The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Hiç kendinizi çok değersiz hissettiğiniz zamanlar oldu mu? İşte Mary Bennet, bu hissi Allah’ın her günü kendi annesi ve kız kardeşleri tarafından yaşayan bir karakterimiz. Her hikâye güzel başlamasa da Mary Bennet’i, kendi hikâyesini ve kaderini yönlendirme cesaretini ele alan bir karakter olarak görmek, uzun bir süre sonra hem karakter hem de hikâye olarak iyi bir dönem draması izlememi sağladı, diyebilirim.
Hepimiz Jane Austen’ın Gurur ve Önyargı kitabını Jane ve Elizabeth karakterleri üzerinden biliyoruz. Peki ya Mary? Bir köşede kalmış, ailesi tarafından pek sevilmeyen ve umut vadetmeyen (bence değil tabii) kendini kitaplarına ve ilgi duyduğu diğer şeylere adamış bir karakterimiz. Hepimizin Mary’den bir parça taşıdığını ve izleyeceğiniz hikâyenin bir yerinde “bu aynı ben” dediği bir kısım olacağını düşünüyorum. Şimdiden söyleyeyim, The Other Bennet Sister dizisini kesinlikle izlemelisiniz.

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Dizi ve Oyuncular
BBC tarafından hayata geçirilen The Other Bennet Sister, Jane Austen tarafından yaratılan karakterlere dayanan Janice Hadlow’un aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Açıkçası Jane Austen’ın kitaplarını hep severek okumuşumdur ancak Janice Hadlow’un bu kitabının varlığından haberim yoktu. Bu yüzden sizlere kitap ve dizi kıyaslaması yapamayacağım. Ancak diğer Jane Austen uyarlamalarında da olduğu gibi, Janice Hadlow’un yazmış olduğu bu romanın çok değiştirilmediğini düşünüyorum. Nitekim birkaç kitap incelemesini okuduğumda da dizinin kitabı yansıttığını söyleyebilirim.
Toplamda 10 bölümden oluşan dizinin her bölümü ortalama 30 dakika. Bir oturuşta bitirebileceğiniz ve akıcılık açısından da gayet başarılı bir yapım.
Başrolde Ella Bruccoleri (Mary Bennet) yer alıyor. Daha önce kendisini bir yapımda gördüğümü hatırlamıyorum; açıkçası benim için yeni bir yüz. Ancak Call the Midwife ve Bridgerton dizilerinde rol almış. Diğer yandan dizideki centilmen Tom Hayward’a hayat veren Donal Finn’i de hâlihazırda Amazon Prime’da yayımlanan Young Sherlock dizisinden tanıyanlar oldukça fazla olacaktır. Hovarda William Ryder karakterini ise Laurie Davidson canlandırıyor. Açıkçası siması bana oldukça tanıdık geldi; The Sandman dizisinde yer almış kendisi. Jane karakterine Maddie Close, Elizabeth karakterine ise Poppy Gilbert hayat vermiş. Dizideki diğer önemli oyuncular ise Ruth Jones, Indira Varma, Richard E. Grant ve Tanya Reynolds şeklinde sıralanabilir.
Bence oyunculuklar olması gerektiği gibi, hakkı verilerek oynanmış. Bu da dönem dramasını, tam zamanına uygun olarak bizlere sunmuş. Gereksiz diyaloglar ve gürültüden uzak; ne çok abartı ne de çok sade.

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Mary Bennet’in Varoluşu
The Other Bennet Sister, bizlere çalışkan, kitap kurdu, bilime ve tarihe ilgi duyan, içine kapanık, dikkat çekmeyi sevmeyen (bunu giydiği kıyafetlerden de görebilirsiniz) ve gelecek planları diğer kardeşlerden biraz da olsa farklı olan Mary Bennet’in hikâyesini anlatıyor. Dizi, ilk bölümlerinde Jane Austen’ın kitabındaki detayları bozmadan, aynı olay sırasıyla ilerliyor; ta ki bütün kardeşlerin evlenerek evden ayrılmasına kadar.
Dönemin şartları, ya evlenmen gerektiğini ya da evlenmeyerek sefil bir hayat süreceğini vurgularken Mary, tüm kardeşlerinin evlenmesiyle evliliğe olan umudunu da yitirmeye başlıyor. Annesi ve kız kardeşleri ona bir hiç gibi davrandığı için, kendi değerinin olmadığına ve asla evlenemeyeceğine inanarak büyümüş. Birine sürekli böyle davranılırsa, tabii ki kendisini değersiz ve önemsiz hissedecektir. Hele ki bu şekilde hissetmesine sebep olan kişi annesiyse…
Ve şu detayı da eklemek istiyorum: 2005 yapımı Aşk ve Gurur filmindeki Mr. Darcy, hatırlarsanız meşhur yağmurlu sahnede Elizabeth’e ailesinin hiç iyi olmadığını ve utanç kaynağı olduğunu söylüyor. O zaman da Mr. Darcy’ye katılmıştım ancak The Other Bennet Sister dizisi bu yorumun adeta tuzu biberi oldu. Ne yazık ki bence Bennet ailesi gerçekten berbat. Birkaç karakter hariç. O karakterleri tahmin etmek de zor değil. 🙂
Buradan sonrası The Other Bennet Sister hakkında spoiler içerdiği için diziyi izlemeyi tercih edebilirsiniz…
Mary Bennet, evliliğe olan inancını yitirip annesi ve babasıyla daha rahat bir yaşantı planlarken, aniden babasının vefat etmesiyle yaşadıkları evin mirasçısı olan Bay Collins, evi ve mal varlıklarını devralmak için malikaneyi ziyaret eder. Mary Bennet’in asıl hikâyesi, yaşadığı (bence konfor alanı da diyebiliriz) ve büyüdüğü yerden ayrılmasıyla başlar.
Annesi evli kızlarının yanına taşınırken Mary, istenmeyen biri olarak Londra’da yaşayan teyzesi Bayan Gardiner’ın yanına taşınır ve annesinden göremediği şefkati, sevgiyi, yönlendirmeyi ve var olma duygusunu tam burada tadacağından henüz haberi yoktur.
Kendi kararlarını vermeyi öğrenmeye çalışan ve artık dışarıda, partilerde daha fazla boy göstermeye başlayan Mary, hem hayattan hem de insan ilişkileri konusunda daha fazla şey öğrenmeye başlar. Teyzesi tarafından kucaklanması, kendini bulması için de bir nevi rehber görevi görür. Gardinerların evinde kendisine saygı duyulur ve bir birey olarak kabul edilir. İçindeki varlığın değerli olduğunu hisseder. Kendisini, annesinin hissettirdiği “işe yaramaz” ya da “hayal kırıklığı” olarak görmekten sıyrılarak, diğer insanların onu olduğu gibi kabul edebileceğinin farkına varır.
Bay Collins ile bir sahnesi de vardır; aslında insanın kendi mutluluğunu bulmasına dair. Mr. Collins burada bunu şu şekilde ifade eder: “Gerçek mutluluk ancak insanın kendini bilmesi ile yaşanır.”
Bu konuşmadan ilhamla Mary, artık ne istediğini bilen ve mutluluğa giden yolda bir haritası olan kararlı bir karaktere dönüşüyor.

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Dizinin tamamını Mary Bennet’in bakış açısıyla izliyoruz. Londra’ya taşındıktan sonra teyzesinin çocuklarına geçici olarak mürebbiyelik yapar ancak bu konuda bile kendisini yetersiz hisseder. Oysa en iyi olduğu şey bilgi sahibi olmaktır.
Tam bu noktada Gardinerların aile dostu ve aynı zamanda bir avukat olan Tom Hayward ile karşılaşır. Kendisi gibi gözlük takan Tom, hem bilgisiyle hem de sempatisiyle Mary’i kendine çeker.
Tom karakteri karşımıza düzenli, sadık, karşısındaki insanları önemseyen bir centilmen olarak çıkar. Açıkçası ilk görüşten itibaren kanımın ısındığı bir karakter oldu. Çevresindeki insanlara nazik davranan ve yer yer Mary’e olan aşkını gördüğümüz, ancak Mary ile tanıştığında başka biriyle nişanlı olduğu için mesafesini koruyan biridir.
Mary, Tom’un nişanlı olduğunu ise eşi olacak kadın Ann ile tanışıp arkadaş olmasıyla öğrenir. Tom bu süreçte duygularını açıklamaz. Dediğim gibi, tam bir centilmen.

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Londra’da arkadaş edinmeye devam eden Mary’nin karşısına bu sefer William Ryder adında, özgür düşüncelere sahip ve yaşadığı toplumun kültürüne ve kurallarına başkaldıran, biraz asi bir karakter çıkar. Arkadaşlık ve dünya görüşü açısından Mary’e çok şey kattığı bir gerçek olsa da bir eş olmak için fazlasıyla hovarda bir karakter olduğunu söyleyebilirim. Bunun en açık örneğini, 9. bölümdeki dağ tırmanışının inişinde diğerlerini arkada bırakmasıyla görebilirsiniz. Ancak kendi içinde iyi bir karakter olduğunu söylemek de mümkün.
Hazır Will’den bahsetmişken, dizide sıkça yer alan Caroline Bingley’den de bahsetmeden geçmeyelim. William’ın yakın bir arkadaşı olmasının yanı sıra, aynı zamanda Mary’nin ablası Jane’in görümcesidir. Herkese yukarıdan bakan ve karşısındaki kişilerin kusurlarını alttan alta ima ederek dile getiren bir karakterdir. Ancak bu tavrının sebebi, kendi içindeki güvensizlik ve eksikliklerdir.
Kendini ne kadar kusursuz göstermeye çalışsa da aslında bu davranışlarını zayıflıklarını örtmek için bir perde olarak kullandığını söyleyebiliriz. Aslında iyi bir karakterdir; 5. bölümden sonra bunun yansımalarını görmeye başlıyoruz. Mary ile de zamanla arkadaşça bir samimiyet kurar. En büyük jestini ise son bölümde yapar. İzleyince göreceksiniz, her şeyi de söylemeyeyim. 🙂

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Tam Bir Dönem Draması Görselliği
Görsel dünyası, geçmişe duyulan özlemi tatmin eder nitelikte. Kıyafetlerden konuşma tarzına, kurulan diyaloglardan yaşanılan çevreye kadar tamamıyla Jane Austen dünyasını yansıttığını düşünüyorum. Bunun yanında kullanılan renk paletleri, oyuncuların iç dünyalarına göre yer yer iç açıcı, yer yer ise karanlık bir atmosfer sunuyor. En sevdiğim kısımlardan biri de dönemin kıyafetleri ve zarafeti. Sizce de öyle değil mi? O dönemde yaşamak isterdim; ancak düşünce yapısı bana pek uygun değil, açıkçası.
Müzik açısından dizide sözlü parçalara rastlamıyoruz. Dönem dramalarının bu yönünü seviyorum; enstrümantal müzikle pek çok duyguyu izleyiciye aktarabiliyorlar. Ayrıca müzik, akıcılığın da önemli bir unsuru.

The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
Genel Değerlendirme
Diziye genel olarak baktığımızda, onu sadece bir aşk hikâyesi olarak görmek sıkıcı ve oldukça yüzeysel bir bakış açısı olacaktır. Bir kişinin kendini tanıması, kendi başına var olabilmesi için kabuğunu kırmasının ve kendi seçimlerini yapabilmesinin, dönem şartlarına bağlı olarak zor olduğunu; ancak bunun mümkün olduğunu Mary Bennet bize gösteriyor.
Ailesi tarafından zorbalanmış ve değersiz hissettirilmiş olsa da cesaretiyle hayata yeniden olumlu bakabilmenin yollarını arayan ve bulan, sonunda ise en çok değer verdiği kişiden karşılık gören bir karakter olmayı başarıyor.
The Other Bennet Sister, kendini bir birey olarak değerli hissetmenin ve hayattaki mutluluğu bulmanın mümkün olduğunu gösteren bir yapım. Konfor alanının çok da fayda sağlamadığını, dışarıya bakıp adım atmak gerektiğini vurgulayan, bence kesinlikle izlenmesi gereken bir dönem draması. Üzerinde daha fazla konuşmak isterseniz “Ekranom” uygulamamıza bekleriz.
İzleyeceklere şimdiden iyi seyirler…
The Other Bennet Sister: Bir Varoluş Hikâyesi
The Other Bennet Sister dizisine yukarıdaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.