Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriThe Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Yazar: Tolga Taşan
The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Geçtiğimiz sene hayatımıza giren ve bir anda tüm dünyada sevilen bir fenomene dönüşen bir dizi var. Her bölüm bir hastane vardiyasının 1 saatini işleyen ve acil servisin kaotik dünyasını müthiş bir gerçeklikle yansıtmayı başaran ve 2025 Emmy Ödülleri’nden de En İyi Drama Dizisi, En İyi Erkek ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülleriyle dönen sevilen dizi The Pitt üzerinden çok zaman geçmeden 2. sezonuyla karşımıza çıktı.

Noah Wyle, Katherine LaNasa, Patrick Ball, Fiona Dourif, Taylor Dearden, Gerran Howell, Isa Briones, Supriya Ganesh, Shabana Azeez, Shawn Hatosy kadrosuyla izlediğimiz dizi, bu sezon kadrosuna katılan Sepideh Moafi, Jeff Kober, Lucas Iverson, Laetitia Hollard, Charles Baker gibi isimlerle güçlenerek yoluna devam ediyor.

Gelin The Pitt nedir? Neden sevildi? ve The Pitt 2. sezon bizlere neler getirdi? Bir bakış atalım.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Başarılı Bir Yapım Olması Sürpriz Değil

ER ve 24 dizilerini hatırlayanlar var mı? 24, her bölüm bir günün bir saatinin işlendiği ve toplamında bir gün içerisinde polisiye bir hikâye anlatan dizi, gerek kesintisiz temposuyla gerek gerilim unsurlarıyla dizi dünyasına yeni bir soluk getirmişti. ER ise 1994 yılında başlayan ve 2009 yılına kadar yayınlanan bir acil servis dramasıydı.

Bu iki dizinin başarılı taraflarını alıp bir potada birleştiren bir dizinin başarılı olmama ihtimali yok gibi bir şey. Üstelik bu birleşim sadece kâğıt üstünde kalmıyor. ER dizisinin yazarlarından R. Scott Gemill tarafından yaratılan The Pitt kadrosunda, ER oyuncularından Noah Wyle’ı hem başrolünde hem de ER dizisinin de yaratıcılarından John Wells ile birlikte ortak yapımcı olarak görüyoruz.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Gerçek Zamanlı Bir Gerilim Fırtınası

Hastane dramalarının sevilmesi çok anlaşılır bir durum. Doğal ortamında bolca drama, gerilim, mizah ve romantizm içeren bir yerde insanların bir arada neler yaşadığı, gereksiz fanteziler ya da uçuk kaçık komplolar olmadan da izlenebilir. The Pitt’i başarılı yapan unsurlardan biri de sanıyorum bunu gerçekliğe en yakın şekilde yapmaya çalışması.

Karakterler kusurlu ve bir o kadar insan. Bunun yanında gerçek zamanlı olarak işleyen bir anlatı olduğu için de haliyle dizinin odağı olayların büyüklüğünden ziyade karakterlerin olaylara yaklaşımına ve girdikleri etkileşimlere kayıyor. Bu da seyircide empati duygusunu tetikleyen en büyük unsur sanırım. Çoğu zaman kendinizi o an kadrajda olan karakterden ayrı tutamıyorsunuz. Bir bakmışsınız hasta başında ne yapacağını bilemez hâlde donakalıyorsunuz, bir bakmışsınız bir imkânsıza şahit olduğunuz bir zafer anını sessizce kutluyorsunuz. Rahatlamak da gerilmek de sinirlenmek de korkmak da sevinmek de bir sonraki vakaya geçene kadar olan kısacık sürelerde gerçekleşiyor.

Bu dinamik yapının da en büyük taşıyıcısı tabii ki oyuncular. Başta Noah Wyle olmak üzere bütün oyuncular inanılmaz performanslar gösteriyorlar. Duygusal bir roller coaster içinde seyirci oradan oraya taşınırken arka planda dahi akışa hizmet ediyorlar. Bu da işin gerçekliğini ciddi ölçüde artırıyor. Bütün sezonun tek bir günü anlattığını ve sezonun geniş bir zamanda çekildiğini düşünürsek delilik gibi bir iş gerçekten.

Bir diğer taşıyıcı unsur da kesinlikle kamera arkasının gücünden geliyor. İki sezonda yayınlanan toplamda otuz bölümde başta John Wells olmak üzere dokuz ayrı yönetmenin imzası var. Bunlardan ikisi ise dizinin Abbot’ı Shawn Hatosy ve Robby’si Noah Wyle. Az çok dizi dünyasına aşinaysanız oyuncusuna yönetmenlik vermek diziler için biraz zafer yürüyüşü gibidir. Dizinin otuz bölümünün otuzunun da görüntü yönetmeni Johanna Coelho ise sanıyorum dizinin bütünsel yapısını kuran isim. Ki işinde ne kadar başarılı olduğunu da kaos içinde yakaladığı inanılmaz karelerden görebiliyoruz.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

İkinci Sezon Nasıldı?

Yazının buradan sonrası dizinin iki sezonu için de spoiler içerecektir. Şimdiye kadar diziyi izlemediyseniz izlemeniz büyük tavsiyedir.

Dizi iki sezonda da genel yapısını yan hikâyelerin karakterlerin ana hikâyelerine bağlandığı bir olay akışı ile kuruyor. Bu sezonda da gördüğümüz küçük olaylar bizi yavaş yavaş sezon finalinde yaşanacak bir trajediye hazırlıyordu desek herhâlde abartmış olmayız.

İkinci sezon 4 Temmuz Bağımsızlık Günü’nde geçiyor. Normal günlerde bile ana baba günü olan acilin, özel günlerde iyice zorlaştığına dair konuşmalarla aşağı yukarı sezonda bizi nelerin beklediğini gösteriyordu. Fakat yakınlarda bir hastanede yaşanan siyah kodlu bir olay neticesinde oraya yönlendirilecek hastaların da buraya yönlendirileceği bilgisi geliyor. Bir de üzerine hastane bir hacker saldırısına uğrayıp bilgisayar sistemleri kullanılamaz hâle gelince The Pitt, ilk sezonda gördüğümüz kaosun üzerine daha sezonun ilk yarısında çıkıyor.

Yan hikâyelerde hastalar üzerinden yas süreciyle başa çıkma yöntemleri, yetersizlik hissi, ötanazi, ebeveyn rolleri gibi bir hikâye arkı görünce içimden bir ses ekipten biriyle ilgili bir problem çıkacağını söylüyordu. Robby’nin tatile çıkma konusu ve motosiklet kazası, intihar, ekip içi gerginlikler üst üste gelince “eyvah” dedim.

Fakat dizi bunları bilerek önümüze attığını üzerinden çok geçmeden belli edince sezonun ana hikâyesinin bizi bir drama çıkarmaktan başka bir derdi olduğunu gördük. Açıkçası bu kararı olumlu bulduğumu söyleyebilirim. Zor süreçlerin ve mücadele yollarının anlatıldığı bir yapımda mentör görevi gören, ekibi çekip çeviren, temel taşı olan karakterin de mükemmel olmak zorunda olmadığının ve onun da kendi dalgalarında mücadele ederken yorulabileceğini görmemiz önemli bir durum. Dizinin yardıma ihtiyacı olan bir karakteri cezalandırmaması  trajedi sever tarafımıza hitap etmese de ihtiyacımız olan doğru mesajdı.

Bu hikâyenin yanı sıra diğer karakterler için de farklı gelişmeler yaşandı sezon boyunca. Birçok dizinin sezonlar boyunca yapamadığı karakter gelişmelerini bu dizide tek bir günle sınırlı hikâye arkında görebilmemiz dizinin en sevdiğim taraflarından biri. Sezon bittiği zaman bütün karakter hikâyeleri farklı noktalardan tek bir bütüne hizmet ediyorlar. Hadi biraz da bu hikâyelere bakalım.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Her Biri Ayrı Her Biri Bütün

Geçtiğimiz sezon yaşadıklarından sonra akıbeti havada kalan Langdon bu sezon en çok merak ettiğim isimdi. İkinci sezonla arada olan 10 aylık periyotta rehabilitasyon sürecinden geçtiğini öğrendik. Fakat sezon boyunca hâlâ Robby ile arasında bir gerilim devam ediyordu. Bu gerilimin Langdon’ın iyi bir doktor olduğunu hem kendine hem de Robby’e ispat etmesi hem bu gerilimi bitirdi hem de sanıyorum Robby’nin kafasındaki “idealize mükemmellik” tuzağını da yerle bir etti.

Sezonun ana hikâye arkına hizmet eden karakteri de bu sezon ekibe yeni katılan Baran Al-Hashimi oldu. Baran’ın teknoloji ile harmanlamaya çalıştığı yeni tip doktorluk öğretisinin sezonun başında gerçekleşen hack saldırısı ile kullanılamaz hâle gelmesiyle sağlık sektörünün içindeki insan faktörünün önemi vurgulanmış oldu. Burada “hikâyesi bitti herhâlde” dediğimiz noktada ise Robby’nin kırılganlığını geç fark etmemiz için konulan bir destek olarak sezonda yer aldığını sezon sonuna doğru fark ettik. Onun varlığı Robby üzerinden yük aldığından Robby içinde olduğu çıkmazı maskeleyebiliyordu. Sezon finalinde ise hikâyedeki tek derdi olanın Robby olmadığı suratımıza tokat gibi çarptı. Bazı sorunlar ilk anda anlaşılmaz.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Dana Evans ise ilk sezonda olduğu gibi yine ekibin arkasındaki güçlü duvar olarak yer alıyordu. Fakat bu sezon da kendi hikâyesi olmadan sezonu kapattı diyebiliriz. Neredeyse bütün sahnelerinde sosyal mesaj kaygısı vardı. Yeni gelen genç hemşire Emma ile olan mentörlük ilişkisi güzel işlenmişti.

Javadi, Santos, McKay ve Whitaker bu sezon varla yok arasıydı. Geçtiğimiz sezona göre biraz daha etkisizlerdi hatta. Javadi’nin geçtiğimiz sezon yazılan hikayesinin aynı çatışmaya bu kez babası eklenerek sürdüğünü gördük. Santos’un ilişki derdi ve Langdon gerilimi keza geçen sezon bıraktığımız yerden devam ediyordu. McKay sezon içinde biriyle flört ediyordu fakat ne ara ne oldu da unuttuk hatırlamıyorum. Whitaker’a ise bu sezon başka bir çırak emanet edip bir mentörün yolculuğunun başlangıcını izlettiler. Aralarında en ilgi çekici hikaye Whitakerdaydı sanırım.

Melissa King ve kardeşi Becca üzerinden anlatılan otizm spektrumu anlatısı güzeldi. Çoğu zaman önyargılı ve stereotip olarak çizilen otizm portresine karşı nöroçeşitlilik adına da yakışır biçimde iyi yansıtılmışlar. Samira ise bu sezon en ilginç kullanılan karakterdi. Meslekte zorluklar yaşaması ve stres yönetememesi gibi durumları bariz şekilde gösterildi. Sezon sonuna doğru da ısrarla “sen bu işi yapma” denildi. Buradan bir meslekte mobbing kırılması beklerken sezon bitti. Bir ara Abbot ile aralarında bir bağ gelişti gibi oldu. Belki hikâyesi ilerleyen sezonlarda gece vardiyasına geçme üzerine şekillenebilir.

Hazır konusu da gelmişken gelelim Gece Vardiyası ve Abbot’a. Bu sezon karizmatik doktorumuz Abbot’a gece vardiyasının yetmediğini, gündüzleri de S.W.A.T. ekipleriyle operasyonlara katıldığını öğrendik. Gece vardiyasında da kurduğu güçlü ekip dinamiğine şahit olduk. Yazarlar karaktere hayran olalım diye ellerinden geleni yapıyorlar. Bu da bana “Acaba Gece Vardiyası için ayrı bir yapım mı geliyor?” sorusunu sordurttu.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Neden Gülüyorsun Amerika? Anlatılan Senin Hikâyendir.

Sezonun karakterler üzerinden akan yapısının yanında bir de geçtiğimiz sezonda olduğu gibi küçük bir Amerika anlatısı var. Dizi, toplumsal, ulusal ve politik meseleleri göz ardı etmeden hikâyenin içine bir şekilde işlemeye çalışıyor. Geçtiğimiz sezon hikâyenin merkezinde “silahlanan genç erkek sorunu” ve “hastanelerin bütçe yetersizliği” gibi konular vardı.

Bu sezon da işlenen konular arasında göçmenlik ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) etkileri, Medicaid kesintileri, sosyal medya kullanımı, politik kutuplaşmalar, ırkçılık, yapay zekâ ve cinsel suçlar yer alıyor. Bu da bize Amerika’nın politik ikliminin farklı yönlerini görme imkânı sunuyor.

Fakat geçtiğimiz sezon hissetmediğim bir biçimde çoğu tema, işleniş açısından kamu spotu tadı verdi. Yapılması gerekenler ya da yapılmaması gerekenler üstüne basa basa işlenmiş ki bu beni yer yer rahatsız etti. Fakat bu tarz girişimlerin milyonlarca kişi tarafından izlenen bir dizide yer alması belki de önemlidir. Bazen bir ses çıkarmak ya da farkındalık oluşturmak için insanların medyadan başka aracı olmayabiliyor.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Toparlayalım

Geçtiğimiz sezonun üzerimizde bıraktığı o çarpıcı etkinin bu sezon olmadığını düşünen yorumlar gördüm; fakat bu yorumlara katılmıyorum. Evet, ilk sezonun etkisi daha güçlüydü fakat orada yeni bir şey izliyor olmamızın da payı büyüktü. Bu sezon da yoluna sağlam adımlarla devam eden, uzun yıllar sürse de izlemek isteyeceğim bir dizi olarak görüyorum The Pitt’i.

Benimle aynı fikirde olan başka insanlar da olacak ki dizi 3. sezon hazırlıklarına başladı bile. Üstelik geçtiğimiz günlerde Noah Wyle, Hollywood Walk of Fame’de hak ettiği yeri kazandı.

Açıkçası ben ikinci sezonda gördüğüm hikâyeden memnunum. Özellikle sezon finalinin son karesinde, Robby’nin PTSD yaşadığı odada bir bebeğe sarıldığı o an beni gerçekten duygulandırdı. Sezon finali büyük bir şoktan ziyade içten içe büyüyen bir yorgunluk hissi bırakıyor. Gün boyunca biriken yükün karakterlerin omuzlarında nasıl ağırlaştığını görmek, izleyiciye de o tükenmişliği geçiriyor. Fakat bir sarılmayla ya da havai fişek izlenen bir an ile ya da bir karaoke gecesiyle hepsi geride kalabiliyor.

The Pitt, izleyicisini şaşırtmak için değil, yaşananları hissettirmek için var. Belki de bu yüzden etkisi geçtikten sonra değil, izlerken en güçlü hâlini alıyor.

Ben önümüzdeki sezona kadar iki sezonu da yeniden izlemek istiyorum.

Peki siz bu sezonu nasıl buldunuz? Sizce önümüzdeki sezonlarda bizleri neler bekliyor? Yorumlarda buluşalım.

The Pitt: 2. Sezon: Kaos Geçmiyor, Vardiya Devam Ediyor

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...