bir arşivcidir. Dan, Virgil adındaki zengin bir iş adamı tarafından bazı video kasetlerini tamir etmesi için iş teklifi alır. Bu iş için Dan’in şehir dışına çıkması ve korunaklı bir yerde yalnız kalması gerekmektedir. İşi yapması karşılığında yüklü bir para teklif alan Dan, en sonunda iş teklifini kabul eder. Dan işi gereği kasetleri onarmaya ve kasette bir bozukluk olup olmadığını öğrenmek için izlemeye başlar. Kasetlerde 1994 yıllında tezi için araştırma yapan Melody Pendras adında bir kadın yer almaktadır. Melody araştırması için Visser adındaki bir apartmana taşınır ve orada yaşayan apartman sakinleri ile neden bu apartmana taşındıklarını öğrenmek için röportaj yapar. Röportaj sırasında ya da özel hayatında da yaşadıklarını hep kameraya kaydeder. Ancak apartmanda normal olmayan bir şeyler sezer ve orada yaşayanların paranoyak davranışlar sergilediğine şahit olur.

Visser apartmanını merak eden Dan, apartmanı araştırmaya başlar. 1994 yılında bu apartmanda büyük bir yangın çıktığını ve hiçbir cesedin bulunamadığını öğrenir. Dan, Melody’nin o apartmanda yaşadıklarını izlemeye devam ettikçe olaylar tuhaflaşmaktadır. Ailesini yangında kaybeden Dan, bu kasetlerde babası ile ilgili hiç bilmediği bazı şeyleri öğrenir. Ayrıca Visser apartmanında yaşayanların şeytani bir tarikat olduğu da ortaya çıkar.

Diziyi daha fazla anlatırsam söylediğim her şey spoiler olacağı için yorumlarıma geçmek istiyorum. Apartmandaki insanların garip davranışları, başka dünyadan birileriyle konuştuklarını iddia etmeleri, Melody’nin kamera görüntülerinin aniden kesilmesi gibi sahnelerle gerilimi gayet iyi yansıtmışlar. Paralel evren, geçit açılması gibi konuları barındırması Dark’ı anımsatsa da ana konusu Visser apartmanındaki olayları anlatması açısından farklıydı. Diziyi izlemeye başladığınızda ilk bölümden sonra neler olacağını merak ediyorsunuz ve ister istemez diğer bölümleri de izliyorsunuz. 1923 yılında geçen sahnelerin bu kadar uzun anlatılmasına gerek olmadığını düşünüyorum ama yine de akıcılık konusunda başarılı bir yapım olmuş. Son zamanlarda Netflix’in yaptığı en başarılı dizilerden biri diyebilirim. Dizinin sonunda 2. sezonun da olacağı sinyallerini alıyoruz. Umarım yeni sezonda “Kaelego” denilen tanrının efektlerini daha iyi yaparlar. Korkulması gereken sahnelerde görsel zayıflıktan dolayı çok etkilenemedim. Ayin sahneleri Kaelego sahnelerinden daha korkutucuydu. Bölümler başlarken o bölümün konusu ile ilgili bize kısa sahneler izletilmesi oldukça iyi düşünülmüş. Gerilim müzikleri sayesinde fark etmeden daha çok geriliyorsunuz ama merak etmeyin aniden karşımıza çıkan yaratık sahneleri yok. Apartmanı saran ve diğer dünya ile bağlantı kurulmasına yardımcı olan küfün neden kullanıldığını ya da neden küf oluştuğu ile ilgili daha fazla bilgi verilebilirdi. İlk bölümden itibaren sürekli 6.kata çıkmanın yasak olduğundan bahsedildi. Burası ile ilgili daha gizemli bir şeyler düşünülebilirdi. Oraya hapsedilen gençlerin 6. kata nasıl geldiği nasıl o duruma düştükleri ile ilgili kısa sahneler verilebilirdi. Samuel ve Jess arasındaki ilişkiye daha fazla tanık olmak isterdim. Bunlar benim aklımda kalan bazı soru işaretleriydi umarım 2. sezonda bu soruların cevaplarını alabiliriz.

Gerilim, gizem ve korku türlerini sevmeyenlerin hoşuna gideceğinden pek emin değilim ama gerim gerim gerilmek isteyenlerin beğeneceğine eminim. 2022’nin ilk kaliteli dizilerinden biri. Koşun izleyin derim. İyi seyirler dilerim!

Archive 81: Olduğumuzdan Fazlası Olabilir Miyiz?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap