Pink Martini – İstanbul Konseri: Harbiye’de Kıpır Kıpır Bir Yaz Gecesi Rüyası
1994 yılında ABD’nin Oregon eyaletinde kurulan Pink Martini, 1997 yılında yayımladığı ilk albümü Sympathique ile müzikseverlerin büyük beğenisini kazandı. Ardından Hang On Little Tomato, Hey Eugene! (benim favori albümüm odur), Splendor in the Grass, 1969, Get Happy, Dream a Little Dream, Je Dis Oui! ve son olarak Tomorrow albümleriyle dinleyicilerinin karşısına çıktı.
Ülkemizde de büyük ilgi gören grubun birçok albümü Sony Music etiketiyle yayımlandı. Pink Martini’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise birçok farklı dilde şarkı söylemesi. Şaka yapmıyorum; İngilizce, Romence, Japonca, Fransızca, İtalyanca, Arapça, İspanyolca ve hatta Türkçe…
30 yıldır müzik dünyasında kendine sağlam bir yer edinen Pink Martini, 2002 yılından bu yana Türkiye’de konser vermeye devam ediyor. Grup, bu kez de konsere katılımımızı sağlayan sevgili Pasion Turca’nın 25. yıl dönümü vesilesiyle dün akşam İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne aldı.
Storm Large, Timothy Nishimoto, Thomas Barber, Miguel Bernal, Ari Shapiro, Antonis Andreou, Phil Baker, Dan Balmer ve grubun kurucusu Thomas M. Lauderdale gibi birbirinden başarılı müzisyenlerin yer aldığı Pink Martini, Harbiye’yi adeta ayağa kaldırdı. Sadece coşturmakla da kalmadı; seyircileri çocuklar gibi şenlendirdi. Şaka yapmıyorum. Şahidim var, en azından benim gördüğüm yüzlerce insan var. Konser boyunca defalarca Türkçe “Teşekkür ederiz İstanbul!” diyerek seyircinin gönlünü bir kez daha kazandılar.

Pink Martini – İstanbul Konseri: Harbiye’de Kıpır Kıpır Bir Yaz Gecesi Rüyası
Amado Mio’yla Başladık, Pata Pata’yla Bitirdik
Pink Martini, sahneye çıkar çıkmaz Sympathique albümünün açılış parçası olan Amado Mio ile geceye başladı. Üstelik yeri geldikçe seyirciyi de şarkıya ortak etti; özellikle “Amado Mio” sözleri bütün Harbiye tarafından hep bir ağızdan söylendi.
Sakin başlayan konser; Anna (El Negro Zumbón), mültecilerin yaşadığı ayrılığı anlatan La Soledad & Finnisma Di (İspanyolca ve Arapça seslendirildi), Dansez-Vous, Una Notte a Napoli, Sympathique, Üsküdar’a Giderken / Katibim (Demet Sağıroğlu’nun konuk olduğu düet), Aşkın Bahardı, Let’s Never Stop Falling in Love, Hang On Little Tomato, Saeng Gak, Zundoko Bushi, Ciao Bella, Brasil ve finalde Pata Pata ile temposunu giderek yükseltti.
Şarkılar ilerledikçe yalnızca biz seyirciler değil, grubun üyeleri de konserin enerjisine kendilerini kaptırdı. Hele Miguel Bernal’in yaklaşık on dakika süren konga solosu… Bence gecenin en etkileyici anlarından biriydi. Gerçi sahnedeki bütün müzisyenler enstrümanlarına öylesine hâkimdi ki, her biri ayrı ayrı alkışı hak etti.
Pink Martini konserinde beklediğimin çok üzerinde bir kalabalık vardı. Açıkçası bu kadar yoğun bir katılım olacağını tahmin etmiyordum. Neredeyse boş koltuk yoktu. Benim gibi binlerce müzikseverin de böylesine kıpır kıpır bir yaz gecesi geçirdiğine hiç şüphem yok. Gerçekten de eğlenceli, hareketli ve unutulmaz bir konserdi.
Üstelik dün akşam yağmur yağmadı; onun yerine balonlar yağdı. Rengârenk, cıvıl cıvıl balonlar Harbiye’nin üzerine süzüldü ve konsere ayrı bir görsel şölen kattı.

Pink Martini – İstanbul Konseri: Harbiye’de Kıpır Kıpır Bir Yaz Gecesi Rüyası
Performanslar
Grubun solisti Storm Large başlı başına bir sahne şovu sundu. Balonların arasında yuvarlandı, Ari Shapiro ile birlikte seyircilerin arasına karıştı ve konserin sonlarına doğru herkesi ayağa kaldırıp dans ettirdi.
Thomas M. Lauderdale piyanosuyla geceye damgasını vururken, Timothy Nishimoto’nun Japonca, İngilizce ve Türkçe seslendirdiği şarkılar büyük alkış aldı. Miguel Bernal’in perküsyon performansı seyirciyi adeta kendinden geçirdi. Dan Balmer ise hem akustik hem de elektro gitarıyla duygusal anlar yaşattı. Daha anlatılacak çok şey var ama bazı konserleri gerçekten kelimelerle tarif etmek zor; görmek gerekiyor.

Pink Martini – İstanbul Konseri: Harbiye’de Kıpır Kıpır Bir Yaz Gecesi Rüyası
Son Yorum
Kısacası, 30 yıldır hayatımızda olan ve hayatın acı-tatlı yanlarını müziğiyle anlatan Pink Martini, dün akşam Harbiye’de izleyenlere fevkalade, eğlenceli ve kıpır kıpır bir yaz gecesi yaşattı.
Farklı kültürleri, farklı dilleri ve farklı müzik anlayışlarını aynı sahnede buluşturabilen bu sıra dışı grubun yoluna uzun yıllar boyunca aynı enerjiyle devam etmesini diliyorum.